Ekrandaki radyasyon

bilgisayar başında çok uzun saatler geçiriyorum. hem işte hem evde. her iki monitörümde de ekran koruyucu yok. acaba maruz kaldığım radyasyonun oranı sağlığıma zararlı olabilecek boyutta mıdır?

zuhal yücel - 20 Aralık 2004

Radyasyon

Teknolojinin giderek gelişmesiyle radyasyon yaymayan birşey kalmadı: Ekranınız, kablosuz yerel ağ uyarlayıcınız (Wireless kartınız yani), mavidiş (Bluetooth) ve hepsinden önemlisi cep telefonunuz ve evinizdeki deck tabir edilen kablosuz telefonlar. Hepsine karşı bir önlem geliştirmelisiz. Ekran filtresi ekran için en iyi seçenek. Ancak son yıllarda üretilen ekranların çoğunun ortama yaydıkları enerjinin düşük olduğunu tahmin ediyorum. Yine de asıl tehlikenin telefon olması olasılığı çok yüksek :)

Utku Ünal - Aralık 2004

Elektromanyetik emisyon (radyasyon)

Elektrik enerjisiyle çalışan bütün cihazlar yaydıkları alanlardan ötürü diğer elektronik cihazlarda etkileşime (interferans) sebep olurlar. Bu etkileşim aşırı olduğu zaman diğer cihazlar bazı fonksiyonlarını yapamazlar. İnsanlarda ise biyolojik etkiler neden olurlar. BİLGİSAYAR EKRANLARINDAN ÇIKAN IŞINLAR:

1- UV

2- KIZIL ÖTESİ IŞINLAR

3- GÖRÜNÜR IŞIK

4- RADYO DALGALARI

5- VLF

6- ELF

7- SES DALGALARI

8- ULTRASON ve ENFRASON DALGALAR (çok düşük ve çok yüksek frekanslı ses dalgaları)

9- Yüksek voltaj ve tarama devrelerinin oluşturduğu elektriği ve manyetik alanların karması.

Tehlike VLF ve ELF tipi elekromanyetik (EM ) dalgalarıdır. Uzun süreli maruziyetin kümülatif etkiler oluşturması kuvvetle muhtemeldir. Gebe kadınlarda düşük oranında artış, erken doğum ve anormal doğum oranında artış. Bu konuda elde pek çok kanıt vardır.

Örneğin, Oakland'dan (California) Kaiser Permanente Medical Grubun 1583 gebe kadın üzerindeki bir incelemesi, haftada 20 saatten fazla bilgisayar ekranı karşısında çalışanlarda ilk 12 haftada çocuk düşürme oranının 2 kat arttığını göstermiştir. 1979-1980 arasında Toronto Star gazetesinde (Kanada) çalışan kadınlardan doğan 14 bebeğin 7'sinde doğuştan anormallikler (çarpık ayak, yarık damak, kalpta delik, gelişmemiş göz, vb.) bulunmuştur. Bu konudaki en gelişmiş çalışma Montreal'de (Kanada) 51200 doğum ve 4300 spontan düşük üzerine yapılmıştır.

Düşük oranı normal gebelerden %5,7 iken, haftada 15 saatten fazla bilgisayar ekranı karşısında çalışanlarda %9,3'e çıkmıştır. Genç insanların gözünde katarakt oluşumuna yol açmaktadır. California Üniversitesi Optometri Okulu'ndan bildirildiğine göre, günde 6 saat süreyle, 4 yıl ekrana bakmak, gözün yakına uyum yapma yeteneğini bozmakta, yani gözün zamanından önce yaşlanmasına yol açmaktadır. Yüz derisinde döküntülere neden olmaktadır.

Ekran karşısında 2-6 saat kalmakla bile yüz kızarmaktadır. Deri döküntülerinin nedeni, nemin az olduğu ortamlarda ekran önündeki elektrostatik yüklerin deri üzerinde depolanmasıdır. Yapılacak şey ortamın yeterince nemlendirilmesi, iletken halılar kullanılması, işyerinin havalandırılması ve yüzün güneş yanığını önleyen kremlerle korunmasıdır. Bilgisayar ekranları, beynin özellikle hipotalamus ve hipofiz bezi ön lobu bölgesinde doku bozukluğu yaparak cinsel hayatı ve üremeyi bozmaktadır.

Hipotalamus'tan çıkan LHRH ve hipofiz ön lobundan çıkan gonadotropin hormonlarının yetersizliği sonucu kadınlarda menstruasyon bozuklukları ve düşükler olmaktadır. Bilgisayar ekranından çıkan uv-A ışınları ABD uv güvenlik sınırının (10W/cm2) 200-1500'de biri kadar olmasına rağmen uzun vadede derinin uv-A'ya duyarlılığını artırmakta ve birikici biyolojik tahrip yapmaktadır.

