Bir okurumdan gelen alttaki mektubu yayınlayıp yayınlamama konusunda epeyce tereddüt geçirdim.
Bu mektupta ünlü bir pop starımız olan Reha Bey hakkında ilginç iddialar var. Uzun uzun düşündükten sonra, bu mektubun "vatandaş Reha" hakkında değil, bilincimizin musluğuna vıcık vıcık çamurlu su pompalayan muktedir Reha"nın ekranda kadraj dışı kalan yüzü hakkında olduğunu ve kamuoyuna malolmuş bu tip şahsiyeti yakından tanımanın hepimizin hakkı olduğuna karar verdim.
O nedenle bilgiyi paylaşıyorum. Buyurunuz, kıraat eyleyiniz efendim.
Büdütör
Uzun yıllardır Reha Bey'le çalışan bir arkadaşım var. Biyografisi şöyle:
"1966 yılında Ankara'da doğdu. 1993 yılında İstanbul'da Reha Bey'le tanıştı!"
Şükürler olsun benim başıma henüz Reha vakası gelmedi. Ama acısını çeken çok arkadaşım var.
Ekran karşısındakilerin bile sinirlerin bozmayı başarabilen Reha Bey'le birebir çalışmak zorunda kalanların acısını bir düşünün.
Reha Bey'le çalışmaya başladıktan sonra çok ciddi bunalım geçiren ve hastanede aylarca tedavi gören haber müdürleri var. E peki niye ayrılmıyorlar derseniz, hani şu malum konular canım; çocukların okulunun, yeni alınan evin taksidi, modeli yenilenen arabanın borcu vs vs... Kefenin cebine para atma telâşı işte !
Vaktiyle Reha İstanbul'da her bülten sonrası toplantı yapıyor, Ankara büro da bu toplantılara telefonla katılıyordu. (Ankara'daki bir toplantıya ziyaretçi olarak tanık oldum, adam konuşmuyor, kükrüyor!) Bu toplantılar sırasında muhabirlerin kimi fındık fıstık yiyor, kimi de ayaklarını masaya uzatarak oturuyordu. Tabii Reha'nın adamları bu gidişe dur demek için hemen haber uçurdular İstanbul'a. Reha da çözüm buldu; toplantılar son üç yıldır görüntülü yapılıyor. Herkes esas duruşta!
Toplantıların bir de İstanbul ayağı var. Reha Bey haber sonrası mutlaka sinirlenecek bir şeyler buluyor. Yani İstanbul'daki toplantıların dehşet dozu daha da yüksek. Ama birkaç saati bulan bu toplantıların sonunda konu dönüp dolaşıp, bayan muhabirlerin güzellik sırlarına geliyor. Mesela muhabir kızımızın solaryuma girmesini yasaklıyor Reha Bey. Çünkü kıza yanık tenin yakışmadığına karar veriyor... Kız sıkıysa bir daha girsin solaryuma!
Ha unutmadan, çalışan herkesin özel hayatlarına da burnunu sokuyor. Kim kiminle ne yapıyor hepsi yakın takipte. En babacan tavrıyla konuşmalar yapıyor çalışanlara; "Bak kızım, o oğlan olmaz sana, hemen bırak onu. Yoksa..."
Adam küsünce de çok pis küsüyor. İstanbul'daki haber müdürlerinden biriyle aylarca konuşmadı. İş için gerektiği zaman da küçük kâğıtlara yazdığı pusulalarla anlaştı! Merak edene söyleyeyim, o pusulalar bir gün Reha kitabında yer alacak.
Gelelim en önemli konuya. Yazar kasa eylemcisi esnaf hâlâ hafızalarda. Tamamen Show TV'nin "yarattığı" bir haberdir o. Eylemi Show'un Ankara muhabiri, hırslı küçük bir kız organize etti. Olay oldu, adam ertesi gün serbest bırakıldı. Ve eylemciyi haber bültenine canlı yayın konuğu olarak Star TV kaptı. Reha, konuğu Star'a kaptıran muhabiri, Star'ın yayını sırasında işten attı. Ve yazar kasa eylemcisi Kanal 6'da bir programa katıldığında, 6-7 milyarlık borcunu Ali Kırca'nın ödediğini ağzından kaçırıverdi!
