Patronsuz Medya

Arşivde konuyla ilgili 26 yazı var   →   1 / 4

  • Nostalji

Hatmi çiçeği

Melih Özel
17 Ekim 2015

Evet, bahçeleri var, ama çocukların özgürce koşuşturduğu, çiçeklerle haşır neşir olduğu bahçeler değil bunlar. Evet, çim var bu bahçelerde; üzerine basılmaz ama. Uzak, erişilmez, dokunulmaz, koklanmaz, ellenmez birkaç çiçek varsa hele bahçede, o da büyük şans işte.

Milli Piyango Nostaljisi

Orhan Dirim
13 Mayıs 2015

Bilet almak için hep kafanıza bir kuşun pislemesini bekleyenlerden iseniz kısmetinizi başka yerde arayın, son numaradan ikramiye yakalayıp bileti biletle takas edenlerden iseniz artık çok geç size amorti bile yok. Talih kuşunu kim gördü, kim tuttu, kim pişirdi, kim yedi, hani bana hani bana, kazanın dibini yala kim dedi, bilemem.

Zerzevatın megafonla satılmadığı yıllar

Bülent Karaköse
10 Şubat 2014

Komşularımızın tatil dönüşlerini kardeşlerimle dört gözle beklerdik. Çünkü döndüklerinde hiç bir zaman elleri boş dönmezler, bütün mahalle çocuklarına en güzel oyuncakları getirirlerdi.

Düğme kavanozunda hayat

Hülya Yalçın
7 Aralık 2013

Kendi başına ayrı bir güzellik ve karakter taşıyan bu renkli cisimlerin bir kısmı başka bir eşyaya eklenerek hareket katabilir, kimisi bir eksiğin yerine kullanılabilir niyetiyle kavanozda birikip durmuştu.

Kar Yolları Kapadı

Melih Özel
20 Haziran 2013

Ankara yönünden gelen otobüslerdeki yolculardan, şoförlerden ya da muavinlerden duyduklarını anlatıyordu bazı yolcular. Gerede'de kar çokmuş, Bolu'da 20-30 cm kar varmış, Bolu Dağı'nı 2 saatte geçememişler, Düzce ile Hendek arasında da buzlanma olmuş.

Yaz susaması

Gökhan Akçiçek
6 Haziran 2013

Fakirlikten mi cahillikten mi? Dursun'u bir doktora ya da sağlık kuruluşuna götürmek aklılarına dahi gelmiyor. Kasabanın çıkıkçısı Gülkız, sol kolu incinen çocuğu kolundan tutuğu gibi omzuna atıyor. Güya çıkan kol yerine oturacak!

Karnesi güz yaprağı

Gökhan Akçiçek
28 Ocak 2013

Sokaklar çocuk sesleri ile çınlıyordu. Hepsinin ellerinde karneleri, koşar adım evlerine doğru yola koyulmuşlardı. Köprübaşı caminin önündeki söğüt ağacının sulara değen dalları, rüzgâr estikçe, hışırtılı bir ritmle okunan ezana eşlik ediyordu. Bizi bu kadar tez rüzgârlar büyütürdü ancak…

daha önceki yazılar →

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pano Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

95