Ali Türkan

Düz duvar yazısı

Ali Türkan - 5 Ocak 2002


Bir insan neden yalnız olur?

Kendimi hiç bir zaman kimsenin anlayamadığı, "hayatta bir kişi beni anlamıştı, o da anlamamış" mertebesinde bir adam gibi görmedim. Çevremdeki insanları kırmamaya, en azından kırıldığımdan fazlasını geri vermemeye çabaladım. Biliyorum, sevenim çok. Ben de onları severim. Üstelik sevdiklerim uğruna her şeyi yapabileceğimi de bilirler. Ben onlardan fazla bir şey beklemem. Hani kırk yılda bir önüme bir fincan köpüklü kahve koymaları; arada sırada, ben aramadan beni aramaları; ortada hiç neden yokken "ulan iyi adamsın be!" falan demeleri, yeter de artar bile. İnsan olana fazlası zaten gerekli değil.

Ama garip bir şey var yaşamımda. Artık kader mi, tesadüf mü, boktan senaryo mu bilmiyorum ama ne yaşarsam yaşayayım ya hiç, ya fazlasıyla oluyor... Arkadaşlar bir bindiriyor bazen... Allah! Allah! Biri gidiyor, biri geliyor. Sanki ev kapısı değil, turnike mübarek. Hiç birine yetemiyor, sürekli "acaba ayıp mı ettim?" ruh halinde dolaşıyorum. Sonra, ortada neden yokken, hepsi kayboluyor ortalıktan.

Gönül işleri de böyle. Aylarca tırmalıyorum, "tık" yok; sonra bir şey oluyor, haydaaaa, isimleri birbirine karıştırıp yerin dibine giriyorum. Tabii araya anamı ağlatan bir de "büyük aşk" sıkışıyor. Bütün üftadelere yol verip, o büyük aşkla ilgileneyim derken, o da tekmeyi basıyor bana. Sil baştan tabii.

Bugünlerde her şey eksik yaşamımda gene. Kendimi internetin başında birilerinden, ama kimden olursa olsun, mutlaka birinden haber beklerken yakaladım bugün. Şu Messenger zırıltısı var ya, mail geldiği zaman haber veriyor, işte ondan "real.com bilmemnesinden ileti aldınız" haberi geldi ve açtım okumaya başladım.

Siz varsınız da, her bunaldığımda her yenildiğimde kapınızı çalmaktan da utanır oldum artık. Zaten onu da, iletişim tekst düzeyinde diye yapabiliyorum. Hani karşı karşıya gelsek, hep havadan sudan bahsederim. Zaten "ciddi" konuları konuşmadığım için, beni kara cahil sanan yığınla tanıdık var.

Bilmiyorum. Sanırım real.com bilmemneden gelen haberi böyle dikkatle okumak ağır geldi biraz. Şimdi de geçti. Yarın gene gelir, bir süre kalır, sonra kaybolduğunu sanırım, başka bir yerden gelir, v.s.

Memleketi özledim be usta! Asıl sorun bu. TV'de Türk dizilerine, arka plandaki memleket görüntülerine bakıyorum sürekli. Belki biraz İstanbul görürüm diye, Yılan Hikâyesi adlı diziyi bile kaçırmıyorum. Bizim oraların kızlarını da özledim. E mail'le de olmuyor ki. Sanırım, ateş de başıma vurdu azıcık :-) Eksi on beş bile söndürmüyor.

Bozayı, turşu suyunu, poğaçayı, sabahları ezan dinlemeyi, ezana karışan motor pat pat'larını, Saim abinin sandıkçı dükkânını, kale arkası tribünü, onunla dolaştığımız caddeleri, tespih ipi, çakmak taşı satan, parklarda kaç okka çektiğini tartan "bizimkileri", yoğurt kaymağını, çingene palamudunu, Çiçek Paşazını, Demirciler Çarşısını, İstanbul'un sinsi yağmurunu, eski arkadaşları bulup hayâl kırıklığına uğramayı, taaa çocukluğumu bilen ihtiyarları, sokak kedilerini, köpeklerini hepsini ama hepsini çok özledim. İşe de boş verdim iki gündür. Evde oturup kendime acıyorum.

Ömer Seyfettin'in Forsa'sı gibiyim burada. hem kahrımdan, hem hasretten geberiyorum.