Ayrıca uv-A, a vitaminini deri ve plazmada çok aktif ürünlere dönüştürmekte ve bunların birikmesi sonucunda A vitamini zehirlenmesi oluştuğu gibi, aynı ürünler fetal dolaşıma girerek anormal gebeliklere neden olmaktadır. Bu zararları en aza indirmek için hem üreticiler hem de standardizasyon kuruluşları bir takım zorunluluklar ve standartlar getirmişlerdir. MPR I ve MPR II standartları ile düşük radyasyonlu ve yansıma oranı düşük monitörler üretilmesi standartları getirilmiştir. TCO'99 standardı ile bir monitörün kullanıcıyı statik elektriğe karşı koruması ve yansıma oranı düşük ekran kaplaması kullanması gerek görülmüştür.

Ayrıca üretimlerinde insan sağlığına zararlı kurşun, kadmiyum ve klorin gibi maddelerin kullanılması yasaklanmıştır. Bunun yanında örneğin TCO'99 destekli 20'' USB'den çalışan bir monitörün en düşük 85Hz'de çalışması, uyku modunda 1 W güç çekmesi (en fazla 5 W) öngörülmüştür. Kullandığımız monitörün yeni nesil low-radiation özelliği olmasına dikkat etmeliyiz. TCO'99 ve MPR II standartlarını aramalıyız...

Katot tüplü (bildiğimiz monitörler) CRT (cathode-ray-tube) monitör yerine LCD (liquid-crystal display) monitör kullanabiliriz. Televizyon ekranı için plazma tv. Filtre ve ekran kullanmak gibi yöntemler, katot ışın tüpü, monitör ve televizyonların yaydığı düşük frekanslı magnetik alanları önlemede başarısızdır. Magnetik alanların yayılmasına insan vucudu, örtü, duvar gibi şeyler engel olamaz. Sıvı kristal ekran (LCD) bilgisayarlarda elektrik ve magnetik alan yayılımı yoktur.

Ayrıca yoğun bilgisayar kullanımına bağlı diğer rahatsızlıklar da şunlar: Tekrarlanan Zorlama Yaralanması (Repetitive Strain Injury), Karpal Tünel Sendromu (Carpal Tunnel Syndrome), Bilgisayar Görme Sendromu (Computer Vision Syndrome), Göz Yorgunluğu (Computer Eyestrain)

Serotonin - Aralık 2004

Anlaşılmaz harfler

Serotonin'in mesajındaki TCO'9 9-TCO'9 9- 20'' USB' gibi kelimeler dikkatimi çekti. Bunlar aynen yazıldığı gibi mi, yoksa ekrana print edilirken bir "encoding" kazasına mı kurban gitti? E posta ile bilgilendirilirsem belki düzeltebilirim. (Bu öneri aslında Pano'ya yazan herkes için geçerli. Yazdığınız notta daha sonradan düzeltilecek bir taraf görürseniz, bir e posta atmanız yeterlidir.)

Derkenar - Aralık 2004

Düzeltme

Haklısınız. Erbabı zaten anlar diyerek tembellik etmiş, düzeltme mesajı yazmamıştım... Bu hata, bu siteye gitmez. Yanlış bilgilenmeye neden olacağını hatırlatan mesajınız için teşekkür ederim. Tahmin ettiğiniz gibi bir "encoding" kazası.

Doğrusu şöyle olacaktı. Bu zararları en aza indirmek için hem üreticiler, hem de standardizasyon kuruluşları birtakım zorunluluklar ve standartlar getirmişlerdir. MPR I ve MPR II standartları ile düşük radyasyonlu ve yansıma oranı düşük monitörler üretilmesi standartları getirilmiştir. TCO'99 standardı ile bir monitörün kullanıcıyı statik elektriğe karşı koruması ve yansıma oranı düşük ekran kaplaması kullanması gerek görülmüştür.

Ayrıca üretimlerinde insan sağlığına zararlı kurşun, kadmiyum ve klorin gibi maddelerin kullanılması yasaklanmıştır. Bunun yanında örneğin TCO'99 destekli 20" USB'den çalışan bir monitörün en düşük 85Hz'de çalışması, uyku modunda 1W güç çekmesi(en fazla 5 W) öngörülmüştür.

Serotonin - Aralık 2004

 

 

( Yeni Konu )

Ekrandaki radyasyon

Bu konuda görüşlerinizi alalım


Adınız Soyadınız
E Posta adresiniz (gizli kalacak)
« (Onay Kodu)

 

 

Bu yazı eşe dosta tavsiye edilir

 

 

Yüzünü kaybetmiş insanlar

Ali Türkan

Gene kirpiğin oynamayacak. Belki komşu ülkeyi yerle bir edecekler ve sen "nasıl olsa ticaret yapmıyoruz" diyebilecek, kullanamadığın lüks arabaların derdine düşeceksin ve adam olmaktan dem vuracaksın. Öyle ya! Geber pis Arap! Crash! Boom! Sack! Bu kadar cool'lük, üşütüyor beni. Sahi, unutmadan yazayım: Pulp sözcüğü, hiç bir değeri olmayan, ucuz gangster romanlarının basıldığı kâğıtları anlatmak için kullanılıyor. Devam »

"Rütşvet davası'nın iddianase minde..."

