amerikan dolarında mason simgeleri

Amerikan Dolarında Mason Simgeleri

Faik Çelik - 14 Ekim 2003


Amerika'nın İsrail ve Mason sevgisinin (ve bağının) belgesi nedir diye soracak olsalardı, onlara 1 doları gösterirdim.

1 Amerikan Doları'nın ön yüzünde George Washington yer alır, bir de terazi-duvarcı gönyesi-anahtardan oluşan Hazine Bakanlığı mührü. Arka yüzünde ortada "In God We Trust" (tanrıya güveniriz) yazar.

Bütün kâğıt ve madeni paralarda da bu cümlecik vardır. Arka yüzdeki iki daire içinde gördüğümüz semboller ABD'nin resmi mührüdür. Bu mühür 1935'de Franklin D. Roosevelt'in çıkardığı kanunla 1 Dolar'a işlenmiştir.

Bu mührün ön tarafındaki kartal ABD'nin sembollerinden biri olup Başkanın bulunduğu yerlere asılır, arka plandaki piramit ise sadece 1 dolarda bulunur. Yani 1 doların arka yüzü, ABD'nin resmi mührünün (1882 de çizilmiş) açılmış olarak görüldüğü tek yerdir.

Kartal'ın göğsünde Amerikan bayrağının şeritleriyle bazenmiş kalkan, sol pençesinde 13 zeytinli bir zeytin dalı, sağ pençesinde 13 ok vardır, ağzındaki kurdelâda Latince "E pluribus unum" (birçok şeyden ibaret olan tek şey) yazar.

Kartalın başı üzerinde 13 yıldızdan oluşan bir küme vardır. Bunlar İngiltere'den bağımsızlığını kazandığında ABD'yi oluşturan ilk 13 eyaleti sembolize eder. Bu kümenin yıldızları öyle yerleştirilmişlerdir ki; yıldızları çizgiyle birleştirince Davut Yıldızı (Mogen David) çıkar. Yani İsrail Bayrağındaki meşhur altıgen yıldız.

Piramit ise 13 kat tuğladan yapılmıştır, tepesi kopmuş gibidir ve ışık saçan bir göz parlar. Bu göz "Rabb'ın gözü" dür. Piramidin en alt katında ABD'nin kuruluş tarihi Romen Rakamlarıyla işlenmiştir. Çemberin içinde iki latince cümle yazılıdır: Üstte, "Anuit Coeptis" (tanrı bizden yanadır), altta ise, "Novus Ordo Seclorum" (zamanın yeni düzeni).

(Belki de "Yeni Dünya Düzeni" tanımlanıyor!)

Bilindiği gibi Masonluğun tarihini çok eskilere Hz. Süleyman'a hatta Adem'e kadar götürenler olduğu gibi, günümüz Masonluğunun 1717'de İngiltere'de Büyük Loca olarak kurulduğu ve 1723'te bu locada Anderson Yasaları olarak bilinen ve Mason Anayasası olarak kabul edilen kurallarla bir disiplin haline geldiği kabul edilmektedir.

Masonluğu daha bilimsel bir çerçeveye oturtmak isteyenler ise Avrupa'da Korporasyon, Doğu'da ise Loncalara dayanan bir inanış olduğunu ileri sürerler.

Her ne olursa olsun Masonların kabul ettiği belli sembol ve şekiller vardır. Bunların başında 1948'den beri İsrail bayrağında yer alan Davut Yıldızı gelmektedir. Tıpkı 1 ABD dolarında olduğu gibi. Piramit, ışık saçan göz, pergel, duvarcı aletleri, mala, cetvel, gönye ve tokmaklar diğer Masonik işaretlerdir.

Piramit "ebediyet, kuvvet ve bilgi" anlamına gelir, tepesindeki ışık (nur) saçan göz ise "her şeyi görmeye muktedir olan" kainatın ulu mimarının gözüdür. Bunları dünyanın en büyük iki Mason mabedinden biri olan Pensilvanya eyaletindeki Philadelphia Masonic Temple (Mason tapınağı)'da görmek mümkün.

