Patronsuz Medya

Dayanın çocuklar!

Utku Ünal - 13 Kasım 2005  


Arabalar alev alev, viraneye dönmüş karakollar, kesif bir yanık kokusunun sinmiş olduğunu kestirdiğmiz duman altındaki mahalleler: Paris zaten hep böyle değil miydi tarih boyunca?

Sokaklarda barikatlar kurulur, bir göğsü açıkta kalmış kadınlar kızıl bayrakları sallardı, askerlerin üzerlerine doğrulttukları tüfeklere aldırmadan. Ya da bir duvar kenarında kurşuna dizilmeyi bekleyen serseri kılıklı adamlar olurdu. Sonra komünler kurulur, kurulur da tarihin akışını değiştirirdi.

Namazını bitirip de caminin kuytu köşesinde derin düşüncelere daldığında, mutlaka sıvazladığı çember sakalıyla hepsi birbirine benzeyen ve tanrının adını anarak kendini patlatan savaşçılardan başka bir direniş görmez olmuştuk kaç vakittir.

Zamanıydı.

Cemaat liderlerinden medet umanlar kısa zamanda havalarını alıp, aslında ne menem birşeyle karşı karşıya olduklarını ayrımsamaya başladıklarında, dizdiler sanki Rambo filmlerinden fırlamış robocoplarını mahallelerin kapılarına. Onlar da gösterdiler kendilerine sıkılan kurşunların kovanlarını dünya televizyonlarına sırıtarak: Ne gam! Ne bekliyordunuz bre ahmaklar? Sapan ve taş mı?

Tüm Fransa'ya yayılan bu ateş dalgası hükmedenleri sarsarken, bizim keyfimizi ve umudumuzu yükseltti. İşte hergün gazeteleriniz ve artık insansız medyanızla gözümüze sokup sokup durduğunuz sopalarınız ve silahlarınız, birkaç mahalle çocuğunun oyunlarıyla tuz buz oluveriyordu. İşte bu kadardınız!

Zaten Paris tarih boyunca hep bunu söylemedi mi bize? Üstüne üstlük hiç de öyle Allahın adını anmadan da olabiliyordu bu işler eskiden olduğu gibi.

Üzerinize atabilecekleri tüm bombaları atıp, tüm kurşunları sıkacaklar ve her gece binlercenizi karakollara tıkıp, ananızı belleyecekler; ama adalet isteyen öfkenin karşısında ancak kağıttan bir kale olabildiklerini anımsatacaksınız tüm dünyaya. O yüzden: DAYANIN ÇOCUKLAR!

diYorum

 

Utku Ünal neler yazdı?

54
Derkenar'da     Google'da   ARA