Patronsuz Medya

6 Eylül 2008 Cumartesi

 Google Web   Derkenar  

 

Delilik şeylerim

Ahmet Büke - 20 Temmuz 2004


patlıcan

babam bu sene bahçeye patlıcan ekti. nanelerin arasına. uzun iki ocak patlıcan. suyu gördükçe azdılar. nasıl çiçek döktüler. olunca tüm mahalleye yeterler vallahi. ama bir türlü büyümüyorlar. ya da bana öyle geliyor.

"bunlardan gözünü ayırmayacaksın. her akşam üzeri sulayacaksın," dedi.

biliyorum oyalanayım diye yapıyorlar bunu. kafam boş kalmasın maksat.

birbirimize bakıp duruyoruz.

yaprakların arasından mor burunlarını görüyorum.

"büyüyün lan, adiler."

pek yüz göz olmak istemiyorum aslında. çünkü alışırsam, seversem, ayrılamazsam onlardan nasıl yiyeceğim patlıcanlı böreği? hem közleyip salata yapacak annem. ipe dizip kurutacak. günahsız azizler gibi pencereye asacak onları. ocaktan kokuları yayılacak. kızaran soğanların arasında ağlayacaklar. ince ince terleyecek sırtları.

karıklarında dikkatlice yürüyorum. zararlı otları söküyorum. yapraklarında karıncalar dolaşıyor bazen. tek tek topluyorum, komşunun bahçesine bırakıyorum onları.

komşunun bahçesi

Çok bakımsız. karıncalar yüzünden mi bilmiyorum. ot bitmiyor, allahın otu yâni. sadece uzun saplı dikenler var. canım bir kibritle tutuşturmak istiyor. alevler yükselsin. ben onların üstüne bineyim. kızıl atların üzerinde bir çocuk. bahçede dört nala. ellerimde uzun kılıçlar. karınca ordusu peşimde.

"ileri, daha ileri. atılın aslanlarım!"

mor atım şahlansın istiyorum. dökme toplardan patlıcanlı gülleler komşunun yekpare kapısını dövsün.

"güm, güm de güm..."

komşunun kapısı

Çok sağlam. geçen gece zorladım. tornavida kırıldı bana mısın demedi. omuz geçirdim. sese ışıklar yandı. dikenlerin arasına attım kendimi. gece karınca yürür mü? burnumun üstüne yürüdüler. ellerim delik deşik oldu iğnelerden.

komşunun karısı

hırsız, evet gerçekten hırsız. deli diyeceğim ama mahallede o kadro dolu. altı üstü yok hırsız bal gibi.

gece. iyice geç ama. sabaha yakın hatta. kapı açılıyor. terliklerini çıkarıyor. öyle yalın ayak. ortalığı dinliyor. adım adım iniyor merdivenden. pencerelere doğru bakıyor. kedi gibi kokluyor ortalığı. sonra duvarı aşıyor. bizim bahçeye sıyrılıyor. doğru benim patlıcanların arasına. elini serin yaprakların arasına daldırıp yokluyor. birini seçip "çıt" kırıyor sapından.

ben nanelerin içine uzanmış oluyorum o zaman. yanıma basıyor çıplak ayaklarını. onu öldürebilirim. nasıl da kıyıcı, acımasız. acımasız kadın. saçları topuklarına kadar değiyor. onu topuklarından çekip yanıma düşürebilirim. toprak durduruyor beni. ama patlıcanlarım azalıyor her gece.

patlıcanlarım

saydım otuz yedi tane kalmış. arkadan üç beş daha gelir. babam eksilenleri fark etmiyor. aslında anlatırım da ayıp geliyor bana. hem komşunun camına tırmanıyorum diye yine bağlarlar ayaklarımı. susmalı. susmalı ama bu sene bahçeden hiç patlıcan toplanmayacak böyle giderse.

sus canım, bana ne...

 

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Konuyla ilgili görüş belirtmek ister misiniz?


 Necdet Şen Star'da

Keyifli bir gün

Ali Türkan

Bunun olabilmesi için de o yeti ve yetki, genel bir anlayışla elimizden alınmaya çalışılıyor, normlar dayatılıyor. Eyvallah, faşist denyoların "dokunulmaz" yaptığı yazarlar hakkında iki çift lâf etmeyi bir kenara bırakalım ama lâf salatasında derinlik varmış gibi davranmaktan da vazgeçelim artık. Bu yüzden, o lâf salatasına küçük bir örnek vermek istedim yukarıda yazdıklarımla. Yazarken çok eğlendim. Umarım siz de eğlenirsiniz okurken. Yazar

Son Yorumlar

Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi

Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi

Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup

Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Nabız

Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.

Ata Soyer (Evrensel)

En Son Yazılar

Kaşıyan Adam

Vahap Demir

Halk hem cumhuriyetten hem de serbest seçimlerden hoşlanmaktadır ve tepede işler nasıl giderse gitsin sabırla ve tevekkülle kendinin söz söyleyeceği günün gelmesini beklemektedir. Beklerken de herhalde keyif verdiğinden olsa gerek göbeğini kaşıyarak filân beklemektedir.   Yazar

Ramazan geldi, hazırlıklar tamam mı ey medya?

Ali Sedat Çetinkoz

Ramazan, sonuçta bir dinsel olaydır. Din deyince aklımıza ilk gelen şey nedir? Fatih Çarşamba: 50 yıldır karikatürüne aşina olduğumuz; peşinde dört tane kara çarşaflı kadınla yürüyen kurt dişli, koca tesbihli, kara sakallı bir adam! Bunlardan kurtulmamızın ilacı nedir? Laiklik! Laikliğin en katı savunucusu kimdir? TSK.   Yazar

Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Murat Örem

Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor.   Mektup

Bir doktordan mektup

Süheyla Apaydın

Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir.   Mektup

Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Vahap Demir

Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi.   Yazar

 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

°