Necdet Şen

Şimdi teknoloji aldı başını yürüdü. Quark Express'ten Freehand'e kadar neler neler var. Çek uzasın, tut dönsün. Tıkla, yazı sayfada. Bir tık daha, yazı kalıpta. Al sana istediğin kadar zaman ve işgücü fazlası, tepe tepe kullan, değil mi?   Devam »

Son Yorumlar

Ayhan Erol ölçmüş, biçmiş, tartmış yazmış yazısını abilerim , ablalarım. Bu konuda...
Dr. Dertli Dermanî - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz

Sizden daha iyi, daha dürüst, daha akıllı bir insan mıyım bilemiyorum. Ama sizden daha...
Necdet Şen - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz

Üfürmek kolay, sağlık personelinin sorunları hakkında bir yazı yazabildin mi? Sanmıyorum...
Ayhan Erol - Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz

Ne kadar sahici bir aşk öyküsü. Daha doğrusu, ne kadar sahici bir öykü. İnsanın kendisini bu...
Sedef Türker - Neredeydin ki günlerdir?

Bu dünyada ne kadar büyük bir boşluğu doldurdukları ancak yokluğunda farkedilen insanlar vardır...
Mutlu Olsen - Halk böyle istiyor

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

'Aydınlar'ın beyaz atlı prensi

İşler sarpa sardıkça, bizim aydınlar iyiden iyiye beyaz atlı prensini bekleyen genç kızlara (daha kötüsü buhranlı kadınlara) benziyorlar. Öyle olunca, mesele sadece AKP'nin kof çıkması değil, platonik aşklarının hepsi hayal kırıklığına mahkûm.

Nuray Mert (Radikal)

Son Yazılar

Gezme ceylan bu dağlarda, seni avlarlar

Seyit Balkuv

Dikkat, zokayı yutmak üzeresiniz. Zihninizle egonuz size bir oyun oynamaya hazırlanıyor. O amcayı yüceltmek ve dolayısıyla diğer birilerini aşağılamak üzeresiniz. Tabii siz yücelen tarafta kalacaksınız. Devam »

Gençliğe Övgü

İlker Tortop

Gençliğimi özlüyorum ben. Omzumdaki romatizma ağrılarına rağmen özlüyorum o günleri. Beyazlara muhtaç değildik, tuğladan ocağımız yetiyordu gülerek yaşamaya. Etrafımızdakileri etkilemek zorunda değildik ve hayat çok ucuza geliyordu. Devam »

Yakın Tarih Dersleri 02

Ali Sedat Çetinkoz

Şimdilerde emekliliklerini yaşayan iki üst derece hakim ve iki cumhurbaşkanından başka başına fötr takan devlet adamı var mı bilmiyorum. 70'li yıllarda gurbetçilerin izine gelirken giydiği, yeşil ördek tüylü Bayerisch fötrler bile artık kayboldu. Devam »

Burak Obama

Vahap Demir

Sözün özü, Türkiye'de ne sol ne de liberal düşünce yoktur. Az sayıda bunların ne olduğunu bilen insan da tartışmayı harlandıracak kadar kalabalık veya güçlü değildir. Tartışmanın düzeyi de zaten her defasında "bizden gayrisi bize dost değil" önermesiyle sonlanacak kadardır. Devam »

Hınzır İçimden Sızıyor Haylaz Hindistan

İsmail Ragıp Geçmen

Bir çocuk, kadının o halini fotoğrafladığımı görünce, tüm fırlamalığıyla kadına sokuluyor ve üstündeki şalı indirip kaçıyor. İşte o anda fotoğraf makinem elimden kayıyor. Şaşkınlık içinde bakakalıyorum. Yüzünü ve saçlarını gizleyen örtü indirildiğinde ortaya sarışın, hafif çilli, deniz mavisi gözleriyle çok hoş bir batılı kız çıkıveriyor! Devam »

Yakın Tarih Dersleri 01

Ali Sedat Çetinkoz

Bu işin idealizmle, sosyalizmle, bağımsızlıkla bir ilgisi yoktu! Neyle ilgisi olduğunu da çok geçmeden anladık. Birebir içinde yaşadığım hergün ölümlü olayların ardından bir sabah darbe oluverdi. Artık sağ-sol çatışmasına gerek kalmamıştı ve çıkaranlar tarafından "bıçak gibi" aniden kesiliverdi. Devam »

 Google

 

© 2000-2008 ~ Derkenar, tasarım + programlama + uygulama olarak bir Sokak Kedisi ürünüdür. Tüm hakları yasal koruma altında olup, içeriği izinsiz çoğaltılamaz, ticarî nitelikli yayınlarda ve internet sitelerinde (çok kısa tanıtımlar dışında) kullanılamaz.

75