Birinin kalp krizi geçirip geçirmediğini nasıl anlayabiliriz ve bu durumda ne yapmak gerekir acaba?
Yaprak - Aralık 2004
Birçok insanın kalp krizi belirtilerini ayırt edemediği için hayatını riske attığını görmekteyiz. Önemli bir konu.Kalp krizi kurbanları, belirtilerin yeterince ciddi olmadığını düşündükleri için tedaviyi geciktiriyorlar.
Bu insanların sadece dörtte birinin kalp krizi belirtileri başladığı zaman bir saat içinde yardım çağırdığı, yaklaşık yüzde 50'sinin ise yardım çağırmadan önce dört saatten fazla beklediği belirlenmiş.Tedavideki her 30 dakikalık gecikmenin, saniyenin kişiye maliyeti yıllar olacaktır. Kalp krizinin (miyokart infarktüsü) majör belirtisi göğüs ağrısıdır. Göğsün orta yerinde sıkıştırıcı, ezici, baskı tarzında ifade edilir. Kişiden kişiye ağrının şiddeti değişebilir. Göğüs ağrısı çeneye, omuzlara, sola kola, sırta, mideye vurabileceği gibi göğüs ağrısı olmadan da bu ağrılar kalp krizinin belirtisi olabilir. Beraberinde bulantı, kusma, çarpıntı,bayılma hissi, nefes darlığı da bulunabilir. Belirtiler kişiden kişiye değişebilir.
Ayrıca ağrı her zaman ciddi ve şiddetli olmayabilir. Kalp krizi yaşlılarda nefes darlığı, bayılma, fenalık hissi gibi yakınmalarla da ortaya çıkabilir.
Ağrının boyuna, alt çeneye ve kola yayılması tanı koydurucu önemli noktalardır. Kalp krizinin kendisine özgü tanı koydurucu fizik bulgusu yoktur; ancak birçok hastada cilt soğukluğu, solukluk, soğuk terleme gibi artmış otonom sinir sistemi aktivasyonuna ait bulgular, tansiyon düşüklüğü veya zayıf nabız bulunabilir. Açıklanamayan yorgunluk, bitkinlik gözden kaçabilecek bir belirtidir. Göğüs ağrısı kalp krizinin bir belirtisidir, yalnız her göğüs ağrısı kalp krizi değildir. Hekimler göğüs kafesi ile çene arasında olan bütün ağrılarda kalp krizi ihtimalini düşünür.
Ayrıca bu belirtilere uymayan tipik olmayan veya ağrısız sessiz kalp krizleri de vardır.
Serotonin - Aralık 2004
Kalp krizi belirtilerinin farklılığı nedeniyle daha önceden kalp krizi geçirmiş kişiler bile yeni krizin farkına varamama ihtimali yüksek. Hepimiz kalp krizini birden başlayıp, şiddetli seyreden bir hadise olarak düşünürüz. Birden başlayan şiddetli bir göğüs ağrısının kalp krizi olacağından zaten kimsenin şüphesi yoktur. Ancak kalp krizi gerçekte çoğunlukla yavaş başlar, hafif bir ağrı, rahatsızlık hissi şeklindedir. Öncü belirtiler diyebiliriz. Bu belirtiler birkaç dakika sürer, kaybolur, tekrar geri gelir. Çoğu kişi bu safhaya aldanır, sağlık kuruluşuna müracaat etmez veya geç müracaat eder. Başta da söylediğimiz gibi belirtileri yeterince ciddi olmadığını düşünür. Ne kadar erken müdahale, o kadar kalpte kazanç anlamındadır...