Bu işin benimle ilgili kısmı...

Gelelim, yediğim bir haltın temizlenmesine.

Hani sana kısa bir not yazmıştım, sen de sayfana almıştın ya. Şu webmaster'likle ilgili olanı... Onu yazarken de, yazdıktan sonra da bir rahatsızlığım vardı. Bana hâlâ ve sen ne dersen de, ayıp gelen bir şeyi yapmıştım. Başkaları ne der, şeyimde bile değil, yaptığın işte, kendi dalında dünyada en önde geliyorsun benim için. Ve ben, sana tutmuş "webmasterlik işinden para kazansaydın" diyorum. Gene derim, keşke kazanabilseydin ama bunu düşünmem bile ne kadar ayıp aslında.

(Şimdi mail'in geldi. O iki yazı olacaktı bir yerlerde, bunun ardından yollarım.)

Bugün loto oynadım. Çıkarsa yırttık :-) Uzun zamandır oynamıyordum, öyle bir his var içimde. Ne güzel bir film çevirisin o parayla ama :-) Ben de reji asistanına falan yeşillenirim arkadaş kontenjanından (malûm tırmalıyorum gene).

Eyvallah.

 

Görüşlerinizi paylaşmak ister misiniz?


Adınız Soyadınız
E Posta adresiniz (gizli kalacak)
« ( Rakamı kutuya yazınız )

 

 

Ali Türkan

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Naylon geceliği orospular giyer!

Ali Türkan

Kadınsı yumuşaklık kayboldu galiba. Erkek gibi düşünen, toplumda erkek gibi başarılı olmak isteyen, hatta erkek gibi olabilmek için askere bile gitmek isteyen kadınlar sardı ortalığı. Kadınlar, dünyayı güzelleştirme fırsatını, erkek gibi olabilmek adına kaçırdılar bana sorarsan. Çünkü sınanmış ve boku çıkmış bir modeli kendileri adına keşfettiler. Yazar

İffet Teyze'nin evine giren yakışıklı hırsız

Necdet Şen

Artık neredeyse siyasî mesajlar bile cinsel çekicilik üzerinden veriliyor. En ciddi gazetelerdeki en ciddi yazı dizilerinde kimbilir hangi yabancı moda dergisinden kesilmiş fotograflar. Belli ki stüdyoda çekilmiş ve belli ki oğlan da kız da profesyonel manken.   Necdet Şen

Web Gezgini

Bir asteğmenin günlüğünden: Terör niçin bitmiyor?

Şehit asteğmenin günlüğü:

"Bugün var ya aşkım... Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum.

Gözümüzün önünden on katır on kişi geçiyor, gidelim öldürelim diyoruz göndermiyorlar.

Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar.

Nuh Gönültaş (Bugün)

En Son Yazılar

Yaban

Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Şimdi başım iki ellerimin arasında düşünüyorum: Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim?   Kitap Kurdu

Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

İlker Tortop

Her şeye alışmış olan bizler hiç bir şeye de şaşırmayacağız. Tankerler evlere girecek, uçaklar taksilere çarpacak, çocukların öğretmeni sapık, mahallenin doktoru sahte çıkacak ama şaşırmayacağız. Dağda ölecek, vadide ölecek, ölecek de ölecek insanlarımız.   Yazar

Son Yorumlar

Doğudaki insanların işlerini kaybetme konusunda Batılılar kadar ürkek olmamalarının sebebi aile...
Erkal Duran - Doğulular, Batılılar, iş hayatı ve Kemal Tahir

Ben de Star gazetesi yazarı Yağmur Atsız'dan bir alıntı yapayım. Konuya çok...
Onat Dikici - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

Hasan Celal Güzel ülkemizdeki siyasi sistem için iki başbakanlı sistem diyor. Biri...
Tuncer İnceoğlu - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

'Analar daha neler dogurur' diyenlerin kanli elleri opuluyor bu memlekette. Kapitalizmin bir kez...
Umut Kalan - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

Yakup Kadri'nin bu eseri Türk edebiyatının önde gelen gerçekçi romanlarındandır. Yazarın Ankara...
Güliz Aktuğ - Yaban

Mevlana Celaleddin-i Rumi demiş ki:...
Ali Sedat Çetinkoz - Çıplaklık ayıp mı yani?

Tüm Yorumlar

 Google Web   Derkenar  
 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

68