Patronsuz Medya

Konuş yavrum konuş

Ahmet Faruk Yağcı

İstiklâl mahkemeleri nizamın tesisi için darağaçlarını kurduğu zamanlardan kalan bir geleneğin temsilcisidir Onur Öymen. Dili güzel kullanan, güzel giyinen, temsil yeteneğine sahip bir adam olabilir ama yine de konformisttir, ölümün ve kan dökülmesinin çare olduğunu içselleştirmiştir. Devam »


Dünyanın yeni sorunu: Küresel ısınma

Seyit Balkuv

Karbon salımını düşürmek için alınacak en önemli, en birinci tedbir, daha az tüketmek, daha az tüketmek, daha az tüketmektir. Oysa bugün dünyadaki hâkim sisteme göre ekonomi çarkının dönmesi ancak artan veya en azından azalmayan üretim-tüketim hareketi ile oluyor. Devam »


Kabaramazsın kelfatma!

Ali Sedat Çetinkoz

Elinde sopa olan adamın gizliden iş gördüğü en yaygın araç, önceden sinemaydı, şimdi televizyon. Reklâmlara bakıyor, görüyor, aynı şeyleri taklit ederek, yine de çok farklı biri olmak istiyoruz. Devam »


Küçük bir mavi yıldız

Erdem Abaka

Oysa ben, anlamsız ve temelsiz korkuları kaşıyarak insanları tedirgin eden durumlardan beslenen üsluplarıyla, korunaklı köşelerinden zihinlerimize pervasızca taarruz eden gazeteciler değil aklı ve sağduyuyu öğütleyen adam gibi gazeteciler istiyorum. Devam »


Kimseye etmem şikâyet ağlarım ben halime

Erdem Abaka

İnsan sonradan pişman olacağı şeyleri bilerek nasıl yapar? Daha sonra pişman olacak mıyım şimdi sağ ve nispeten sağlıklıyken onu daha sık ziyaret etmediğim için? Evimin ihtiyaçlarını gördükten sonra artırdığım üç kuruşla ona bir şeyler alabileceğim bir gün geldiğinde hayatta olmazsa eğer, kendimi affedebilecek miyim? Devam »


Tarzan zor durumda

Necdet Şen

Ama tahminim o ki, bugün değilse yarın, yarın değilse bir başka gün Aydın Doğan da kendinden evvelki medya padişahları gibi sert kayaya toslayıp girdiği bu güç oyunundan mağlup çıkacak ve semirmekten devleşmiş ekonomik kütlesinin ağırlığı altında ezilecektir. Devam »


Vita

Ahmet Faruk Yağcı

"Bak kızım" diye söze başlamış kadın. "Gençsin, güzelsin, oğlum da seni seviyor. Lâkin hem hoppasın hem de müsrifsin. Geçen sokağın öte yanından gülmeni duydum. Olmaz bu! Şimdi de odada ateş varken tutup kibrit ziyan ettin. Böyle davranırsan oğlum ev bark olamaz!" Devam »


Çocuğun istikbali sözkonusu

Necdet Şen

Çocuk nasıl yetiştirilir, ben hiç bilmem. Onların istikballeri nasıl garantilenir? Müdür milletvekili profesör babası nasıl olunur, hiç bilmem. Doğayla ve kendi iç dünyalarıyla uyumlu evlâtlar yetiştirmenin yolu hangi marketteki hangi ürünü satın almaktan geçer, kafam bunlara da basmaz. Devam »


3 Çocuk yapma 3 Kitap oku!

Mehmet Atılgan Aslan

Okumaktan bu kadar çok nefret edip de özel okullara ve dershanelere bu kadar çok para harcayan dünyada başka bir ülke daha var mıdır acaba? Eğitime ve kültüre bu kadar kolay, sadece para ödeyerek sahip olabileceklerine inanan başka zavallılar var mıdır? Devam »


Mühendislik Ahlâkı

Seyit Balkuv

Mekteplilere yakışan, sadece 20 kişiyi işsiz bıraktıklarının farkında olmak değil, 20 kişiyi daha şirketlerinin ürettiği malları satın alamayacak kadar yoksul insan grubuna kattıklarını da görmeleridir. Devam »


Meyva ile Sebze nasıl ayırdedilir?

Osman Patlıcan

Önlem olarak, domates de dahil, her türlü meyva ve sebzeyi, "vitamini kabuğunda" falan demeden soyarak yemeliymişiz. Ama buna rağmen, ne adamakıllı yıkamak ne de kabuğunu soymak, yüzde yüz koruma sağlamazmış. Devam »


Hiç akılda yokken...