Mabed duvarlarında 1 dolarda bulunan pergel ve gönyeler, ölçek, mala ve cetvel kabartmaları, bol bol piramit ve ışık saçan göz sembolleri bulunur. Philadelphia Masonluğun Amerika'daki bilinen merkezidir. Bu binanın yapımına 1868 yılında başlanmış, temel atma töreninde George Washington'un 75 yıl önce Washington'daki Kongre Binasının temelini atarken kullanmış olduğu çekiç kullanılmıştır.

Bu arada günümüze kadar görev yapan 43 Başkanın 21'inin Mason olduğunu belirtmek gereklidir, bu başkanlar ise; G. Washington,J. Monroe, A. Jakson, W. Harrison, J. Tyler, J. Polk, Z. Taylor, F. Pierce, J. Buchanan, A. Lincoln, A. Johnson, J. Garfield, W. McKinley, T. Roosvelt, W. Taft, W. Harding, F. Roosvelt, H. Truman, L. Johnson, G. Ford, J. Carter'dır.

Bu binadaki müzede G. Washington'u Mason duası yaparken gösteren tunç heykel, ve Mason önlüklü tokmaklı resmi, ve önlüğü sergileniyor ki bu önlüğün işlemeleri Madam Lafayette tarafından yapılmıştır.

Amerikan Anayasasını imzalayan 59 kişiden 13'ü Mason'dur. Müzede ünlü devlet adamı ve fizikçi Benjamin Franklin'in 1734'te kendi matbaasında bastığı The Constitutions of Free Masons (Hür Masonların Anayasası) adlı kitabı da sergilenmektedir.

Bu binanın kapı çıkışında "Masonluğun ilkeleri bütün iyi insanlar tarafından kabul edilebilecek ahlâkî prensiplerdir. Onlara insan soyuna hoşgörüyle bakmayı öğretir" ibaresi asılıdır.

Bu nasıl prensiplerdir ki, kadınlar Mason olamazlar (cinsel ayrımcılık), ateistler Mason olamazlar (inanç ayrımcılığı), bedensel engelliler Mason olamazlar (fiziksel ayrımcılık), varlıklı olmayanlar Mason olamazlar (ekonomik ayrımcılık), anarşistler Mason olamazlar (politik ayrımcılık).

* * *

"Bütün insanlar eşit yaratılmıştır."

Bu kadar ayrımcılıktan sonra, ABD Başkanı Thomas Jefferson'ın (belgelenmemiş Mason olarak kabul edilmektedir) yıllardır bir kanun gibi dilden dile dolaşan bu sözü inandırıcılık ve samimiyetten payını ne kadar da almış, artık siz karar verin.

 

 Yorumlarınız

En sonda masonların ayrımcılık yaptıklarını belirtirken bazı örnekler vermişsiniz, bedensel engelli olmamak, zengin olmak, kadın olmamak gibi şeyler... Ama masonluğun temelinin tapınak şovalyelerine dayandığını düşünürseniz ve de eski inançlarına bağlı olduklarını katarsanız mantıklı bir sonuca varmış olursunuz... Tapınak şovalyeleri kadın olamazlar, bedensel engellli olamazlar... Dışarıdan birisi sadece şovalyelerin imkanlarına kavuşmak için bu topluluğa üye olur düşüncesine bağlı olarak da varlıklı olmaları şart koşulmuştur... Ateistliğe gelince açıklama yapmaya gerek yok, tapınak şovalyesi... Dönemin şartlarını tam olarak bilmediğimden dolayı anarşistler için konulan kural bana göre sonradan eklenmiş ve günümüz için geçerli olan bir kural sanırım... Saygılarımla....

Selami Güneyler ~ 10 Ağustos 2008 (01:20)

 

 

Bir yorum da siz yazın


Adınız Soyadınız
E Posta adresiniz (gizli kalacak)
« (Onay Kodu)

 

 

Bu yazı eşe dosta tavsiye edilir

 

 

Biri Bizi Düdüklüyor!

