Necdet Şen - Star, 1 Ağustos 2008
Bomba yeni icat edilmedi. Özellikle de dinamit.
Peki yüzyıllardan beri var olan patlayıcılar neden günümüzün en önemli siyasî aktörlerinden birine dönüştü?
Bir düşünelim. Diyelim ki günün her saati yayın yapan ve evlerin çoğunda gün boyunca hep açık kalan televizyon kanalları hiç yok.
Diyelim ki gazeteler fotograf basabilecek teknik imkânlara sahip değil.
Yani diyelim ki medya görüntü yoluyla ceset pornografisi yapabilme olanağından tümüyle yoksun.
Böyle bir durumda terör haberleri bugünkü kadar etkileyici olur muydu?
Devam ediyoruz. Diyelim ki teknoloji gene aynı teknoloji. Ama medya belki sağduyusunu ihtiraslarının önüne koyabilmeyi başarabildiği için öyle dehşet verici görüntüler kullanmıyor ve haberi allayıp pullamadan, serinkanlı bir dille, kamu yararını gözeterek veriyor.
O zaman da bu tarz bombalı katliamlar siyaseten aynı derecede büyük bir koz olarak kullanılabilir mi?
Üç yaşındaki bebelerin bile sokakta bombalı saldırıyla parçalanma korkusu içinde yürüdüğü bu tedirgin ruh hali sadece kimliği belirsiz bir teröristin (belki de üç kuruşa satın alınmış bir işsizin) eseri olabilir mi?
Terör, medyasız da var olabilir. Ama ancak onu ortalığı velveleye vererek yansıtan bir medya sayesinde bu kadar önemli bir güç haline dönüşür. Bunu bir yere kaydedelim.
O nedenle de patlayan bombalardan sonra yapılan bu tarz bağırgan yayıncılık, bilmeyerek -ya da bilmezlikten gelerek- o şeytanî planın tamamlayıcı aktörüne dönüşüyor.
Terör eylemlerinin planlayıcıları eylem planlarını muhtemelen bunun Medya aracılığıyla kamuoyuna nasıl yansıtılacağını da hesaba katarak yapıyor.
Denir ki, "Terör eylemleri çoğunlukla televizyonların ana haber bültenlerine yetiştirilebilecek bir saatte uygulamaya konmaktadır."
Eğer öyleyse korkunç bir şey değil mi bu?
Terör medyayı parmağında oynatıyor demektir o zaman.
Birbirlerinden yolcu kapmaya çalışan dolmuş motorları gibi abartıyı abartıyla katlayarak yayın yapan Televizyon kanalları Terör lordlarının oyununa geliyor demektir.
Onları taklit etmeye çalışan yazılı basın da bir kez daha kendi kendine verdiği namus sözünü unutup yangına körükle koşuyor demektir.
Dolayısıyla Medya, her planlanmış Terör eyleminden sonra bu kumpasa bilmeden de olsa su taşıyor ve bunu habercilikle karıştırıyor.
Burada yanlış olan, Medya'nın bu haberleri kamuoyuna duyurması değil, duyururken popülizme meyletmesidir. Yani seyirciyi/okuyucuyu kucaklamak adına, sahneye profesyonel cenaze ağlayıcısı edasıyla dalmak ve zaten gerilmiş olan ortamı daha da germektir. Bu tarz habercilikte sorumluluk duygusuyla bağdaşmayan bir taraf var.
Terör olayları bundan sonra da olacak ve olduğunda da tabii ki haber yapılacaktır. Toplumun acısına usulü dairesince tabii ki tercüman olunacaktır. Kimin itirazı var?
Ama Terör'ün kendine biçtiği rol, eğer tahmin edildiği gibi insanları dehşete düşürmek ve bu dehşet duygusunun yarattığı yılgınlık ortamında siyaset gemisinin dümenini kendi istediği yöne kırmasa, orada durup bir daha düşünmek gerekmez mi?
Teröre karşı geliştirilecek en akıllıca refleks, "uy uy uy, ellerin kırılsın gözün çıksın zalım, nasıl kıydın kınalı kuzulara" diye yaygara koparmak ve saçını başını yolan dizini döven annelerden rol çalmaya kalkışmak mıdır?
Ekranlardaki haykıran anonslarla ve sürmanşetten verilen kanlı fotograflarla bir sonraki saldırıya da yeşil ışık yakılmış olmaz mı?
Bu durumda Dedem Necdet geliyor, boy boylayıp soy soyluyor ve görelim hânım ne diyor:
Aydur.
Ey Medya, titreyip kendine dönmeli ve kriz anlarında serinkanlı bir duruşla toplumsal barışa destek çıkmalısın, heey!
Her kanlı eylemden sonra ortaya çıkan infialden istifade etmeye çalışan linç kışkırtıcılarına alet olmamak da işin cabası, anladın mı heeey!
Vatandaş ne düşünüyor?
Terör üzerine yazılmış yazıları internette arayıp okurken sizin yazınıza da rastladım. Hoş bir tesadüf olarak Derkenar'ı da keşfetmiş oldum. Web Gezgini bölümünüzden link vermiş olduğunuz "Terörizmi Tanımlamak" yazısını da buldum bu sayede.
