Patronsuz Medya

 Google Web   Derkenar  

20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü

Deniz Türkoğlu ~ 20 Kasım 2003


"Üstüme daha fazla gelirsen, ne yapacağımı biliyorsun." diye bağırır annem. O böyle söyleyince, babam da güler. Güler ama, gülerken korkutur. Sen görsen, sen de korkarsın.

"Hadi ordan deli karı!" der, "Yıllardır hep aynı şey. Dırdır edeceğine atlasan da ordan aşağı, sen de kurtulsan ben de."

"Allah kahretsin seni, kahretsin e mi?" diye ağlamaya başlar annem o zaman.

Bir ağlamaya başladı mı, artık sabaha kadar sürer. Bizim ev dikdörtgen ya, en arkadaki odayı istedim ben. Annem bana dedi ki;

"Olmaz, orası sandık odası, yatak bile zor sığar, hem ıvır zıvır nereye konacak, sen öbür odaya yerleş."

"Yok" dedim istemem, "Burada uyurum ben."

Annem ağlamaya başlayınca hemen odama koşuyorum, kapıyı sıkı sıkı kapatıp, arkasına sandalye koyuyorum. Yastığın, yorganın altına saklanıyorum ama, annemin ağlamasını yine de duyuyorum. Taa sabaha kadar ağlar annem.

Babam da bağırır hep. "Git başka odada zırla zırla zıbar. Zırıltından uyuyamıyorum."

İkisi de doktor ya, ama annem ben doğdum diye, çıkmış işten. Babamın uyuması lazım, uyuyamayınca çok kızıyor.

Ben saati kurmayı öğrendim. Bu sabah kalkar kalkmaz önlüğümü giydim. Yüzümü yıkadım. Çantamı hazırladım. Büyüdüm artık ben. Ama saçlarım uzun ya, onları tarayamıyorum. Kes diyorum anneme, o da bana diyor ki;

"Ne o öyle besleme gibi, zaten çirkin bi şeysin, iyice karartma içimi."

Ben çirkin değilim ki. Ama saçlarımı öremem. Annem bu sabah çay yapmış. Birlikte çay içiyorduk. Bana dedi ki;

"Sen sabahları ne yiyorsun? Kahvaltı ediyor musun?"

Babam da güldü o zaman. Güldü ama, gülerken korktum ben. Ağzımdan kaçıverdi, ilk kez babama; "Babacığım, noolur annemi üzme." dedim.

Öyle kızdı ki, çay bardağını yere fırlattı. Örgümün birine asılıp çok fena çekti, çok acıttı canımı.

"Ne yaparsın üzersem?" diye bağırdı. "Salakların içinde kaldık be, bi sen eksiktin pis cüce."

Neden öyle dedim ki, hep benim yüzümden oldu, keşke hiç demeseydim. Ama ben salak değilim, cüce de değilim hem.

Hiç ses çıkarmadan ayakkabılarımı giydim. Anneme diyorum ki; "Anneciğim, bana bağcıksız bir ayakkabı alır mısın?" Şimdi demiyorum, önceden diyordum, şimdi annem ağlıyor.

Öğretmenim beni sınıfa almıyor. "Ne pasaklısın sen!" diyor. "Git evine, önce bi temizlen, okula öyle gel."

Pasaklı değilim ki ben. Hem eve gidemem. Evde annem ağlıyor. Bahçede gizleniyorum ben de, derslerin bitmesini bekliyorum.

Örgümün teki bozuldu, annem ağlıyor diye yeniden ör diyemedim. Noolur denizciğim, saçımı örer misin?

DENİZ'DEN MERVE'YE, DENİZ'DEN MERVE'YE, BENİ DUYUYOR MUSUN? TAMAM!

Merve; hiç kimselere çaktırma konuştuğumuzu, biliyorum derstesin ama, azıcık beni dinle. Öğretmeniniz anlattı mı size, bugün günlerden ne? Anlattı değil mi? Anlatmıştır mutlaka. Bu gün "Dünya Çocuk Hakları Günü."

