Necdet Şen - Star, 12 Ağustos 2008
Son günlerde Sağlık camiasından gelen bazı "okur" mektuplarından kısa alıntılar yaparak başlamak istiyorum.
"Bir de böyle hebenneka bir adamı gazetede yaqzar diye tutmaları da ayrı bir muamma..."gecenin 2, 5'inde hatırlayınca..."bunun afdı yazarlık değil..."İndsan yazarım diye piyasaya çıkmadan önce biraz tekamüle ermeli bence..." (isimsiz)
"Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz yazınızı okuduğumda sizind ya akp den korkan yada ab yanlısı bir yazar olduğunuzu düşündüm..." (mehmet a.)
"hiç UMURSAMIYOR OLMALI.SEN YAZILARINLA SALDIRARK..." (Erdal A.)
"Belki de amacınız budur, özel hastaneciler size bir ödeme yapmıştır köşenizde zor şartlarda hizmet veren doktorlara saldırın diye." (erkan e.)
"siz zengin sofranızda ve bilgisayar başında çalışırken..." (sezgi ş.)
"siz orada rahat köşelerinizde iktidar borazanlığı yaparken..." (sönmez o.)
"oturduğunuz yerden dolar balyaları sayacağınıza..."Adını her duyduğunuzda ağzınızın suyu akan avrupada..."siz sadece klimalı odalarınızdan ahkam kesmeyi bilirsinizz..." (mustafa g.)
"tiksindirici ve sadece sizin zehir dolu ruhunuzun bir göstergesi..." (inci a.)
"yaptığımız iş senin gazete satırlarında salladığın iki üç sosyete takip kelimelerine benzemez beyzade KALEMŞÖR.İki satır yazı yazarak gözlemcimi oldun yoksa sosyoloji dersimi veriyorsun gazeteci." (Erdal A.)
"bir Hemşirenin Nöbet karşılığı ne kadar Üçret aldığını biliyormusun..." (Tuncay A.)
"her kelimesinden kin ve nefret taşan yazınızdan(!) dolayı kınıyor (ki genellikle altında zamanında kazanılamamış tıp fakültesinin acısı gizlidir) bu kadar negatif duygu ve hezeyanın ruh sağlığınızı bozduğu sabit olduğundan en kısa zamanda bir psikiyatrı ziyaretinizin hayrınıza olacağını düşünüyor ve..." (Umut D.)
"ilaç firmalrı doktorların peşinde gezer kabul ediyorum ve yine kabul ediyorum bazı doktorlar da onlara ayak uydurur..." (burak a.)
"BİZ DOKTORLAR HEPİMİZ PÜRÜ PAK DEĞİLİZ..." (Mehmet Y.)
"tirkiyedeki sağlık personelinin..." (sönmez o.)
"Nected bey, "Sizde bunu daha düzgün, uydun ve seviyeli bir yazıyla dile getirebilirsi, niz, belki..."memeleket meselelerine aydın bir insan gibi yaklaıp cözğmler..." (Kerem Y.)
"Bu tarz bi yazıyı ancak senin gibi karaktersiz biri yazardı zaten" (Fuat Ç.)
"tabiki sonunda kızarız çünkü..."sıra al gel diyomuşuz beklettikten sonra tabiki sicez..." (mert a.)
"siz gidin önce bir IQ testi yaptırın..." (gökhan b.)
"bu emiri uygulayan sağlık çalışanalrını..."Siyasilerimiz yasalaral bizlere kısıtlama getiriyor ve..." (mehmet a.)
"tamamen kompleks kokan zavallı bir yazı.yazısının yanındaki fotoğrafına baktım da güldüm zavallının tipine..." (pimpkie)
"Dilerim bu yazdıklarınızdan sonra bir hastaneye düşmezsiniz..." (Eylül A.)
"Allah senin gibileri elimize düşürsün..." (Emin S.)
"Satılık bir gazetenin, satılık bir kalemisin. Halkının sömürülmesi, köleleştirilmesi için yazılar yazıp karşılığında para alıyorsun.Şerefsziliği meslek edinmiş aşşağılık mahlukat, doktorların adını bile o lağım kokan ağzına almaktan men ederim seni. Midesi bulanmadan sana hizmet verebilecek bir sağlık çalışanı yok bu ülkede." (Dr Ferit K.)
"Yüzyüze olsak suratına bir yumruk geçirirdim." (Süleyman N.)
Yazar'dan dipnot:
Bütün bu mektupları ve uzman sıfatıyla konuya açıklık getiren bazı yazıları okuduğumda şunları anladım:
1. Yukarıda fotografı yer alan gülünecek tipli zavallı, dolar balyaları sayan ve şömine karşısında viskisini yudumlayarak atıp tutan, kompleksli, geri zekâlı, karaktersiz, satılmış, kuyruk acılı, sivilcesini göstermek için Amerika'ya giden şımarık bir "pop yazar"dır.
2. Türk hekimleri uzaktan muayene ve teşhis konusunda o kadar ileri gitmiştir ki, herhalde bu alanda dünya birincisiyizdir.
