Patronsuz Medya

 Google Web   Derkenar  

Atın gerçekten çok güzelmiş Ali

Ümran Davran ~ 10 Ocak 2008


Merhaba sevgili Ali;

Az önce bir fotoğraf izledim uzun uzun. Sen yollamıştın, hani şu evin yanındaki uyduruk garaja çekilip, üstü de kocaman bir kilimle örtülmüş aracın fotoğrafı. Üstüne hikâyeler yazıp ne çok gülmüştük.

Zaten hep gülerdik yaşam adlı sirkte izlediklerimizi paylaşırken. Ağunu içine akıttığını bilirdim ama. Ben de akıtmıştım çünkü, benzer zorluklarla dalgamı geçerken. Benim de göğsümdeki kocaman diş arada sızım sızım sızlardı.

Komşu ilçelerde benzer mahallelerde büyümüştük. Komşu liselerde okumuştuk birbirimizden habersiz. Birbirimizden haberimiz olduğunda sen Almanya'daydın. Gece gündüz soluksuz takside çalışıyordun ve dünyanın en tembel kedisi olan Zeytin'i yalayarak ona yalanmayı öğretmeye uğraşıyordun. Zeytin'den ayrılmak zorunda kaldığını anlattığında ilk kez -belki de son kez- buruktu sesin. Öldüğünü söylediğinde bile o kadar buruk değildi.

Sana anneannemden kalan tek şey olan bakır, kalaylı kevgiri anlattıydım hani. Hani her doğum günümde elime alıp üstünde kalanlara baktığım. Bir benim gördüğüm. Ne çok gülmüştün, "ben bu göbekle istesem de elenemem zaten, " diyerek.

yoksun'luk yoksulluktu
yoksun'luktu üşüten
yoksa ne kışlar görmüştük
üşümemiştik

Ölmeden birkaç gün önce aradığındaki sesinle hatırlayacağım hep seni ve anlattıklarınla. Belki de ilk defa bir şeylere kırılmışlıklarına dair uzun uzun cümleler kurmuştun. Meğer o göğsündeki kocaman diş kırılmış da senin de benim de haberimiz yokmuş.

Bir söz kalmış aklımda eski okumalardan: "O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler".

Sen de gittin alıp başını güzel insan. Ve atın gerçekten de çok güzelmiş.

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Y o r u m l a r

Yüreğiniz ve yazdıklarınız için size çok teşekkür ederim. Sevgiyle kalın...

Yasemin Aydınlı ~ 15 Ocak 2008 (11:16)

Ali, Şimdi sen olsan "lan kendi derdinize yanıyorsunuz" mu derdin? Hep sensiz biz ne yaparız, sen yokken nasıl kendi mutsuzluğumuzun peşinde koşarızın derdinde miyiz? Hep sen yokken "biz" in derdindeyiz değil mi? Sen olmasan "biz".. Belki sen mutlusundur bu seçiminde... Kimbilir... Öyle olduğunu umuyorum. Sevgiyle Ali... Hep dediğin gibi...

İnci B. ~ 16 Ocak 2008 (01:35)

Hayat dediğimiz düşsel atmosferde yaşanılan değerli anların ve paylaşımların hayatı anlamlı kılan yegane şeyler olduğuna inanıyorum. Yüreğinize sağlık. Güzel uyu Ali...

Onur Yılmaz ~ 16 Ocak 2008 (16:13)

yorumların hakaret ve demagoji içermemesini ve yazım kurallarına dikkat edilerek yazılmasını rica ediyoruz.

'gönder' butonuna basmadan önce, lütfen yorumunuzu gözden geçirin. daha sonra yapılacak "düzeltme" ya da "silme" istekleri dikkate alınmaz.

editör ~ 4 mart 2008 (18:35)

Ölmeden birkaç gün önce aradığındaki sesinle hatırlayacağım hep seni ve anlattıklarınla. Belki de ilk defa bir şeylere kırılmışlıklarına dair uzun uzun cümleler kurmuştun. Meğer o göğsündeki kocaman diş kırılmış da senin de benim de haberimiz yokmuş.

Editör ~ 4 Mart 2008 (18:42)

"Yorum yazacağım" diyenleri şu taraftan alalım...

Yaz ortası mektupları 1

Ali Türkan

Bak, babam deliydi. Kavgaya üçüncü kattan atlayarak katılırdı. Sanki evde su yokmuş, sanki namaz kılarmış gibi, birden yerinden kalkıp duvarda teyemmüm alırdı. Amcamın kızı, gece bir yerlerden dönerken, bir ayakkabıcı dükkanının vitrinindeki bir çift ayakkabıyı beğenmişti. Babam da "madem beğendin, senin olsun" diye vitrin camını kırıp ayakkabıları almıştı. Yazar

Son Yorumlar

Sıla, Psikolojikman için dedi ki: Ne tesadüf! Az önce yine bu sitede bir yazı okumuştum ve orada da benzer bir saptama vardı... (Devam)

espapapapapam, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Kurulmuş saçmalıklara aranan çaresiz, edilgen çözüm önerileriyle doludur bu ülke. Uzun dağ... (Devam)

ayşegül şero, Be mübarek, bu kadar da kötü olunmaz ki! için dedi ki: Yüreğinin sustuğunu bu siteden öğrendiğimden beri, her arada girip yazılarını okuyorum. İkidir bir... (Devam)

Sinem Orakçı, Dülger Balığının Ölümü için dedi ki: Bir hikâyeyi orda geçen kahramanın tadını falanını filânını düşünerek çözemezsiniz. Orda ne... (Devam)

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Türk solunu bitiren, cuntacılıkla akrabalığıydı

Herkes kendi grupçukları içinde bazı sorgulamaları yaptı. Ama sonuçta sol hareketin felsefi olarak toptan ne kadar sorgulandığı çok tartışma götürür. Bence bugün bunu yapmak lâzım. Bir de yeni bir askerî vesayet tartışmasının yapıldığı dönemde. Vesayet rejimi konuları gündeme geliyor. O günleri yeni baştan sorgulamak faydalı olur.

Oral Çalışlar - Mehmet Baki (Aksiyon)

 
eXTReMe Tracker

© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

° °