Patronsuz Medya

Açık Toplum

Bryan Magee - 1973

Bryan Magee, Karl Popper'in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Çeviren Mete Tunçay, Remzi Kitabevi, İkinci Basım, 1990, 149 sayfa  


Bu noktaya kadar söylediklerimizden şu sonuçlar çıkmaktadır:

Gerek uygulama gerekse ahlâkî görüş açısından erişebileceğimiz en iyi toplum, üyelerine olabilecek en çok özgürlüğü tanıyan toplumdur; ama en çok özgürlük, koşullu olarak sağlanabilir; ancak bu amaç için düzenlenen ve devlet gücüne dayanan kurumlarla optimum düzeyde yaratılabilir ve sürdürülebilir; buysa, siyasal, ekonomik ve toplumsal yaşama geniş çaplı karışması olmasını gerektirir; karışmanın çok az ya da çok fazla olması, özgürlüğün gereksiz yere çiğnenmesine yol açar; her iki yöndeki tehlikeleri de en aza indirmenin en iyi yolu, yönetilenlerin devlet erkini elinde tutanları değiştirmeleri ve yerlerine farklı politikaları olan başka kişileri getirmelerini olanaklı kılan anayasal düzenlemeleri en önemli kurumlar olarak korumaktır; bu gibi kurumları etkisiz kılmaya yönelen her girişim, otoriter bir yönetim getirme yolunda bir girişimdir ve gerekirse, zor kullanılarak önlenmelidir; tiranlığa karşı zor kullanılması, tiranlık çoğunluk desteğini sağlamışsa bile haklı olabilir; fakat zor kullanmanın tiranca olmayan tek amacı, var oldukları yerlerde özgür kurumları savunmak, var olmadıkları yerlerdeyse bunların kurulmasını sağlamak olabilir.

(Sayfa 74)

* * *

Popper'in totaliterliğin çekiciliğini açıklayışının orta noktasına yakın bir yerinde, "uygarlığın gerginliği" dediği bir sosyo-psikolojik kavram yer almaktadır -- bu, kendisinin de belirttiği üzere, Freud'un "Uygarlık vr Huzursuzlukları" yapıtında kullandığı kavramla ilişkilidir. Çoğu insanların gerçekten özgür olmayı istemediklerinin, çünkü özgürlüğün sorumluluğu gerektirdiğinin, çoğu insanlarınsa sorumluluktan korktuklarının ileri sürüldüğünü sık sık işitiriz. Bunun "çoğu insanlar" hakkında doğru olup olmadığını bilmem, ama içinde önemli bir gerçek ögesi olduğuna eminim. Yaşamımızın sorumluluğunu üstlenmemiz, hiç durmadan, güç seçim ve kararlarla yüz yüze gelmek ve bunlarda yanlış yapınca da, sonuçlarına katlanmak demektir; buysa, korkutucu olmasa bile, belâlı bir yüktür. Hepimizde, yükü omuzlarımızdan atarak bundan kaçmayı isteyen bir yan, belki çocukça bir yan vardır. Bununla birlikte, en güçlü güdümüz sağ kalma güdüsü olduğu için, en güçlü gereksinimiz de her halde güvenlik gereksinmesidir; dolayısıyla kendimizden daha çok güvendiğimiz bir kimseye ya da bir şeye sorumluluğu aktarmaya hazırızdır.

(Sayfa 79-80)

diYorum

 

68
Derkenar'da     Google'da   ARA