Necdet Şen - Star, 29 Ağustos 2008
Her dönemde bazı gazeteler ve yazarlar birileri tarafından "iktidar yanlısı" diye damgalanır.
Suçlayan daima bir sıfır önde olduğu için, bu tarz etiketler bazı kaz okurlar tarafından sorgulanmaksızın benimsenir.
Cehaletin verdiği fütursuzlukla döşenirler mektubu.
"Sizin gazete iktidarın borazanı."
Sahi mi? Niye?
Çünkü muhalefet demek, seçilmiş parlamentoya ve özellikle de hükümeti kurmakla görevlendirilmiş partiye muhalefet etmek demektir.
O zaman da memleketin en "muhalif" yayınları haliyle sivil siyasetçiye bol keseden hakaret eden ama 28 Şubat'ı, Ergenekon çetesini, darbe günlüklerini görmezlikten gelen yayınlar olur.
Zanneder ki üç beş köşe yazısı okuyarak kâinatın sırrını çözdüğünü zanneden niyet tavşanı, hayat çizgi filmlerdeki gibi mutlak iyi ile mutlak kötü arasındaki bir boks maçıdır.
Şu tarafta kahramanlar bu tarafta borazanlar.
Bu kafadaki insanlar ya hayatlarında hiç borazan görmemiştir ya da akıllarını üç beş tane faşiste emanet ettiklerini sezemeyecek kadar budaladırlar.
Türkiye'deki iktidarın asıl sahibinin omuzları apoletli birileri ile onların "sivil" destekçileri olduğunu, seçimle gelmiş hükümetlerin bu bloka ancak iyi geçinmek kaydıyla yamanabileceklerini ve sınırlı bir alanda hizmet verebileceklerini görmek için biraz daha açık zihinli olmak gerekiyor galiba.
Uyum sağlayamaz ya da itiraz edecek olurlarsa türlü çeşitli yolları vardır hükümetleri yolcu etmenin. Diken üstünde otururlar zaten.
Medyada (bu gazete de dahil) hükümetlere karşı atış serbesttir. Hatta makbul.
Hükümete söven gazeteci en fazla para cezası ödemeye mahkûm olur.
Bu cezayı da zaten gazeteci değil gazete öder eğer tecil edilmemişse.
Gerçek iktidara kafa tutabilecek kadar gözü kara olanın akıbeti ise Hrant Dink'ten ya da İsmail Beşikçi'den çok farklı olmaz.
O nedenle, papağanlığın ötesine geçmek isteyen kişinin, önce iktidarın kimde olduğuna, sonra da asıl kimlere "borazan" denilebileceğine kafa yorması gerekiyor.
Belki de aklını emanet ettiği birileridir asıl borazan.
Necdet Şen yazıları
Aslı yok yaylasında 1500 sığırım var benim
Ali Türkan
Kikirdeyerek ve "hüüürsss" diye bir ses çıkartıp ineğini güderek uzaklaştı. Dağ başında, zıbıdık bir veledin maskarası da olduk anasını satayım! Tamam, Budizm, nefs terbiyesi falan iyi güzel de, bu akşam sığır bonfile ziftleneceğim.
Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…
Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu
ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu
Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü
Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.
© Derkenar - Sitedeki içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.
(Ayrıntılı bilgi için, bakınız »
Derkenar'ın Manifestosu)
Şu an 105 cici çocuk Derkenar'a bakıyor
Yazı Boyutu
Büyük
Standart