Ahmet Faruk Yağcı

Don de Lillo, Cosmopolis kitabındaki kahramanına "en yakındaki kişinin en büyük tehlike olduğunu" düşündürtür. Ürperticidir. Ben de şimdileride sıradan ve normal görüntülü potansiyel suçlular ile ne kadar iç içe olduğumuzun merakı içindeyim. Devam »


Leonard Peltier'den Güler Zere'ye

Mehmet Atılgan Aslan

Demokrasinin işlevselliği, toplumumuzun vicdanıyla doğru orantılı. Güler Zerre'nin dışarıda tedavi görmesi, ya da evinde ölmesine izin verilmesine kaç sağ görüşlü insanın evet diyeceğini gerçekten merak ediyorum. Devam »


Beyin verimliliği mi, beyin göçü mü?

Alper Uzun

Kişi bir yerden sonra belki de kendini düşünmek zorunda. Dönüp de ne kendisine, ne de çevresine bir faydası olmayacak ise belki de dönmemeli. Belki de verimli ve mutlu olduğu yer neresi ise orada kalmalı. Devam »


Dünyayı edebiyat değiştirecek

Mehmet Atılgan Aslan

Çünkü devletin amacı insanları tek tip yetiştirmektir. Toplumu, bireyleri tek bir rengin altında itaate sürüklemektir. İnsan ruhunu yüzeysel sorunlarla boğmak, onu düşünmekten ve yaratıcılıktan uzaklaştırıp niteliksiz bir milliyetçilikle saldırganlaştırmak, onu dogmalara, kanunlara, yalanlara ve ideolojisizliğe sıkıştırmak. Devam »


Zeytin dalı kurumadan

Erdem Abaka

Beş yaşındaki kuzenimizin bir benzeri de "onlar"da var. Kokusunu içimize çekmeye doyamadığımız yavrumuzdan da. Elini öpüp hasretle kucakladığımız anamızdan, pamuk yanaklı ninemizden "onlarda" da var. Can kardeşimiz oralarda bir yerlerde. Devam »


Ramazan Sohbeti

Vahap Demir

Okuyup yazmış olmak ya da toplumun önem verdiği yerleri işgal ediyor olmak bazen olan biteni kavramayı kolaylaştırmaz, tersine zorlaştırabilir bile. Dolayısıyla, "nerede o eski ramazanlar" geyiği gayet gereksiz, içi boş sızlanmalardır bana göre. Devam »


Varolamayan Varoluşçuluk

Kâmuran Kızlak

Varoluşçuların Kapitalizm'in kendisiyle bir alıp veremedikleri olduğunu sanmıyorum. Çünkü onlar herhangi bir sistemin birey üzerinde kayda değer bir etkisinin olduğunu kabul etmezler. Rahatsızlık duydukları konu, Kapitalizm'in bu kadar vahşi olması ve bunu alenen sergilemesidir. Devam »


Ayyy, döndüm ayol!

Ali Türkan

Alkol lobisinin bastırması sonucu, alkolden çok daha az zararlı uyuşturucuların yasaklanmasını, uyuşturucu ticaretini ve bu ticaretin yılda beş yüz milyar amerikan doları cirosu olduğunu, bunun yaklaşık elli milyarının Türkiye üzerinden aktığını ve bu miktarın yüzde 5 - 7 gibi bir kısmının cennet vatanımızda kaldığını, kara parayı, vatan için kurşun sıkan "kahramanları" anlatmak, azıcık sosyal içerikli takılabilmek için başlamıştım ama galiba gerçekten karta kaçıyorum. Devam »


Anadol Tarikatı

Ahmet Faruk Yağcı

Beyaz saçlı, ince bıyıklı, kilolu olmayan ve altmışlı yaşlarını sürmekte olan bir adam dimdik durmakta ve direksiyonu sarılır gibi tutmaktadır. Yanında soluk renkli başörtüsü eski usul çene altından iki düğümle bağlanmış, alın kısmında beyaz saçlarından bir tutam görünen bir kadın oturmaktadır. Devam »


Çalıntı içerikle yayın yapan web siteleri

Necdet Şen

İnternetteki bir sürü web sitesinin çalıntı içerikle yayınlandığının herhalde hepimiz farkındayız. Bunun kanunî müeyyidelerinin henüz oluşmamış olması bu talanı had safhaya vardırıyor. Devam »


Son Yorumlar

Karbon vergisi gibi yöntemlerle tüketimin baskılanması hedefleniyorsa bundan en çok etkilenecek...
Yalçın Şahin - Dünyanın yeni sorunu: Küresel ısınma

Burak Eldem'in Marduk'la Randevu kitabı, uçuk kaçık bir new age kehanet kitabı değil, dikkate...
Durmuş Düşünür - Dünyanın yeni sorunu: Küresel ısınma

Dünya kaynaklarının pervasızca tüketilmesi konusunda Batı oldukça sabıkalı. Hoş...
Erdem Abaka - Dünyanın yeni sorunu: Küresel ısınma

Kırılma başladı. Eğer karanlık adamlar vahşi hamleler yapmazlarsa kabuk değişecek. Çok da iyi...
Erdem Abaka - Konuş yavrum konuş

Engin Ardıç'ın sergilediği tutarsızlıklar ve yaşattığı hayalkırıklıkları beni çok düşündürür. Sıkı...
Erdem Abaka - Dünyanın yeni sorunu: Küresel ısınma

Son 30 Yorum »


Arşivden...

