Necdet Şen - Star, 30 Haziran 2008
Aziz Nesin'in ya da Charles Bukowski gibi yazarların öykülerini okurken insan elinde olmadan yazar kendi başından geçenleri bire bir anlatmış duygusuna kapılır.
Yazarın öyküde birinci tekil şahıs üzerinden nakletmesi ve gerçek hayatta zaten olabilecek türden şeyler anlatmasıdır.
Günün birinde okur bir biçimde yazarla karşı karşıya gelince onun aslında öyküdeki kişi olmadığının farkına varır ve belki kendini bir parça aldatılmış gibi hisseder.
Oysa bu bir anlatım tekniğidir. Okurun öykü ile özgeçmiş arasındaki farkı ayırt edebilmesi gerekir aslında.
"Abi sen kendini mi çiziyosun?"
Hızlı Gazeteci Cumhuriyet gazetesinde yayınlandığı yıllarda gazetenin formatı gereği kahramanın isminin yanında çizerin adı da yer aldığından, o köşede kendi hayat hikâyemi anlattığım ve tipimin de tıpatıp öyle olduğu zannedildi.
Herhalde çoğu sanatçının isteğidir bu; yani eserinin şöhretinin kendi adının çok önüne geçmesi. Kâğıt üstünde ete kemiğe bürünmüş düşsel bir karakterin ve ona giydirilen kurgulanmış öykülerin bu kadar 'gerçekmiş' gibi algılanması kimin hoşuna gitmez?
"Ayy, bu muymuş?"
Zaten pek fazla röportaj vermeyen, ekrana çıkmayan ve fotograf çektirmemek için ayak direten biri olarak bu minik şehir efsanesini bugüne kadar koruyabilmiş olmaktan memnunum.
Ne var ki gazete köşelerinden cüz cüz ayet indirmeye başladığınızda adınızın yanına fotografınızın da iliştirilmesine boyun eğmek zorundasınız. Adet böyle.
Diğer yandan, özellikle kadın okurların yüzünde görmeyi kanıksadığım "ayy, bu muymuş?" ifadesini pek özleyeceğimi sanmıyorum.
Falan tarihte falan şehirde doğdu. Falan Hanım'la Filan Bey'in oğludur. Boyu şu kadar, kilosu bu kadar, gözleri şu renk. Falan falan falan okulları bitirdi, fişmekan okulu yarıda bıraktı. Boy boyladı soy soyladı, depreşti, duruldu. Şu şu şu tarihlerde bu bu bu ödülleri aldı, ödüllerin nakit olanlarını cebine, biblo olanlarını çöpe attı. Muhtelif gazetelerde ve dergilerde yazdı çizdi hicvetti. Hakkında şu şu şu makaleler yazıldı, bu bu bu dedikodular edildi. Mutlu. Münzevî. Dört kedi babası.
Necdet Şen
Nedamet edebiyatı
Ali Türkan
Niye konuşsunlar ki? Konuşunca, derin devletten önce, "o kafa" dikilmedi mi karşılarına? Ve gene dikilmeyecek mi? Çünkü onlar, "mare nostrum" olamadılar. Çünkü ileri gittiler, hadlerini aştılar. Devam
Yayıncıya kitap beğendirme kılavuzu
Necdet Şen
Belki de size acı veren anılarla hesaplaşmak, bir parça huzura kavuşmak için onca emek verip bir yapıt ortaya koymuştunuz, ama asıl acı ve travma dönemi şimdi başlıyor. Artık kitapçı dükkanlarından içeri girmenin, raflarda dizili yüzlerce, binlerce çeşit kitap arasında kendi eserinizi görememenin azabıyla tanışmak üzeresiniz. Devam
Filiz Sazak - Türkiye'de de özel dedektiflik kurumu usul usul yerleşiyor. İlk müşteriler... Özel Dedektif lâzım mı sevgili Urfalılar?
Ali Barutçu - Çok hayran kaldığım sözler. Bir öğretmenin eski bir gazete kâğıdından okumuştum bu... Eski bir tapınak yazıtı
Ali Sedat Çetinkoz - Sözler, anlar uçar gider; yazılan kalıcıdır. Belki de Kuran'ın ilk ayeti o yüzden... Kur'an okuyun demek hayata müdahale mi?
Hasan Arpacıoğlu - Ali Türkân'ın yazılarını yeni keşfettim. Okudukça ne kadar büyük bir yetenek olduğunu... Dallamalık konusunda doktora yaptım abi!
Erdem Abaka - Kimlik kartları bazı bilgilere kolay ulaşmak ve güvenlik açısından etkili olmakla... Kimlikler lütfen!
Burak Öztürkçü - İdeoloji, dünyanın nasıl olduğunu kendi penceresinden resmeder, nasıl olması gerektiğini... İslâmî Cemaatler
Sonuçta hepsi de 'vatansever' olan bu gençler, en büyük engellemeyi, Mustafa Reşit Paşa, Âli Paşa, Fuat Paşa gibi bürokratlardan gördükleri için, Padişah'tan çok Tanzimat bürokrasisine düşman oldular.
Televizyon
Eckhart Tolle
Sık sık uzun sürelerle televizyon seyretmek, sizi sadece bilinçsiz kılmaz, aynı zamanda enerjinizi kurutur ve sizi pasif yapar. Dolayısıyla, rastgele seyretmek yerine seyredeceğiniz programları dikkatle seçin. Devam
© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir. »