Patronsuz Medya

Yeni Başlayanlar İçin İş İlanı Okuma Rehberi

Candan Dinç - 19 Şubat 2010


Şirket kültürü ve hedefleri nedir?

- Çalışanların belirli bir zihniyete sahip olmasına biz şirket kültürü diyoruz. Sürekli haklarının yendiğini iddia eden, koşulların iyileştirilmesini isteyen kişiler şirket kültüründen nasiplerini almamışlardır. Ancak çalıştığı firmanın işlerini kendi işi gibi benimseyen, şirkette yapılanları birinci çoğul şahıs ağzından anlatan, terfi etmek için arkadaşlarını göz kırpmadan harcayan kişiler şirket kültürünü almıştır. Şirket kültürünün aslında bu olduğunu gizleyecek durumlar itina ile yaratılır. Şirket hedefleri diye bir şey yoktur, şirketin yalnız ve ancak kâr etme hedefi vardır ve diğer her şey asıl hedefe hizmet etmektedir.

Dinamik bir ortam nedir?

- Her an her şeyin olabileceği; tam bir işi halletmeye çalıştığınız sırada aslında onu değil de bunu yapmanızın istendiği, personelin sık sık değiştiği, uygulamaların keyfi olduğu bir ortamdır. Bunu böyle anlatmaktansa 'dinamik' diyerek işi hallediyoruz.

Performans nedir?

- Performans Türkçe olmamasından dolayı havalı durduğundan kullanmayı tercih ediyoruz. Performansı yüksek demek, hasta hasta işe gelen, beğenmediği işyerini benimseyen, zamanla beğenmediğini de unutan, unvan ve para için çalışma arkadaşlarını satmaya meyilli, dedikodu satmanın inceliklerini bilen, şirketi/yöneticileri yücelten, işini görmek için her yola girebilen demektir. Performansı yükselten çok çalışmak değildir.

Kariyer nedir?

- Bu da yabancı, yani havalı bir sözcüktür. Kariyeri çalışana benimsetmek, işgücünün kendisini yeniden üretmesine ön ayak olmak demektir. Bu da şirket kültürü gibi, belirli bir zihniyeti temsil eder. Şirket kültürünün mühim bir parçasıdır. Mütemmim cüzüdür de denilebilir.

Kariyer hedefi nedir?

- Sürekli 'bir üst' unvanı ve 'daha fazla' bir ücreti istemek, bunlar için gereğini yapmaktır. Burada deşifre edilen anlamlarıyla, şirket kültürüne ve yüksek performansa sahip insan, farkında olmasa da kariyer hedefine sahiptir.

Kişisel gelişim nedir?

- 'Kişisel'likle yakından uzaktan ilgili değildir. Çalışanlara 'kişi'demek pek de mümkün olmadığından, onların kişisel gelişiminden söz edilemez. Ediliyorsa altında bir hinoğluhinlik mutlaka vardır.

Esnek çalışma saatleri nedir?

- Çalışma saatlerinin esnekliği, çalışma süresinin yukarıya esnemesi manasındadır. Sekiz saat çalışılan bir yerde, "Ben bugün altı saat çalışıyorum, ne de olsa esnek çalışma saatleri demiştiniz." veya "Ben sabah onbirde gelirim, sekiz saat sonra çıkarım." derseniz suratınıza dik dik bakılır. Aynı ücrete daha fazla çalışmanız beklenecek, bilesiniz.

Prezantabl nedir?

- Bu da havalı sözcüklerimizdendir. 'Dış görünümüne dikkat eden' diye ifade edenler de vardır. Dış görünümünüz, firmayı/yöneticileri temsil edecek ve ele güne karşı yüzlerini kara çıkarmayacak nitelikte olmalıdır. Prezantabl olmak çok çalışmakla ne kadar ilgisizse, yüksek performansla da o kadar ilgilidir.

İkna edici nedir?

- İlanda açıkça söz etmesek de, aslında biz sizi satışçı yapmak niyetindeyiz. Malı/hizmeti potansiyel müşteriye satmakta kararlı, almak istemeyenlere ısrarla yapışacak kadar yavşak olmanızı bekliyoruz.

Yönetici adayı nedir?

- Yeni mezunları alıp ucuza çalıştıracağız, en azından ileride yönetici olup unvan ve paraya kavuşacaklarını hayal ederlerse bu ücrete razı olurlar.

İnsan kaynakları nedir?

