Patronsuz Medya

Ev alırken nelere dikkat edilir?

Durmuş Düşünür - 11 Mart 2010


Eh, madem konu depremden ve bu konuda nasıl "bilinçli vatandaş olunur"dan açıldı, yaşadıklarımı anlatmasam olmaz.

Bizde "sadece kerpiç evler çöker, sadece yoksullar ölür" diyenler, fena halde yanılıyorlar.

Tamam, böyle bir genelleme -ite kaka da olsa- yapılabilir; ama yine de kişisel gözlemlerimle biliyorum ki, konaklarda köşklerde büyümüş, sonradan kambur feleğin oyunuyla kündeye gelmiş soylu beyaz türkler de gidip tapon evlere para yatırabilir, yıkıntı/yığıntı altında heder olup gidebilir.

Bir farkla ki, onların hikâyeleri bizim medyaya daha romantik daha destansı bir dille yansır. Kasabalarda ve varoşlarda var olma savaşı veren küsürata dair öyküler gibi teessüf kokan bir dil kullanılmaz onların öykülerinde.

Ne de olsa bizdendirler. Onların hatası, bizim de hata-yapabilitemiz demektir, ki olmaz, olamaz.

Hikayemizi nakledelim, uzamasın.

* * *

Bir ara satılık ev arayan bir yakınım, bakacağı evlerden birini görmeye beni de götürmüştü.

Karısı da yanında. Birlikte evi geziyorlar, arkalarından da isteksiz isteksiz ben, sürükleniyorum.

Mutfağa girdiler, kadın yeni taktırılmış olan mutfak dolaplarına bakıp mest oldu, diğer odalara bakmaya bile gerek görmeden, hevesle "alalım!" dedi.

Kocası yan gözle bana baktı, dil ucuyla "sen ne dersin" diye sordu.

Başıma gelecekleri biliyorum ya, gene de tutamadım çenemi.

"Almadan önce birkaç ayrıntıyı araştırsaydınız keşke" dedim.

Kadın yüzüme ters ters baktı. Adam, nezaketinden, yine de tekrar sordu.

"Nelere meselâ?"

"Bina depreme dayanıklı mı? Apartmanın imar izni var mı? Altyapısı nasıl? Su boruları, elektrik tesisatı falan. Vergi borcu, aidat borcu, satışına engel teşkil edecek veraset intikal sorunu, şu, bu... Ayrıca, üst katta oturanlar nasıl birileri? Yanınızda yörenizde manyak psikopat arıza komşu var mı?"

Kadın patladı:

"Aaaay! Bütün bunları düşünürsek ev-mev alamayız!"

Sustum. Haklıydı. Amaç, ev almak. Sörvey yapmak değil.

Aldılar. Hem de rayicin epey üstünde. Yan komşu ödedikleri rakamı işitince "bana sorsalardı 50 bin lira ucuza alırlardı" demiş. Meğer ev sahibinin istediği fiyat daha düşükmüş, emlâkçı kabarttıkça kabartmış rakamı.

* * *

Haa, ev mi?

Depremde hasar gördü. Yıllardır içi boş duruyor, ne kiraya verebildiler ne satabildiler.

Ama Allah için, mutfak dolapları da pek şıktı evin. Hâlâ daha şık.

* * *

Evini satmak isteyip de bir türlü satamayan insanlara acizane tavsiyem, mutfağa yaptırabildiğiniz kadar bol dolap yaptırın. Dolap kapaklarının kulpları da parlak sarı madenden -ya da sedeften- olsun. Gerisi önemli değil.

Eh, mutfakta ve yatak odasında dolap çoksa, ev istediği kadar berbat olsun farketmez; kadın dolaplara bakar ve "alalım kocacığım, şahane" der. İş tatlıya bağlanır. Sonra kim öle kim kala.

Türkiye'de apartman daireleri böyle satılır ahiretlik.

Başka türlü söylersek, Türkiye'de "mukadderat" böyle satın alınır.


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 5040


 

Durmuş Düşünür

Editör'ün Önerisi

Bülbüller öterken pencereleriniz niye kapalı?

Ali Türkan

Maganda gibi sıfatları lâyık gören bazı ediplerimizin yazdıklarını okuyunca, zaten hiç demem ama kendim için "yazar" demek git gide daha zor hâle geliyor benim için. Neyse, bu konuyu ayrıntıyla "irdelerim" bir gün.  Devam


Çabasız sanayi: Turizm

Erdem Abaka

Çeşitli kaynaklarda rahatça ulaşılabilecek rakamlar her ne kadar iyimser bir tablo çizse de, şu anda sadece deniz, güneş, kum turizmine yaslanmış ve sadece bahşedilmiş doğal güzelliklerini pazarlayabilen ülkemizin, çok çabuk yeni bir turizm yapılanmasına yönelmesi gerekiyor.  Devam


Yeter ki kafana koy tahtayı delersin

Necdet Şen

Biliyordum netekim; ama bunu başkalarının da bildiğini bilmiyordum. Kitabı okuduğum günden beri, benim gören gözlerimle Hindistan'lara gitmeme, sefil otellerde falan uyumama pek şaşan ve 'ben bunu asla yapamam' diyenlere bu kitabı okutmayı arzuladım.  Devam


Son Yorumlar

Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!

Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker

Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk

Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk

Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi

© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  319 - 12 - 1637 - 1833


Web Derkenar
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazı Boyutu
©