Gregor Samsa, Veronica Voss ve diğerleri

Meltem Tolunay

Edemediği için bunalıma giren morfinman bir yıldızı anlattığı ünlü filmi. Veronica Voss bir çok başka sanat yapıtına da ilham kaynağı olmuştur. Örneğin Murathan Mungan'ın Kırk Oda adlı öykü kitabının son öyküsü "Tutku'nun Veronica Voss'u" adını taşır. Devam »


Konuşmanın imkânsızlığı üstüne bir diyalog

Osman Çakmakçı

Ben diyorum ki günümüzde egemen olan kültürel gelişim insanların, egolarımızın şişirilmesine yöneliktir. Böylece herbirimiz bir adacık haline geliriz. Demek ki öncelikle egolar söndürülmelidir, yapay ihtiyaçlardan uzak durulmalıdır. Bu da ancak tüketim histerisinin sürüklediği sonsuzluk vehminden kurtulmakla olur. Kitap Kurdu »


Günümüzün Nevrotik İnsanı

Karen Horney

Toplumsal gereklerin çatışması mutlaka her zaman nevrozlara yol açmaz ama bunlar yaşamda gerçek kısıtlamalara neden olabilirler, yani isteklerin frenlenmesine ya da bastırılmasına, daha genel bir terimle, gerçek acılara neden olurlar. Bir nevroz, ancak böyle bir çatışma endişeye yol açarsa ve endişeyi yatıştırma girişimleri de bunun karşılığında, aynı derecede zorunlu olmakla birlikte birbirleriyle uyuşmayan, savunma eğilimlerine yol açarsa ortaya çıkar. Kitap Kurdu »


Sanat zor zanaat

Esi Taviloğlu

Çocuğu gerçekten yetenekli olsun, olmasın her anne babayı çok mutlu eden şeylerden biri de, evin çocuğunun yetenekli olduğu konuda veya yetenekli olduğuna inandırılan konuda misafirlere şov yapmasıdır. Hatta, çocukluktan kurtulmuş olsanız bile, odanıza kapanıp sivilcelerinizi saydığınız bir anda, annenizin misafirlerin yanından "Canım, hadi kap gel gitarını bize mini bir konser ver" demesi sıkça karşılaşılan durumlardandır ki bu durum ergenlik çağındaki birçok gencin korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Devam »


Bu ne kurtçuğu doktor abla?

Rusuhi Cantay

Bütün hepsi öldükten sonra da bu kurtçukların cesetcikleri yamyam misali diğer kurtcuklara yediriliyormuş ve bu yeni kurtçuklar hiç dokunmadan elektrikli levhaların arasından yürüyüp geçiyolarmış. Diye anlattı, 'ne? nasıl? nedir?' diyemeden de postaladı. Allah allah, yok ya! Kurtçuk deince anında kıllandım. Mektuplar »


Ecel Sarayında Gece

Sebahattin Demiray

Gaddar cariye kuru, pütürlü sömeği çıplak bacakları arasına sıkıştırmış, önünde domalan haremağasının kapkara kalçaları arasında tek düze bir ritimle gidip gelirken anladım ki kendine aşık olma cesaretini gösteren bu zavallıdan intikam almakla kalmıyor, ne olduğunu bilmediğim, zevk diye tanımladıkları hissin doruklarına yükseliyordu. Kitap Kurdu »


Zeytine sevdalı eski bir öykü

Nihat Demirkol

Kah iğneyle deldiler, kâh taşla ezdiler onu. Tuzlu sularda beklettiler; bazen ağırlıkların altında buruşturdular yüzünü, bazen de nice baharatların tütsülediği lezzetlerle harmanlandı. Özellikle Ege"de, "zeytinyağlı mutfağı" denilen bir damak çeşnisi yaratıldı; bir kültüre adını verdi "ehl-i keyf" in "şaheser" dedikleri. Kitap Kurdu »


Web Gezgini

Size bir Dersim hikayesi anlatayım

Bir süre bu emirden emin misiniz sorusunun yanıtı beklenir. Emir doğrudur ve kesindir ve tekrarlanır ve bir daha tekrarlatılmaması için uyarılır komutan. Askerler çaylarını bırakır, çatılmış tüfekler alınır ve tüm kadın ve çocukların konağa girmesi istenir.

İstenmez, emredilir.

Yavuz Semerci (Gazeteport)

 RSS Feed  İletişim  Yazar Formu
24 Kasım 2009 Salı
Web Derkenar
©