- İnsan kaynaklarının 'insan'(lık)la falan ilgisi yoktur. Olsa olsa insanlıktan çıkmak için gerekli koşulların sağlanıp benimsetildiği bir şeydir. Hammadde deposu gibi, alet çantası gibi bir şeydir. Bozulanın yerine her daim bir başkası, hem de daha ucuza temin edilebilir bu departman sayesinde. Arkadaşlarımız adamı gözünden tanır, iki dakikada kişiliğini test edip ipliğini pazara çıkarır. İşten çıkarmayı da işverenin elini kire bulaştırmadan becerirler.

İnsan kaynaklarını anlayabildiyseniz bile, öğrenci kaynakları nedir?

- Üniversitelerden şirket kültürüne sahip olanlar (özel üniversiteler yani), hem öğrencilerine bir zihniyet kazandırmak, hem de işe başladıklarında jargona yabancı kalmamalarını sağlamak üzere böyle güzide bir sözcük öbeği yaratmıştır.

Yaratıcılık nedir?

- Sanatsal bir şey değildir. Ücretli çalışmanın sanatsal bir yönü olmadığından, bambaşka bir şey kastedilmektedir. İşi halletmek için katakulli yapmaya müsait olmak, görev yaptığı alana göre değişen beceriler sergilemektir.

En az lise mezunu nedir?

- En az lise mezunu yazdığımızda, fakülte ve yüksekokul mezunlarından da özgeçmiş gelebiliyor. Böylece vermeyi planladığımız düşük ücret karşılığında, elinizi sallasanız çarpacağınız kadar çok bulunan, iş bulmaktan umudu kesmiş taze üniversite mezunlarına iş yaptırıp personeli ucuza kapatıyoruz.

Dönemsel eleman nedir?

- Bizimkisi sürekli yapılan bir iştir. Ama işçiyi yıllarca çalıştırınca giderek daha fazla izin kullandırmak, arada bir zam yapmak, işten çıkarmak gerektiğinde daha fazla tazminat ödemek zorunda kalıyoruz. Oysa birkaç ay çalıştırınca sorun kalmıyor. Hem ucuz, hem temiz iş!

Müdür nedir?

- Müdür de bir işçidir. Ama kıdemli bir işçidir. Kıdemi gereği, sıradan işçilere işverenlik taslaması gerekir. Oysa o da şirketimizin bir işçisidir. Tek fark, ağzına bir parmak bal çalınarak kendisine 'müdür'denilmesi ve dişe dokunur bir ücret verilmesidir. Yasal olarak, işçilere göre işveren vekili sayılsa bile, asıl işverene yani vekili olduğu kişiye göre de işçidir ki, tam da bu nedenle patrondan daha tehlikelidir. Ne de olsa patron ismiyle müsemmadır.

Bunlara, tuhaf durumları nedeniyle amorf veya bölünük personel diyebilirsiniz. Bilmemne müdürü ilanına başvurmak üzereyseniz, bunları bilmenizde fayda mülâhaza edilir.

 

Benim de diyeceklerim var…

Ad Soyad
e posta   (yayınlanmayacak)
« 1273

Candan Dinç yazıları

Editörün Önerisi

Bizim Feyyaz abi ve birtakım Buşt'lar…

Deniz Türkoğlu

Rapora göre; şüphelinin "fazla olmayacak ya da uzun sürmeyecek şekilde canının yakılması" ille de işkence olarak değerlendirilemeyeceği gibi, "bir davranışın işkence sayılabilmesi için, bunun ağır fiziksel yaralanmaya, bir organın görev yapamaz hale gelmesine, hatta ölüme yol açması" gerekecektir.


Son Yorumlar

Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu

ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu

Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü

Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu

Türkiye Cumhuriyeti mi illüzyon, Mustafa Kema…
Bunak Moruk » Talât Paşa Ruhu

 

Web Gezgini

Bir logokrasinin son günleri

Vaclav Havel Güçsüzlerin Gücü'nde (1978) bir zerzevat dükkânı işleticisinin soğan ve havuçlar arasında üzerinde "Dünya İşçileri Birleşin" sloganı yazılı bir pankart sergilemesini tahlil eder. Havel işleticinin mesajının "Ben zerzevatçı XY, burada yaşıyorum ve ne yapmam gerektiğini biliyorum.

Şükrü Hanioğlu (Sabah)


Son Yazılar

İslamlık ve Sosyalizm

Hikmet Kıvılcımlı

Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.


Talât Paşa Ruhu

Erdem Abaka

Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.


Kürk cinayettir!

Hülya Yalçın

Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.


Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal

Gökhan Akçiçek

Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.


Etiketler





Şu an 155 pasif seyirci Derkenar'a bakıyor

   

Yazı Boyutu
20 - 72 - 89  
©