Patronsuz Medya

Kumru ile Kumru

  Tahsin Yücel - 2005

Tahsin Yücel, Kumru ile Kumru, Sayfa:154 - 156, Can Yayınevi, 2005
(1 Şubat 2007'de Editör tarafından eklendi)


Öğleye doğru Günay apartmanının önünde, başta Bilal dayıyla Emine teyze olmak üzere, sokağın kimi kapıcıları, kadın erkek, Pehlivan'ın müdür koltuğunun çevresinde otururken, Kumru Recep efendinin karısının çiğliğini anlattı. Herkesin kendisini haklı çıkaracağını umuyordu, ama Bilal dayı kendisini haksız çıkardı.

Kadın doğru söylemiş! Sen bütün paranı gâvurun buzdolabına yediriyorsun! dedi.

Kumru şaşırdı.

Biz de herkes gibi yiyeceklerimizi, içeceklerimizi koyuyoruz dolabımızın içine. Dolap nasıl para yer ki? diye atıldı.

Kızım, sen herkesin gözünü kör mü sanıyorsun? dedi Bilal dayı, biz her şeyi biliriz dercesine elini salladı. Hepimiz bir ev sayılırız şurada, sen her şeyden önce dolabını doldurmak istiyorsun, kocana ve çocuklarına onun artıklarını yediriyorsun. Yiyeceğinizi kendinize alsan, bu kadar para harcamazdın; bu kadar da yer süpürüp cam silmezdin. Yaşamak değil bu seninki, diye ekledi.

Kumru iliklerine dek ürperdi.

Yaşamak değil de ne peki Bilal dayı? diye sordu, ağlamak üzereymiş gibi titriyordu sesi.

Bilal dayı içini çekti.

Ben diyeyim şaşkınlık, sen de manyaklık, diye yanıtladı.

Yani ben deli miyim sence?

Değilsin, akıllı kadınsın, ama bu senin dolap merakın bir delilik olup çıktı.

Peki ne yapayım? Kazandığım parayı harcamayayım mı?

Harca; ama hepsini dolaba harcama. Dünyada para harcanacak şey mi kalmadı? Herkes görüyor şu sokakta, bu dolabı aldın alalı, yiyeceğe, içeceğe, eskiden harcadığının beş katını harcıyorsun; ama boyun büyümüyor, bu arada çocukların su içmeyi unutuyor.

Kumru herkesin kafa salladığını gördü, birden içi ürperdi.

Peki, ne yapayım Bilal dayı? diye sordu titrek bir sesle. Paramı neye harcayayım?

Bilal dayı gözlerini uzak bir noktaya dikerek başını salladı.

Ben ne bileyim ki güzel kızım? Alt tarafı yaşlı bir kapıcıyım ben, dedi. Bunu bana soracağına, televizyon izle, daha iyi. Reklamlara iyi bak; her şeyi onlardan öğrenebilirsin.

Öyle mi diyorsun?

Evet, hep söylerim; işte Emine teyzen burada; hep söylerim: muhtar da, kaymakam da, vali de olsan, televizyon izlemiyorsan hiç bir şey bilemezsin. Boşuna yaşarsın yani.

Nasıl yani?

Nasıl olacak ki? O dolap da o dolap, o marka da o marka diye tutturdun. Televizyon izleseydin, belki de dolaptan önce bulaşık ve çamaşır makinesi alırdın.

Ben çamaşırımı ve bulaşığımı tertemiz yıkıyorum Bilal dayı.

Yıkıyorsun, ama anan da yıkıyordu, güzel kızım. Anandan bir farkın olmayacak mı?

Neden olsun ki?

Evini süpürdüklerinden neden farkın olsun?

Yani önce çamaşır ve bulaşık makinesini mi almalı?

Hepsini almalı kızım. Ama önce televizyondan başlamalı. O gösterir sana yolunu.

Yorumlar

Çok sevdim ben bu kitabı. Sonu tarafımdan İzmir Kızlarağası Hanı Avlusunda hüngür hüngür ağlanarak okunmuştur.

Çok içtendi, çok hoştu ve korkunç acıklı.

Cazibe - 23 Mayıs 2007 (23:16)

Tahsin Yücel kitaplarını okuyup da zevk almamak olur mu? Eğer imkânım olsaydı Kumru ile Kumru 'yu film yapmak isterdim. Bir insanı çevresi ve kullandığı eşyaların nasıl değiştirdiğini bu kitapta görüyorsunuz. Herkese tavsiye ederim.

Arif Hakverdi - 8 Aralık 2009 (22:09)

Çok beğendim… Ama neden her sayfada en az iki defa devinim sözcüğü geçiyoooo…

Cemile - 20 Ocak 2010 (17:21)

Tunuslu psikanalist Fethi Benslama'nın 27 Şubat günü İstanbul'da verdiği konferansta söylediklerinden:

Kadının kamusal alana gelişi, İslâmiyet'in bütün simgesel düzenini bozmuştur. Suçluluk duygusunun kaynağı budur. Suçluluk demek, gizli (yasak) hazların, bir başka hakikatin varlığı demektir. Özne, istemeden, eski yörüngesinden çıkmıştır, çünkü modernlik bilinçte yerini almaktadır; buzdolabı demek bilim demektir vb (Tahsin Yücel'in romanına selâmlar olsun)…

İki odaklı hakikatle (bilim+vahiy) yaşanabilir ama, kolay değildir bu, diyor Benslama. Süreç henüz 50, en fazla 100 yıllıktır, yerine oturmamıştır.

Yazının tamamını okumak için: İslâm'ın psikanalizi (Necmiye Alpay - Radikal)

Krişna Yumurti - 4 Mart 2010 (12:29)

diYorum

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Kariyer Kedi Kemalizm Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Spor Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

120