Patronsuz Medya

Hoş gelişler ola, kahraman Enver Paşa

Erdem Abaka - 18 Mart 2009


"Buradan o dağlara baktığımızda, üzerine kar düşmüş çalılıklar görürdük. O çalılıkların, kurda kuşa yem olmuş askerlerimizin kemikleri olduğunu oraya gidince anladık."
(Sarıkamışlı bir ihtiyar)

Hava tüm hisleri ortadan kaldıracak derece soğuktu. Doğru dürüst giyecekleri, pabuçları yoktu. Yiyecek kısıtlı ve kalitesizdi. Memleketin çeşitli yerlerinden gelmişlerdi. Aralarında ne zamandır savaştığını unutanlar vardı.

İstanbul'dan gelen Damad-ı Şehriyari, Başkumandan vekili Enver Paşa taarruzu bizzat yönetiyordu.

Çok genç yaşta eline büyük yetkiler alan, bizzat içinde bulunduğu darbeyle, mensubu olduğu cemiyetin iktidara gelmesinde rol oynayan, İmparatorluğu kanlı ve uğursuz bir savaşa sokan, ordu yönetimini Alman subaylarının eline bırakan, Harbiye Nazırı, Padişah Damadı ve Başkumandan vekili Enver Paşa.

Yetersiz askeri bilgisi ve tecrübesiyle hata üstüne hata yapıyor, küçük birlikleri yönetmeye kalkışıyor, olmayacak emirler veriyor, ateş altında topçu bataryalarının yerini değiştirmeye çalışıyor, askeri eksi 30 derece soğukta gece yürüyüşüne kaldırdıktan sonra açık alanda mitralyözlere karşı taarruz ettiriyor, yoktan, olmazdan anlamıyordu.

Her şey on beş yirmi gün içinde olup bitti. Halk arasında konuşulanlara göre 90 bin, askeri kaynaklara göreyse 60 bin kişi öldü, esir düştü ya da yaralandı.

Enver Paşa, işi batırdıktan sonra arkasını toplayacak biri her zaman bulunacak bir çocuk vurdumduymazlığı ve şımarıklığıyla cepheyi bıraktı ve İstanbul'a döndü. Orada pek sevmediği, paşa yapmamak için önüne türlü engeller koyduğu, adını ilerde daha da çok duyuracak sarışın bir subaya şöyle dedi:

"Biraz savaştık."

Bu sözü sarf ederken bizzat kurşuna dizilmesi emrini verdiği 17 yaşındaki Harbiye öğrencisi aklına gelmiş miydi acaba? Hani şu cephede avcı hattında bir ağacın altında otururken, kolundan tutup getirdiği, idam edilsin diye karargâha teslim ettiği zayıf, sarı benizli asker.

"Kaçarken tuttum" dediği çocuk, takımında canlı kimse kalmayınca ne yapacağını şaşırmış, bir ağacın altına sinmiş, Harbiye son sınıfı bırakıp "vatan kurtarmak" için cepheye koşmuş bir ölümlüden başka bir şey değildi.

Subaylar çocuğu unutturup hayatını kurtarabilmek için işi ağırdan almışlar ama ertesi gün Enver Paşa, emrinin uygulanıp uygulanmadığını sormuş ve olumsuz yanıt alınca ilk emrini tekrarlamıştı.

Tarih boyunca, zayıf karakterli iktidar sahiplerinin hışmına uğrayan niceleri gibi bu çocuk da "... şımarık ve katil bir uğursuzun beceriksizlik ve bilgisizliğini örtmek için sert disiplin adına verdiği emirle suçsuz ve günahsız olarak kurşuna dizildi."

Enver Paşa'nın Padişah torunuyla olan süslü mektuplaşmaları gazetelerin pazar ilâvelerinde pek naif biçimde pazarlanırken, kanına girdiği nicelerinden sadece biri olan bu çocuk da unutuldu gitti. Hiç bir şey için değil de sadece bu cinayeti için bile, ruhu huzur bulmayacaktır, "yapılması gerekeni yapanlardan" biri olan Enver Paşa.

Ben gene de, o çocuktan ve kanına girdiğin onca masumun ruhundan senin adına özür diliyorum. Umarım onlar da seni affeder. (Al işte Türk'ten dilenen özür.)

Kimbilir, bu yazıdan sonra da gene birileri "tarihsel, sosyal, ekonomik şartların zarurî neticesi bu" diyecek. Birileri nefret kusacak. "Vatansever kahraman" edebiyatı yapacak. Robotlar seferber olacak.

Peki Anadolu insanı, olmayacak düşler uğruna kanına ekmek doğrayan hayalperestlerden ne zaman kurtulacak?

 

Benim de diyeceklerim var…

Ad Soyad
e posta   (yayınlanmayacak)
« 9079

Erdem Abaka yazıları

  Erdem Abaka'nın web sitesi: Kerdeme

Editörün Önerisi

Yazı nasıl yazılır?

Ali Türkan

Karnımız kaşınsın diye kaşıyor, ısınmak için sokuluyoruz. Daha iyi kaşıyan, daha iyi ısıtan birine yamanınca da, yallaaaah! Şimdi buradan don lastiği gibi çeker de çekerim bu konuyu ama bugün oralı değilim.


Son Yorumlar

Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…

Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu

ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu

Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü

Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu

 

Web Gezgini

Sosyalizmin Muaviye´si Stalin'dir

İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.

Demir Küçükaydın (Adil Medya)


Etiketler





Şu an 183 cici çocuk Derkenar'a bakıyor

   

Yazı Boyutu
72 - 223 - 283  
©