Patronsuz Medya

Bruce Lee'nin Ali'ye selâmı var

  Kâmuran Kızlak - 2 Mart 2008


Dün akşam kafayı biraz alkolle doldurmuş vaziyette sahilde dolaşmaya çıktım.

Burası Hong Kong oluyor. Macellan'ın söylediğinin aksi yönünde giderseniz, geçerken buraya da uğrarsınız ve bir kahve içeriz. Aslında Macellan'ın söylediği yönde gitseniz de olur. Ben sadece yolu kısaltmanız bakımından aksi yönde gitmenizi söyledim.

Sahilde Hong Kong Movie Stars Avenue diye uzun bir gezinti mekanı var. Orada Ali Türkan'ın Kaynana şekerleri ve Bruce Lee yazısına hikaye konusu olan Bruce Lee'nin de büyük bir heykeli var. Ona yakın bir yerde, bir fotoğrafçı dükkanının penceresinde, yazıda adı geçen Jacky Chen'in de kendisiyle aynı boydaki bir resmi var.

Yani, Ali'nin iki adamı da burada iki adım ötemde. Hiyyaaa, huaaa gibi karate tiradları yüzünden muhabbetleri pek çekilmiyor ama; Ali'nin hatırına katlanacağız adamlara artık.

Dün akşam kıyak kafayla heykelin önünde dururken buldum kendimi. Aklımdan Ali Türkan'ın bu yazısı geçiyordu. Mevzuyu heykele açıp hasbıhale dalmayacak kadar kafam yerindeydi (ya da her sarhoş gibi bana öyle gelmiş olabilir). Bir kaç kelâm sarfetmişsem bile, heykelden tıss çıkmayınca yürüyüp gitmişimdir.

Ali ile aynı yaşlardaymışız ve aynı şeyleri yaşamışız; yani yoldaşlık etmişiz birbirimizi hiç tanımadan. Yazılarını okurken, her ne kadar niyeti bu olmasa bile, içeriden bakarak ve çok namusluca, bir dönemin tarihini yazdığını ve sosyolojisini yaptığını görüyorum.

Yazılarını tekrar tekrar okumak istiyorum; ama sitedeki o çok sıcak ve muzip bakışlı fotoğrafı ve yazılarının içtenliği beni fena halde sarıyor ve artık aynı mekanı paylaşmadığımızı bilmek fazlasıyla hüzünlendiriyor. O yüzden cesaretimi toparladıkça yeni eklenen ve eski yazılarını tekrar okumaya çalışıyorum.

Domuz yellenmesi kadar kıymeti olmayan yazılara sırf yazarın adı veya ilişkileri yüzünden eşek yüküyle telif (yabancıysa bir de çeviri) ücreti ödeyerek 1000'er adet basan yayıncılar (aslında bu adamlara turfanda kabak kabzımalları demek geliyor içimden) biraz dikkatle baksalardı on binlerce satabilecek bir cevheri görürlerdi.

İçimden başka şeyler söylemek geliyor; ama mani oluyor halimi takrire hicabım. Ağzıma geleni biraz kırparak söylemekte maalesef Ali kadar marifetli ve cesur değilim. Bu zevatı Necdettin Efendi'ye havale ediyorum. Aslında, kendi başımayken bu adamlara istediğim gibi dümdüz gidiyorum; fakat bir Resimli Hayat Ansiklopedisi'nde böyle şeyler biraz adaba mugayir olur gibime geliyor, mazallah çoluk çocuk okursa…

Bugüne kadar birlikte çile çektiğimiz bir kaç arkadaşımı kaybettim. Gidenlerin her biriyle birlikte benden de bir şeyler eksildi. Yüreğini çekinmeden açabildiğin, düştüğünde elinden tutacağını bildiğin insanlar eksildikçe, dünya da küçülüyor ve biraz da tatsızlaşıyor. Ali'yi tanımazdım (maalesef). Ölüm haberini aldığımda, içimden bir şeyler koptu gitti. Şayet Hong Kong'da olmasaydım cenazesine de giderdim.

Bunları yazarken hafif şamataya vurmaya çalıştım. Belki Ali de biraz böyle olmasını isterdi diye umarak ve biraz acıyı hafifletir umuduyla…

Yorumlar

Sevgili Ali…

Yukarıdaki yazıya bir uyarı notu eklemeyi unutmuşum. Yazıyı gönderdikten sonra farkettim. Bu Bruce Lee denilen adamın delikanlılığı kaç okka çeker bilemiyorum; ama herif pek tekin birine benzemiyor. Her an kafayı çakacakmış veya bir uçar tekme savuracakmış gibi bakıyor adamın yüzüne. Ben merhaba (Çinceci nihav oluyor) bile demekten tırsıyorum.

Olur da adamla papazlık bir durum ortaya çıkarsa, delikanlılık belâsına adama tek başına posta koyma. Mahallenin şoparlarını topla. Belki herifi o zaman bir güzel benzetebilirsiniz. Tek başına cenk eylemeye kalkarsan, silüeti cızdırabilirsin. (Bu lâfı Necdet Şen'in bir risalesinden tırtıkladım. Kaynak gösterince intihâl olmuyormuş zaten, öyle söyledi). Arkadaşlık bakımdan bu notu şeydeyim dedim.

Kamuran Kızlak - 6 Mart 2008 (12:31)

İyiler gerçekten erken ölüyor. Daha da üzücü olan, böyle bir kalemin değerinin anlaşılmadan dünyaya veda etmesi. Ali Türkan'ın öykülerinde tam da John Fante'nin yazılarının tadı vardı. Hani şu Bukowskinin tanrım o benim dediği Fante. Güle güle Ali Türkan, nur içinde uyu.

İlker Gökçen - 7 Mart 2008 (15:27)

Senin hakkında kafamda birçok soru işareti var bende bunu büyüdüğüm zaman öğrenicem, jacky chen filân neymiş senin sanatını yürütecek insanlar var tabi ki bende seni çokkkkkk seviyorum.

Çağrı totan - 5 Mayıs 2008 (18:01)

diYorum

Kâmuran Kızlak neler yazdı?

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pano Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

99