Her biriniz iyice öğrendiniz mi haklarınızı? Öğrendiniz değil mi? Aferin sana Merve, hepinize kocaman bir aferin!

Merve; sen gittikten sonra, bak ben ne yaptım? Bazı maddeleri büyük harflerle, bir bir kağıda yazdım.

Şimdi kulağım kapıda, gözüm sokağın ucunda, seni bekliyorum. Sen de bugün okul çıkışında, pergelleri biraz aç, bu kez koşa koşa gel, e mi?

Seninle el ele tutuşup, evinin kapısını çalalım. Önce yatağını pencereli, o güzel odaya taşıyalım. Sonra da bu kâğıtları evinin her duvarına, tek tek yapıştıralım. Tamam mı Merve, hadi çabuk ol!

* * *

(Yazının bu bölümünde daha önce yer alan, Çocuk Hakları Yasası'ndan yaptığımız alıntı, yasanın çevirmeni tarafından hoş karşılanmadığı için sayfadan çıkartılmıştır.)

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Y o r u m l a r

Ben dünya çoocuk günü ne zamandır diye sordum bana çok saçma şey açtınız lütfen sitenizi düzeltiniz.

Sinem Kobal ~ 1 Ekim 2007 (14:38)

Sevgili Sinem, sorduğun sorunun yanıtı zaten yazının başlığında var: "20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü". Herhalde gözünden kaçmış olmalı.

Bu arada, bu siteyi yapanlar -ve bu sayfadaki yazıyı yazan kişi- sitenin neresinde nasıl düzeltmeler yapılması gerektiği konusundaki yaratıcı fikirlerini öğrenmek isterler sanırım. Ödevlerinde başarılar dileğiyle...

Dumur Abi ~ 1 Ekim 2007 (17:03)

Dumur Abi, cevap yine yanlış olmuş bence. Sinem kardeşimiz "çocuk hakları günü"nü değil, "çoocuk hakları günü"nü sormuş. Değil mi Sinem? : )

Gülen İlkuş ~ 1 Ekim 2007 (23:23)

Valla ne yalan söyleyeyim, ben de zaten "acaba Sinem ne buldu? " diye merak ettiğim için Google'a aynen onun gibi yazdım. Ama o zaman bu sayfa çıkmıyor sonuçlar arasında. Galiba Sinem "çoocuk" konusunu arayayım derken yanlışlıkla "çocuk" yazmış. Karşısına da bu bozuk site çıkmış.

Dumur Abi ~ 2 Ekim 2007 (02:35)

En iyisi bu siteyi yapandan rica edelim, sitedeki bütün "çocuk" kelimelerini "ç.c.k" diye değiştirsin. Böylece Sinem kardeş vaktini boşa harcamamış olur.

Buğra Yanık ~ 2 Ekim 2007 (03:36)

Bence çok güzel bir hikaye idi ama saçma olarak da görenler varmış çok üzüldüm ben de bir tesadüf olarak karşılaştım sitenizle çok beğendim biraz acıklı ama genede güzeldi. Böyle durumları bizlere sunduğunuz için çok teşekkür ederim sizlere hoşçakalın:)

İlayda Şahiner ~ 26 Mart 2008 (15:36)

"Yorum yazacağım" diyenleri şu taraftan alalım...

Naylon geceliği orospular giyer!

