Patronsuz Medya

Terkedilen…

Necdettin Sakal - 29 Haziran 2011  


Giden için aslında söylenecek çok fazla söz yoktur; bencildi, sorumsuzdu dersin, olur biter. Belki bir aile kurmanın ne demek olduğunu kavrayamamıştır, belki de dermansız bir derde duçar olmuş, yosmanın tekine kapılmıştır, ne avrat görmektedir gözü ne çoluk çombalak.

Giden için mesele bitmiştir büyük ölçüde. O, kendine başka bir hayat kurmayı başarabilendir.

(Lütfi Akad'ın Vesikalı Yarim filmini hararetle tavsiye ederim. Bu konuda bir başyapıttır.)

Gelelim terkedilene… Bence bu denklemin en çözümsüz kalemi odur. Kendisinin tüm defolarını, tekrarlamaktan bıkmadığı, ne bıkması, şehvetle bağlandığı bir hayırsız koca efsanesinin arkasında görünmez kılmanın üstadı olmuştur süreç içinde.

Evlatlardan, hısım akrabadan, konu komşudan oluşmuş bir kitle yaratır kendine terkedilen ve onlara kendi mağduriyeti üzerinden yıllar yılı hükmeder. Adeta sonsuza kadar sürecek bir borç senedi imzalatmış gibidir. Sonsuz bir hınç pınarı gibi şorul şorul akar durur üzerlerine.

O da kendine yenilgiden iktidar devşiren -böyle- bir hayat kurmuştur aslında. Ana Kraliçe ve Kesintisiz Yas.

Ama dikkat! Bu hayat, zehirli bir hayattır ve hükmedebildiği herkesi zehirler.

Böyle annelerin evlâtları evlenseler de kurtulamazlar işlemedikleri bir kefaretin bedelini gün be gün ödemekten. Hatta kalkıp Avusturalya'ya, İzlanda'ya, Patagonya'ya yerleşseler de kurtulamazlar. Mağdur Anne öyle bir enerjiye öyle bir kapsama alanına sahiptir ki, Medusa bile onun yanında vızıltı kalır.

Çünkü Mağdur Anneler köleleştirdikleri evlâtlarının tutsaklığından beslenirler.

Çok az evlât, hayat boyu acıyıp durdukları annelerinin aslında son derece zalim ve bencil olduğunun ayırdına varabilir.

Hoş, varsan ne olacak? Hikaye öylece sürer gider. Kraliçe yaşlanmıştır artık, sarsmaya kıyamazsın.

diYorum

 

88
Derkenar'da     Google'da   ARA