Candan bugün içmeyecek

Metin Münir ~ Sabah, Eylül 2002


Candan Osma okulu bitirir bitirmez sevdiği insanla evlendi.

O zamana kadar içki ile pek ilgisi olmamıştı. Zengin ve köklü bir ailenin çocuğu idi. Büyüdüğü evde sadece yılbaşı, doğum günü gibi özel günlerde sofraya içki gelirdi.

Evlendikten sonra diğer arkadaşları ile birlikte bir bardak bir şeyler içmeğe başladı. İçkinin kudretini keşfetti. Utangaç bir insandı. En ufacık şeyde yüzü kızarıveriyordu. İki kadehten sonra utangaçlığını üzerinden atmasına yetiyordu. Alkol onu başka bir insan yapıyor, Osma alkolun değiştirdiği bu insan olmayı yeğliyordu.

Oğlunun doğumundan sonra ilk çıkabildiği akşam gidilen meyhanede o kadar içti ki onu arabaya kucakta taşımak zorunda kaldılar. O gece ilk kez, içki içenlerin deyimi ile, film koptu. Belli bir saatten sonra ne olduğunu hatırlamıyordu.

Osma alkolik olmuştu ama bütün alkolikler gibi bunu kabul etmek istemiyordu.

Normal insanlar fazla kaçırdıkları günün ertesinde içkiyi görmek istemezler. Alkolik ise, daha büyük bir içki isteği ile uyanır. Alkolik içtikçe daha çok içmek ister, durmak diye bir şey bilmez. Osma süratle bu ikinci kategorideki insanların arasına katıldı ve 20 yıl alkolik olarak yaşadı. Durmadan içiyor, içmek için çalıyor, yalan söylüyor, sokaklarda sürünüyor, düşüp kemiklerini kırıyor, polis tarafından bulunup eve getiriliyor ama içkiden vazgeçemiyordu. Ailesi perişandı.

Bir gün bir mucize meydana geldi.Ailesi ile birlikte Brüksel'de yaşıyordu. Bakkaldan satın aldığı şarapları yolda içip eve sarhoş döndüğünde, kanepede tanımadığı iki kişiyi oturur buldu.

İkisi de gülümseyerek bana bakıyordu," diye yazıyor Osma."Bu kadar sıcak bir gülümseyişi uzun zamandan beri kimseden görmemiştim. Bir güç beni karşılarındaki koltuğa itti."

Evdeki davetsiz konuklar içkiyi bırakmış iki alkolikti. Adsız Alkolikler (Alcoholics Anonymous) AA adlı bir derneğe mensuptular. Derneğin amacı alkoliklere içkiyi bıraktırmak ve bu insanüstü gayrette onları ölünceye kadar desteklemekti. Osma'ya içkiden nasıl kurtulabileceğini alnattılar.

İlk adım, kendimi sadece 24 saat tutup içki, içmemekti. Bunu oniki saate, bir saate hatta on dakikaya indirebilirdim. Sadece her içmek istediğimde kendi kendime on dakika sonra veya daha uzun bir süre sonra diyecektim. O süre bittiğinde büyük olasılıkla içki isteğinin azaldığını göreceğimi söylediler."

Osma dememeğe karar verdi. Odasına gitti. Son bir şişe şarap daha içti. Yatağında sızdı. Ertesi gün uyandığında alkoliklikten kurtulmasının ilk günü başlamıştı.

Osma 20 sendir içmiyor ve her güne "bugün içmeyeceğim" diye başlıyor.

Tanrının onu başkalarının alkolizmden kurtulmağa yardım atmek için alkolik yaptığına inanan Osma Türkiye'ye döndüğünde Anonim Alkoliklerin kurulması için öncülük yaptı ve o gün bugündür mistik bir ruh ile alkoliklerle çalışıyor. AA da "tedavi" ücretsizdir ve katılan hiç kimsenin soyadı, mesleği, adresi sorulmaz. Katılmak için "ben alkoliğim ve bu illetten kurtulmak istiyorum," demek yeterlidir.

Alkolizm toplumda çok yaygın olan ama hakkında çok az şey bilinen bir hastalıktır. Şeker veya kanser gibi bir hastalıktır ama hem alkolik olanlar hem de onların akrabaları ve tanıyanları içki içme isteğini zayıflıkla açıklamaya eğilimlidirler. Gerçekte bir alkoliğin, tedavi olmazsa, hastalığından kurutulması mümkün değildir.

Osma'nın nasıl içki bağımlısı olduğu ve bundan nasıl kurtulduğunu anlattığı kitabı birkaç gün önce piyasaya çıktı. Dilimizde bu konuda yazılmış ilk yapıt.

Olağanüsütü güzel ve sade bir Türkçe ile, içtenlikle yazılmış bu harika kitap içki bağımlılığından kurtulmayı denemek isteyenler için eşsiz bir yol haritasıdır.

* * *

Kitap:

Candan Osma, Bugün İçmeyeceğim, Dharma yayınları

Anonim Alkolikler: 0532 211 87 62

osma@mail.koc.net

Konuk Yazılar

 

Hep Akdenizliyiz canım!

Ali Türkan

Ana dilinde her cümleye sekiz "eeeeeööö" sıkıştırsan bile, şakır şakır Grekçe, Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca, efendime söyleyeyim, Hititçe, Frigce, Moğolca konuşur; hat sanatımızın eşsiz örnekleri kadar, Rembrandt'tan da zevk alır; "aslı yok yaylasında bin beş yüz koyunum var" türküsünü, Munch'un "Çığlık" tablosundaki figür söylüyormuş gibi dinler; Tom Waits ve Ümmü Gülsüm'e aynı mesafede durursun. Devam »

50 Kuşağı Çizerleri ve Ali Ulvi

Necdet Şen

Kaçmaya yelteniyor adam ama Ali Ulvi kocaman elleriyle paltosundan kavrıyor. Adam direniyor, Ali Ulvi bırakmıyor. Ufak bir boğuşma geçiyor aralarında. Tıknaz ama yine de sağlam olan adam sonunda paltoyu geride bırakıp sıvışıyor.   Devam »

Web Gezgini

Hakikatli bir insan: Ahmet Kaya

İkinci sınıf yeteneklerin oluşturduğu ittifakı tedirgin eder namuslu insanlar, dürüstlükleri ve açık sözlülükleri nedeniyle...

Hele hakiki sanatçılar, keskin sezgileri nedeniyle yalanla doğruyu daha kolay ayırt edebildikleri için, açık sözlülüklerinin bedelini ödemeye zorlanırlar gün gelir.

Cihan Aktaş (Taraf)

Son Yazılar

 Google Web   Derkenar  

 

© 2000-2008 ~ Derkenar, tasarım + programlama + uygulama olarak bir Sokak Kedisi marifetidir. Tüm hakları yasal koruma altında olup, içeriği izinsiz çoğaltılamaz, ticarî nitelikli yayınlarda ve internet sitelerinde (çok kısa tanıtımlar dışında) kullanılamaz.

58
Clicky Web Analytics