3. Türk hekimlerinin zarafeti ve entelektüel kapasitesi dünya standartlarının çok üstündedir.
4. Sağlık camiamız sütten çıkmış ak kaşıktır. Sözü edilebilecek hiç bir yanlış uygulama yoktur.
5. Sağlık personelinin hak ettiği çalışma koşullarına ve ücrete henüz kavuşamamış olması, tamamen kuyruklarda bekletilen, azarlanan, saygı gösterilmeyen hastaların ve bundan söz eden basın mensuplarının suçudur.
6. Gazete yazarı, yanlış anlamaları en baştan bertaraf etmek için, yazdığı her cümlenin altına kimleri tenzih ettiğine dair uzun bir liste eklemelidir.
7. Hazımsızlık, bir mide hastalığıdır.
Bu yazıdaki okuyucu mektupları örneklerinden en çok hoşuma gidenler şunlar:
"siz zengin sofranızda ve bilgisayar başında çalışırken…" (sezgi ş.)
"siz orada rahat köşelerinizde iktidar borazanlığı yaparken…" (sönmez o.)
"oturduğunuz yerden dolar balyaları sayacağınıza…"Adını her duyduğunuzda ağzınızın suyu akan avrupada…"siz sadece klimalı odalarınızdan ahkâm kesmeyi bilirsinizz…" (mustafa g.)
Ama favorim belli:
"tamamen kompleks kokan zavallı bir yazı.yazısının yanındaki fotografına baktım da güldüm zavallının tipine…" (pimpkie)
Buna göre bir sistemi eleştirmek için belli fiziksel özelliklere sahip olmak gerekli. Yanlış giden bir şeyi eleştirmek ya da herhangi bir şeyi eleştirmek istiyorsanız belli ölçülere göre yakışıklı ya da güzel olmalısınız. Değilseniz susup oturmak durumundasınız.
Aklıma takılıverdi, sahi faşist kime derler?
Bilimsel anlamda, muhakkak açıklaması ve tanımı vardır bu davranışların. Ama her muhalif görüşü "satılmış" ya da "para içinde yüzen kişiler" tarafından dile getirilebilir sanmayı nasıl açıklamak gerekir bilmiyorum.
Erdem Abaka - 17 Nisan 2010 (12:32)
Yıl 2011. Dünya Sağlık Örgütü'nün yeni göreve gelen hasta güvenliği temsilcisi Liam Donaldson'un, düzenlediği basın toplantısında söyledikleri:
"Yarın herhangi bir ülkedeki bir hastaneye tedavi için gittiğinizde, tıbbî bakımın sırasında bir hatayla karşı karşıya kalma olasılığınız onda bir, aldığınız sağlık hizmetindeki bir hata sonucu ölme olasılığınız da 300'de bir oranında olacaktır" dedi.
Donaldson, bu oranlara karşı uçak kazasında ölme riskinin ise 100 milyon kişide bir olduğunu kaydederek, "bu verilerin dünya çapında sağlık hizmetlerinde hâlâ daha çok katedilecek yol olduğunu gösterdiğini" belirti.
Merak ettiğim şu: Bu demecinden sonra ABD'deki sağlık çalışanları da Liam Donaldson'a "sen hele bir elimize düş de gör gününü" mealinde mesajlar göndermişler midir?
Necdettin Pansuman - 21 Temmuz 2011 (22:46)
Olacak şey şudur; yapılan eksik iş ne varsa onlar tespit edilir ve bir daha olmaması için azami gayret gösterilir. Hatta bir de "sen hele bir elimize düş de gör gününü" diyen adam çıkarsa, o da saptanır ve günü bizzat ona gösterilir, hastalara daha fazla zarar vermesine imkân verilmeden hem de.
Dijital Klavyeli - 29 Temmuz 2011 (23:05)
Necdet Şen yazıları
Erdem Abaka
Sosyalleşmek insanın sahip olduklarını başkalarına göstererek kendini tatmin ettiği, ne kadar başarılı olduğunu ilân etmek için esnaflığa soyunduğu teşhirler silsilesine uydurulmuş cilalı bir kılıf artık.
Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…
Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu
ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu
Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü
Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.
Hikmet Kıvılcımlı
Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.
Erdem Abaka
Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.
Hülya Yalçın
Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.
Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal
Gökhan Akçiçek
Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.
"Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair"
Melih Özel
Hazır giyim elbiselerimi diken kişileri tanımadığım gibi, hastalarımız da kendileri ile ilgilenen hekimleri tanımıyorlar artık. Halbuki ben hastalarımın hatıralarında, diktiği kumaşa, sevgiliye dokunur gibi dokunan dilsiz terzimin bende yer ettiği gibi yer etmek istiyorum.
Hikmet Kıvılcımlı
İşveren Sınıfı, en normal "Sermaye Birikişi" dediği çapulla adam olmuştur. O çapul, işverenin kendi anayurdundaki milyonlarca küçük üretmenin; esnafın, köylülerin mülkceğizlerinden edilmeleri demektir.
© Derkenar - Sitedeki içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.
(Ayrıntılı bilgi için, bakınız »
Derkenar'ın Manifestosu)
Şu an 315 cici çocuk Derkenar'a bakıyor
Yazı Boyutu
Büyük
Standart