Ali Türkan

Kadınsı yumuşaklık kayboldu galiba. Erkek gibi düşünen, toplumda erkek gibi başarılı olmak isteyen, hatta erkek gibi olabilmek için askere bile gitmek isteyen kadınlar sardı ortalığı. Kadınlar, dünyayı güzelleştirme fırsatını, erkek gibi olabilmek adına kaçırdılar bana sorarsan. Çünkü sınanmış ve boku çıkmış bir modeli kendileri adına keşfettiler. Yazar

Son Yorumlar

Sıla, Psikolojikman için dedi ki: Ne tesadüf! Az önce yine bu sitede bir yazı okumuştum ve orada da benzer bir saptama vardı... (Devam)

espapapapapam, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Kurulmuş saçmalıklara aranan çaresiz, edilgen çözüm önerileriyle doludur bu ülke. Uzun dağ... (Devam)

ayşegül şero, Be mübarek, bu kadar da kötü olunmaz ki! için dedi ki: Yüreğinin sustuğunu bu siteden öğrendiğimden beri, her arada girip yazılarını okuyorum. İkidir bir... (Devam)

Sinem Orakçı, Dülger Balığının Ölümü için dedi ki: Bir hikâyeyi orda geçen kahramanın tadını falanını filânını düşünerek çözemezsiniz. Orda ne... (Devam)

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Türk solunu bitiren, cuntacılıkla akrabalığıydı

Herkes kendi grupçukları içinde bazı sorgulamaları yaptı. Ama sonuçta sol hareketin felsefi olarak toptan ne kadar sorgulandığı çok tartışma götürür. Bence bugün bunu yapmak lâzım. Bir de yeni bir askerî vesayet tartışmasının yapıldığı dönemde. Vesayet rejimi konuları gündeme geliyor. O günleri yeni baştan sorgulamak faydalı olur.

Oral Çalışlar - Mehmet Baki (Aksiyon)

En Son Yazılar

Matbuatta kabileler savaşı

Necdet Şen

Öyle bir ağız dalaşı ki, bunu "kim haklı?" diye izleyenlerin eline geçecek tek şey, ancak kafa karışıklığı ve utanma hissi olabilir. Belki bir de "ben bu kadar lâubaliliğe müstehak mıyım?" sorusu. Şahsen ben kendimi buna müstehak görmüyorum. Ülkemi de. Dilin Kemiği

Segovia'nın gitarı

Seyit Balkuv

Kendimizi çok da bilgili olmadığımız bir konuda atıp tutarken veya uyduruk bir toplantıya çağrılmadık diye tansiyon hapları yutarken buluyorsak veya bir gün haksızlıklar karşısında kükrerken ertesi gün haksızlığa sebep olan gücün yanında süt dökmüş kediye dönüyorsak, birey olarak kendi değerimizin tescili ile ilgili bir takıntı sorunu yaşıyor olabilir miyiz? Yazar

Dünyanın en eski sektörü

Kâmuran Kızlak

Artık ismini hatırlayamadığım Kapitalizmin geleceğini gören o akıl-fikir adamı "Neo Liberal Vaiz" her kimse büyük adammış. Haddim olmayarak buradan ben de bir kehanette bulunayım bari: Her gün biraz daha azgınlaşan Kapitalizm korkarım insanlığın sonunu getirecek. Kendi başını yer inşallah. Yazar

Kimsesiz kedilerin kimsesi

Ümran Davran

Gözleri görmeyen o kadar çok kedi vardı ki ortalıkta. Felçliler, ön ya da arka patileri olmayanlar. Yani sokakta yaşayamayacak onlarca kedi. Tek dertleri sevilmek gibi görünüyordu. Elimi bulup yanaklarını, başlarını sürtüyorlardı. Benim de canım fena halde yanıyordu. Yazar

Yönetici adayları için altın öğütler

Seyit Balkuv

Takım arkadaşlığı, grup çalışması, dostane çalışma ortamı yaratma martavallarına kıymet vermeyin. Yönetim tarafından böyle bir program uygulanmaya çalışılırsa, destekliyor görünün hatta ekibinizi bu yönde cesaretlendirin, fakat asla kendinizi bu grubun içine sokmayın. Zaten yönetim kademesinin yer almadığı böyle bir program kısa süre içinde unutulup gidecektir. Yazar

 
eXTReMe Tracker

© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

° °