Daha neler var da aklıma ilk gelen bunlar oldu. Hele sarkıntılık hikâyelerini anlatmaya kalksam pehlivan tefrikasına döner!
Gününüz güzel geçsin.
Murat B. (Gazeteci)
Son anda posta kutuma bir ileti daha düştü. Reha Bey'in televizyonda konuklarıyla konuşurken sarfettiği sevimli sözlerden yapılmış bir derleme. Değerli Türk büyüğümüz bu soruları konuklarına sahiden sormuş mu, yoksa bunlar onun sempatik kişiliği etrafında oluşturulmuş kent efsanesinin türevi mi, bilemiyorum. Kaynağı kim, onu da bilemiyorum. Ama bendeniz bunları okurken çok güldüm, o nedenle de sizinle paylaşmak istedim.
İtalya muhabiri Reha Bey'e bildiriyor:
-İtalyanlar Fatih Terim'e kurtarıcı anlamında 'Salvatore' diyorlar...
-Yani ona kurtarıcı diyorlar, öyle mi?
-Evet. 'Salvatore' diyorlar... Ve Reha Bey, her zaman anlama zorluğu çeken biz izleyicilere olayı açıklıyor
-Gördüğünüz gibi sayın seyirciler... İtalyanlar Fatih Terim'e kurtarıcı anlamında 'Matador' diyorlar...
Reha Bey, cinsel tacizle suçlanan okul müdürüne şunları söyler
-Sen benim sözümü kestiğine göre kimbilir daha neler yapmışsındır!
Harika Avcı kürtaj yaptırır. Reha Bey sorar
-Peki şimdi bebek nerde?
Adam karısını boğarak öldürmüştür. Reha Bey'in ilk sözü
-Efenim başınız sağolsun...
Reha Bey bazen anlamakta zorlanır
-Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyfendi, küçükken de gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?
Reha Bey cenaze haberi verir
-Salı günü kılınacak Cuma namazından sonra defnedilecek cenaze...
Alparslan Türkeş'in cenaze töreni. Reha Bey anlatır
- Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı...
Kız tecavüze uğramıştır. Reha Bey kızın duygularını öğrenmek ister
-Ne yaptlar? O an nasıl hissettiniz?
Dağcılar donmak üzereyken kurtarılmıştır ve Reha Bey oldukça kısa bir soru sorar
-Soğuk muydu?
Bey, mazluma akıl verir
-Peki siz sormadınız mı sünnetçiye neden hepsini kestiniz diye?
Kadın bıçaklanmıştır. Bey canlı yayında gerçeklerin peşindedir
-Sizi öldürebildi mi efenim?
Şerafettin Bey, Reha Bey'e canlı yayın konuğu olmak zorunda kalmıştır
- Sayın Şerafettin Bey kardeşim, siz orada var mıydınız, yok muydunuz efenim?
-Yoktum.
- Yoktum diyorsunuz.
- Yoktum diyorum.
- Bak Şerafettin sana bir daha soruyorum: Var mıydın, yok muydun?
- Valla billa yoktum.
- Yemin etmenize gerek yok efendim, size inanıyoruz. Var mıydınız, yok muydunuz?
- Vardım efendim...
- Peki Şerafettin siz demin yoktum diyordunuz, şimdi de vardım diyorsunuz? Bu nasıl iş kardeşim?
- Yoktum dedim inanmadınız, ne yapayım?
- Ne yapacağınızı ben bilemem efendim. Orasını sen düşün. Var mıydınız, yok muydunuz?
- Hatırlamıyorum.
- Hatırlayınız efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim, sonra sana soracağım.