Kalp krizinde her dakika altın değerindedir. "Bir çok kalp krizi, göğüs kafesinin merkezinde hafif bir huzursuzluk olarak başlar. Göğsün merkezinde bir kaç dakika süren veya gelip giden huzursuzluk hissedilir. Bu huzursuzluk; basınç, sıkıştırma veya dolgunluk şeklinde de hissedilebilir. Belirtiler bir veya iki kolda, sırtta, boyunda, çenede veya midede huzursuzluk şeklinde hissedilebilir. Nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi olabilir. Ardından miyokart infarktüsü oluşur." Bu açıklamalardan korkmamak fakat bilmek dileğiyle sağlıklı günler dilerim. "GÖĞÜS AĞRISI KALP KRİZİNİN BELİRTİSİDİR, FAKAT HER GÖGÜS AĞRISI KALP KRİZİ DEĞİLDİR"
Serotonin - Aralık 2004
Mesaj Ne yapmalı? 112 Acil 112 tuşlandığı zaman çıkar, adres vs bilgisi sorular olacağı biraz uzayacağı için 2. bir kişi veya azıcık sabır gerekir, bir de meşguliyet durumu. Hemen aranmalı. Şuur kapalı ise ilkyardım bilgisi (sertifika?) almış olmak şart. Bir şey tavsiye edemeyeceğim. Ölü olup olmadığını bilmek gerekir, yaşayan bir kişi yanlışlıkla ölü sanıp kalp masajı uygulanabilir.
Nefes alıp almadığına bakın, solunum yollarının tıkanmamasına dikkat edin. Birşey içirmeye kalkmayın. Şuur açıksa kişi hareket ettirilmemeli. Rahat ettiği pozisyonda tutmalı. Nefes darlığı olanlar oturunca rahat eder, kusması olanın sırtüstü yatması doğru olmaz, yan yatmalı. Boyun ve giysileri gevşetilse iyi olur. Acil ekibi gelene kadar bir sakıncası yoksa (mide kanaması, hastaya ait sebepler) 1/2 yarım Aspirin (büyükler için olan) ağızda çiğnetilmeli.
Tavsiye edilen doz aralığı 160-320 mg. Büyük Aspirin 500 mg. Yarısı 250 mg istenen doz aralığında. Bağırsakta çözünen, enterik kaplı (coraspin) tercih edilmez. Ağız içi emilim az olacağından. Aspirin basit fakat etkili bir ilk yardımdır. Hastanın kullanmasında sakınca yoksa. Hastanın tansiyonu düşük değilse nabız sayısı normalse (60-100 arası) İsordil 5 mg.lık tabletlerden 5 er dakika arayla ağrının geçme durumuna göre en fazla 3 defa verilebilir. İsordil verilen kişinin son 24 saat içinde Viagra ve benzerleri almadığına emin olmak lazım, yoksa öldürücü olabilir.
Bir de Acil ekibinin çabuk geleceğini bildiğimiz durumlarda İsordil verilmese daha doğru. Kalbin sol tarafını tutan krizlerde İsordil faydalı iken sağ tarafını tutan krizlerde(sağ ventrikül infarktüsü) zararlı olur, ayrımı EKG iledir. Her ne kadar hekimler hastalarına evde almalarını ve ondan sonra doktor çağırmalarını tavsiye ederlerse de doğrusunu bilmekte fayda var. Yardımın gecikeceği vakalarda uygulanabilir.
Hasta taşıma esnasında kesinlikle yürütülmemelidir, kalp yorulacağı için. İnternette yazılan yalnızken kalp krizi masajının herkes için doğruluk payı yok. Sadece profesyonellerin hastane içi aritmilerde uyguladığı bir yöntem. Ritm bozukluğunu önler. İnfarktüste ritm bozukluğu yoksa zaten bir anlamı yok.Kılavuzlarda da önerilmiyor, kanıt yok.