Yazıdaki şu tanımı bir katkı olarak buraya ekleme ihtiyacı duyuyorum:
"Biz terörizmi şöyle tanımlıyoruz: "Terörizm, bir bireyin, örgütün, şirketin ya da devletin, insan olsun insandışı hayvan olsun masum kişiler üzerinde kasıtlı olarak fiziksel şiddet uygulayarak dinî, ideolojik, siyasî ya da iktisadî amaçlarına ulaşmaya çalışmasıdır." (Bkz »)
Bize sunduğunuz bu değerli çalışma için teşekkürler.
Onur Demir - 18 Eylül 2009 (17:36)
Necdet Şen
Burada ne arıyorum?
Ali Türkan
Şimdilik evdeki eski eşyayı kırıp kırıp kömürleri tutuşturuyorum. Orman yolları açılınca, ufak çaplı bir operasyon yapıp odun ihtiyacımı da gidereceğiz. Yanlış anlaşılmasın. Türkiye'nin çöl olmasına ben de karşıyım. Devam
İpim, kuşağım, şatom...
Necdet Şen
Han hamam, apartman, limuzin, katamaran, suya konan tayyare, kanatlı orkid, zengin sofraları, bilmemkaç ekran trinitron televizyon, kestanesini mezata çıkarmış orospular, yüzme havuzlu jakuzili saray yavruları ve bilumun sonradan görmeliklerin hepiciği sizin olsun. Devam
Ali Sedat Çetinkoz - Sözler, anlar uçar gider; yazılan kalıcıdır. Belki de Kuran'ın ilk ayeti o yüzden... Kur'an okuyun demek hayata müdahale mi?
Hasan Arpacıoğlu - Ali Türkân'ın yazılarını yeni keşfettim. Okudukça ne kadar büyük bir yetenek olduğunu... Dallamalık konusunda doktora yaptım abi!
Erdem Abaka - Kimlik kartları bazı bilgilere kolay ulaşmak ve güvenlik açısından etkili olmakla... Kimlikler lütfen!
Burak Öztürkçü - İdeoloji, dünyanın nasıl olduğunu kendi penceresinden resmeder, nasıl olması gerektiğini... İslâmî Cemaatler
Raif Yalçın - Ben uluslararası çalışan bir TIR şöförü olarak GPS aletini çok sık kullanmak zorundayım... GPS'li hayatlarımız
Bilge Bozkurt - Köyden kente göç sürecinde yalnızlaşan insanın, biraz da dînî bütün bir kimlikse hele... İslâmî Cemaatler
1977 seçimlerinde Şehremini'de sandık müşahidiydim. Bir ara yaklaşık 40 kişilik sakallı-çarşaflı bir grup geldi, oylarını kullandı. İçlerinden birini tanıyordum, dışarıda kime oy verdiklerini sordum, "AP'ye, yani Demirel'e" dedi. Sebebini sorunca "CHP korkusu" dedi. İçim cız etti.
Şarkiyatçılık
Edward Said
Beyaz Adam olmak bir fikirdi, bir gerçekti. Hem beyaz dünya hem de beyaz olmayan dünya karşısında düşünülüp kararlaştırılmış bir konum almayı gerektiriyordu. Devam
Ev alırken nelere dikkat edilir?
Durmuş Düşünür
Evini satmak isteyip de bir türlü satamayan insanlara acizane tavsiyem, mutfağa yaptırabildiğiniz kadar bol dolap yaptırın. Dolap kapaklarının kulpları da parlak sarı madenden ya da sedeften olsun. Gerisi önemli değil. Devam
Dört anlaşma
Don Miguel Ruiz
Dört anlaşma dönüşüm ustalığının özetidir. Tolteklerin ustalıklarından biridir. Bu cehennemi cennete dönüştürme ustalığıdır. Toplumsal kâbusu, bireysel cennet rüyasına çevirme ustalığıdır. Devam
Kozmik Deprem Senaryosu
Ahmet Faruk Yağcı
Kozmik bürolarda mutlaka büyük İstanbul depremi müdahale senaryosu da olmalı. Hangi birlik hangi yolları tutacak, hangi bölük hangi mahallenin güvenliğini sağlayacak? Seyyar hastane ve fırınlar nerelere kurulacak? Devam
İslâmî Cemaatler
Vahap Demir
Sosyoloji bir anlama çabasının adıdır, değer yargılarını, inançlarını bir kenarda tutmayı, olan biteni en objektif haliyle resmedebilmeyi gerektirir. Devam
Eğitim 'cehaleti' alır, eşeklik baki kalır (mı?)
Necdet Şen
"Eğitim cehaleti alır, eşeklik baki kalır" sözü ne yazık ki gerçeği tam yansıtmıyor, çünkü eğitimin cehaleti aldığı falan yok. Tam tersine, -eğer kişinin mayasında efendilik yoksa- bu cehaletin üstüne bir de lâf ebeliğini ve kendini bilmezliği ekliyor. Devam
Ismarlama Bebekler Çağı
Alper Uzun
Düşünsenize, dünyaya gelecek bebeğinizde ilerleyen zamanda bir takım hastalıkların olacağını ve aslında daha doğmadan bir takım terapiler ile bu hastalıklardan arınabileceğini bildiğiniz halde, anne ve baba olarak sessiz sakin oturur bekler misiniz? Devam
© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir. http://www.derkenar.com/necdetsen/medya-olmasa-teror-ne-ise-yarar/