Patronsuz Medya

Arşivde konuyla ilgili 13 yazı var   →   1 / 2

  • Dil

Şapkasız

Levent Yaycı
9 Kasım 2013

Geldiğimiz nokta bu; lale kelimesini şapkasız yazıyorsak hikâye kelimesini şapkalı yazmanın hiç bir anlamının kalmadığı bir noktadayız. Sanrım yakında k ve g sessiz harflerini inceltmek için kullanılan şapkanın kullanımından da vazgeçilir.

İngilizcesi vasat Türkçesi facia çevirmenler

Necdettin Mütercim
1 Kasım 2013

Sakın bizim mütercim editörümüz bardaktan boşanırcasına yağan yağmurlar ve bunun iklim değişikliği ile ilintisi hakkındaki ingilizce bir cümleyi böyle şairane bir dille, olmayan metaforlar icat ederek türkçeleştirmiş olmasın?

Sen sus gözlerin konuşsun

Deniz Türkoğlu
25 Ağustos 2013

Niye, çünkü yanlış bi şey konuştuğunda gargaraya getirmek, şakaya vurmak, olmadı baştan demek kolay, ama yazdığında bu manevralar saatte yüz elli kilometre hızla giderken lastiği patlamış kamyonun, direksiyonunu çevirmek kadar zor.

Hayatımız Afazi

Durmuş Düşünür
6 Nisan 2013

Hâlâ durdum ve hâlâ düşünüyorum; acaba Türkçe'yi hurdaya ayırıp, onun yerine dışarıdan Japonca ya da Almanca mı ithal etsek? Sıfırdan öğreniriz, ama belki o zaman doğrusunu öğreniriz

Alev Alatlı ve Afazi

Sinem Hürmeydan
4 Nisan 2013

Diyorum ki, dilimizle zihnimiz arasındaki şu bağlantıyı yeniden kurup da konuştuklarımızın ne anlama geldiğini öğrensek ya da anlamını bilmediklerimizi konuşmayı bıraksak ya… Havada uçuşan onlarca sözcük de usul usul yerine otursa meselâ.

Susmayı Özlemek

Gökhan Akçiçek
22 Aralık 2011

Bizden başka evrenin tüm konukları hep susuyor muş oysa. Ağaçlar, kelebekler, gökyüzü, karıncalar, tırtıllar, solucanlar. Binlerce lâkırdının içinde susarak var olanlar varmış.

'Anlaşılamayan' bir dil

Necdettin Yesitiz
8 Temmuz 2011

Rusça öğrenmek isteyene bile acaipmiş uçukmuş gibi bakılan bu ülkede, hele Kürtçe gibi bir dili öğrenmeye kalkana daha da acaip biri olarak bakılır.

Semboller ve Dil

Vahap Demir
30 Ocak 2009

Ve sembolleri kaybettiğimizden beri dilimizi kaybettik aslında. Ne yapsak kendimizi ifade edemiyoruz. Söylediklerimiz hep kastımızdan çok ya da az kalıyor. Bir türlü ayarı tutturamıyoruz.

daha önceki yazılar →

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pano Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

556