Serotonin - Aralık 2004
Kalp krizi önlenebilir bir hastalıktır. Patoloji seneler içinde gelişir. Aşağıdaki linten gelecek 10 yıl için kalp krizi riskinizi hesaplatın. % 10 altı düşük risk. % 10-20 arsı orta, % 20 üzeri yüksek risk. Orta ve yüksek risklilerin rik faktörlerine yönelik tedavi alması şart. Sigaranın ne kadar büyük bir risk faktörü olduğuna dikkat edin, yalnızca sigara evet/hayırı değiştirerek. http://hin.nhlbi.nih.gov/atpiii/calculator.asp?usertype=pub
Serotonin - Aralık 2004
Bu yazı eşe dosta tavsiye edilir
Sorular Cevaplar

Ali Türkan
"Ayağım takıldı" gibi bi şeyler geveledim ama yemedi sanırım. Kikirdeyerek ve "hüüürsss" diye bir ses çıkartıp ineğini güderek uzaklaştı. Dağ başında, zıbıdık bir veledin maskarası da olduk anasını satayım! Tamam, Budizm, nefs terbiyesi falan iyi güzel de, bu akşam sığır bonfile ziftleneceğim. Hele şu pantalon bi kurusun, eti pişirip pişirmeyeceğime de ondan sonra karar vereceğim. Devam »

Necdet Şen
Ne oluyor? Biz neden her on yılda bir birbirimizi gırtlaklayacak kadar kamplaşıyoruz? Kim geriyor ilişkileri? Neden her politik gelişmeyi varlığımızı tehdit eden ölümcül bir kumpas gibi algılıyoruz? Devam »
Ayhan Erol ölçmüş, biçmiş, tartmış yazmış yazısını abilerim , ablalarım. Bu konuda...
Dr. Dertli Dermanî - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz
Sizden daha iyi, daha dürüst, daha akıllı bir insan mıyım bilemiyorum. Ama sizden daha...
Necdet Şen - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz
Üfürmek kolay, sağlık personelinin sorunları hakkında bir yazı yazabildin mi? Sanmıyorum...
Ayhan Erol - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz
Ne kadar sahici bir aşk öyküsü. Daha doğrusu, ne kadar sahici bir öykü. İnsanın kendisini bu...
Sedef Türker - Neredeydin ki günlerdir?
Bu dünyada ne kadar büyük bir boşluğu doldurdukları ancak yokluğunda farkedilen insanlar vardır...
Mutlu Olsen - Halk böyle istiyor
İşler sarpa sardıkça, bizim aydınlar iyiden iyiye beyaz atlı prensini bekleyen genç kızlara (daha kötüsü buhranlı kadınlara) benziyorlar. Öyle olunca, mesele sadece AKP'nin kof çıkması değil, platonik aşklarının hepsi hayal kırıklığına mahkûm.
Seyit Balkuv
Dikkat, zokayı yutmak üzeresiniz. Zihninizle egonuz size bir oyun oynamaya hazırlanıyor. O amcayı yüceltmek ve dolayısıyla diğer birilerini aşağılamak üzeresiniz. Tabii siz yücelen tarafta kalacaksınız. Devam »
İlker Tortop
Gençliğimi özlüyorum ben. Omzumdaki romatizma ağrılarına rağmen özlüyorum o günleri. Beyazlara muhtaç değildik, tuğladan ocağımız yetiyordu gülerek yaşamaya. Etrafımızdakileri etkilemek zorunda değildik ve hayat çok ucuza geliyordu. Devam »
Ali Sedat Çetinkoz
Şimdilerde emekliliklerini yaşayan iki üst derece hakim ve iki cumhurbaşkanından başka başına fötr takan devlet adamı var mı bilmiyorum. 70'li yıllarda gurbetçilerin izine gelirken giydiği, yeşil ördek tüylü Bayerisch fötrler bile artık kayboldu. Devam »
Vahap Demir
Sözün özü, Türkiye'de ne sol ne de liberal düşünce yoktur. Az sayıda bunların ne olduğunu bilen insan da tartışmayı harlandıracak kadar kalabalık veya güçlü değildir. Tartışmanın düzeyi de zaten her defasında "bizden gayrisi bize dost değil" önermesiyle sonlanacak kadardır. Devam »
© 2000-2008 ~ Derkenar, tasarım + programlama + uygulama olarak bir Sokak Kedisi ürünüdür. Tüm hakları yasal koruma altında olup, içeriği izinsiz çoğaltılamaz, ticarî nitelikli yayınlarda ve internet sitelerinde (çok kısa tanıtımlar dışında) kullanılamaz.