Ali Türkan

Aylığı iki yüz elli milyona, gencecik çocuklar taşınıyor fabrikalara ve bütün mevzu, hişşt bıyıklıyı degajeye doğru alırken, vazgeçilmez tadları çıtırdatabilmek için göz dikilen o iki yüz elli milyondan alınacak payın etrafında dönüyor. Gecenin üçü ve köpekler uluyor. Masamda kahve fincanım, tüten cigaram ve sevdiklerimin resimleri duruyor. Sabaha da bir ekmek alacağım Park fırından. Fazlasına ihtiyacım yok; hiç olmadı. Devam »

Hasan Cemal ne zamana kadar futbol yazacak?

Necdet Şen

Yav Hasan Abi, bugünlerde kafam çok karışık, bir zahmet bir akıl ver, daha önce olduğu gibi gene ilk dakkada ofsayta mı düştüm? Sen onun için mi hiç siyaset yazmıyorsun, yoksa tesadüfen mi? Ben yazarsam başım o zamanki gibi büyük belâya girer mi bugünlerde de? Eğer öyleyse uyar da bari bu sefer yol yakınken kıvırtayım.   Devam »

Son Yorumlar

Ayhan Erol ölçmüş, biçmiş, tartmış yazmış yazısını abilerim , ablalarım. Bu konuda...
Dr. Dertli Dermanî - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz

Sizden daha iyi, daha dürüst, daha akıllı bir insan mıyım bilemiyorum. Ama sizden daha...
Necdet Şen - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz

Üfürmek kolay, sağlık personelinin sorunları hakkında bir yazı yazabildin mi? Sanmıyorum...
Ayhan Erol - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz

Ne kadar sahici bir aşk öyküsü. Daha doğrusu, ne kadar sahici bir öykü. İnsanın kendisini bu...
Sedef Türker - Neredeydin ki günlerdir?

Bu dünyada ne kadar büyük bir boşluğu doldurdukları ancak yokluğunda farkedilen insanlar vardır...
Mutlu Olsen - Halk böyle istiyor

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

'Aydınlar'ın beyaz atlı prensi

İşler sarpa sardıkça, bizim aydınlar iyiden iyiye beyaz atlı prensini bekleyen genç kızlara (daha kötüsü buhranlı kadınlara) benziyorlar. Öyle olunca, mesele sadece AKP'nin kof çıkması değil, platonik aşklarının hepsi hayal kırıklığına mahkûm.

Nuray Mert (Radikal)

Son Yazılar

Gezme ceylan bu dağlarda, seni avlarlar

Seyit Balkuv

Dikkat, zokayı yutmak üzeresiniz. Zihninizle egonuz size bir oyun oynamaya hazırlanıyor. O amcayı yüceltmek ve dolayısıyla diğer birilerini aşağılamak üzeresiniz. Tabii siz yücelen tarafta kalacaksınız. Devam »

Gençliğe Övgü

İlker Tortop

Gençliğimi özlüyorum ben. Omzumdaki romatizma ağrılarına rağmen özlüyorum o günleri. Beyazlara muhtaç değildik, tuğladan ocağımız yetiyordu gülerek yaşamaya. Etrafımızdakileri etkilemek zorunda değildik ve hayat çok ucuza geliyordu. Devam »

Yakın Tarih Dersleri 02

Ali Sedat Çetinkoz

Şimdilerde emekliliklerini yaşayan iki üst derece hakim ve iki cumhurbaşkanından başka başına fötr takan devlet adamı var mı bilmiyorum. 70'li yıllarda gurbetçilerin izine gelirken giydiği, yeşil ördek tüylü Bayerisch fötrler bile artık kayboldu. Devam »

 Google

 

© 2000-2008 ~ Derkenar, tasarım + programlama + uygulama olarak bir Sokak Kedisi ürünüdür. Tüm hakları yasal koruma altında olup, içeriği izinsiz çoğaltılamaz, ticarî nitelikli yayınlarda ve internet sitelerinde (çok kısa tanıtımlar dışında) kullanılamaz.

60