Film izlenir. Muhabir çekim yapmak için izin ister ama Şerafettin Bey izin vermez. Kameraman yine de çekimini yapar...
Reha Bey tekrar görünür
- Filmimizi izlediniz Şerafettin Bey. Şimdi ne diyorsunuz?
- Galiba varmışım.
- Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz?
- Eminim.
- Öyleyse eminsiniz yani.
- Evet efendim, eminim.
- Şerafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin görünmüyorsunuz...
İzleyiciler bir kez daha Reha Bey'e hayran kalır... Bu kez Hamdi Bey Reha Bey'in konuğu olmuştur
- Sayın Hamdi Bey iyi akşamlar efenim. Sizin adınız Hamdi midir efenim?
- Evet Hamdi'dir, Reha Bey...
- Hamdi diyorsun.
- Hamdi diyorum çünkü nüfus kâgıdımda öyle yazıyor.
- Ben sizin nüfus kâgıdınızı sormuyorum efenim. Size soruyorum. Sizin sahte olmayan isminiz nedir?
-Hamdi.
- Nasıl yazılıyor?
- He, a, me, de, i şeklinde...
- Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz. Peki sahte olan isminiz hangisi?
- Benim sahte olan bir ismim yok!
- Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz. Demek ki bir de sahte isminiz var.
(İşte Reha Bey yakaladı!)
-Size Yeşil diyorlar efendim. Siz Yeşil misiniz?
- Hayır Yeşil değilim.
- Öyleyse size niye Yeşil diyorlar?
- Bana Yeşil demiyorlar. Hamdi diyorlar.
- Yani inkâr ediyorsunuz. Sükût ikrardan gelir Hamdi.
- Ben sükût etmiyorum, konuşuyorum ve "Yeşil değilim" diyorum.
- Yeşil değilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bak şimdi de kızarıyorsun. Niye sarardın Hamdi?
- Sarardım çünkü ben Tanrı'nın'nın oğluyum. Her renge girerim.
- Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konuşuyorsunuz.
- Galiba delirdim. Bana bir doktor lütfen!
- Geçmiş olsun Hamdi Bey. Size acil şifalar diliyorum. İyi akşamlar efenim.
Bir yüzücü 350 tonluk bir gemiyi çekmiştir. Reha Bey sorar
- Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?
- İnanç meselesi. İçinizde bunu hissetmeniz gerekir.
- Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?
Mim
Ali Türkan
Fakat tarzımın vandallar'ı sayfana çekeceğinden ve işin bokunu çıkaracağımdan korkuyorum. "İşte savaş var ve 'dünya ikiye bölündü'. Sanki daha önce kaça bölünmüştü ki, sınıfsal bakmanın zamanı" diye ahkâm kesmek istiyor canım aslında.
Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…
Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu
ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu
Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü
Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.
Hikmet Kıvılcımlı
Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.
Erdem Abaka
Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.
Hülya Yalçın
Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.
Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal
Gökhan Akçiçek
Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.
"Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair"
Melih Özel
Hazır giyim elbiselerimi diken kişileri tanımadığım gibi, hastalarımız da kendileri ile ilgilenen hekimleri tanımıyorlar artık. Halbuki ben hastalarımın hatıralarında, diktiği kumaşa, sevgiliye dokunur gibi dokunan dilsiz terzimin bende yer ettiği gibi yer etmek istiyorum.
Hikmet Kıvılcımlı
İşveren Sınıfı, en normal "Sermaye Birikişi" dediği çapulla adam olmuştur. O çapul, işverenin kendi anayurdundaki milyonlarca küçük üretmenin; esnafın, köylülerin mülkceğizlerinden edilmeleri demektir.
© Derkenar - Sitedeki içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.
(Ayrıntılı bilgi için, bakınız »
Derkenar'ın Manifestosu)
Şu an 187 pasif seyirci Derkenar'a bakıyor
Yazı Boyutu
Büyük
Standart