Ahmet İnam - Mayıs 2000
Karikatür dört ayağı üstünde duruyor: Hal, anlatım, mizah, çizgi. Karikatür, dünyanın kavranışına yapılmış bir yükleme. Kendine özgü bir bakış, kavrayış.
"Karikatür"sel kavrama diyebileceğimiz, alışılmış, biyo-kültürel kalıpların dışında bir kavram söz konusu: Bu kavrama, sanatın, bilimin ve yaratıcı düşünme sonucunda düşünce üretiminin temelinde olan bir kavrama. Buna yüklü ya da gebe kavrama diyelim (Türkçe'de yüklü, gebe anlamına da gelebilir!).
Öyleyse, bir mizah anlatımı olarak karikatür köklerini "mizah"tan almaz; insan olarak dünyayı kavrayabilme biçimlerimizden birinden alır!
Karikatürün "geneoloj kökleri, bilim, sanat ve felsefenin kökleriyle ortaklık taşır; bu ortaklık algılama, kavrama olanağımızdan gelen ortaklıktır, gebe kavramadan.
Gebe kavrama diyorum, çünkü, beklentilerle düşünme, duyma, eleştiri, yerme eğilimleriyle yüklü, bulunduğumuz duruma (circumstances) (biyolojik, psikolojik, ekonomik, politik, kültürel koşullar...) içindeki yerimizi, yani halimizi yeni yorumlamalarla anlamaya yönelik bir kavramdır.
Karikatür halimizi anlatır: Hal, karikatürün. dört ayağından biri. Halimizle durumumuzu ayırıyorum burada. Durum, kültürümüzde baskın olan görüşlerle (geleneğin, medyanın, çıkarlarımızın etkisiyle) kavradığımız, bizi saran yaşantılardan (experiences) oluşur.
Dostum sorar: Durum nasıl? "Eh, idare ediyoruz" yanıtı, kültürel kalıplarda söylenmiş duruma uygun bir anlatımdır. Halimizi anlatmaz. Halimiz, durumun, kendimizce vorumlanarak, anlamlandırılarak yaşanmasıdır. Hali yaşayabilmek bir bilinç işidir; bir farkında olmayı, uyanık olmayı gerektirir.
Bilim, sanat, felsefe durumu değil, hali yaşayabilen kültürlerde çiçek açar. Karikatür de halin kavranışında kendini gösterir. Durumu yorumlayıp, anlamlı bir biçimde çarpıtabilme, çarpıtarak onu izleyene (beholder) iletiler sunmaktır.
Karikatüristte gebe kavrayıştan doğan bir hal kaygısı vardır. "Rahatsız" olduğu, bundan dolayı anlatmak istediği bir kavrayışı yaşamaktadır. Karikatüristin hal yaşantısı "gebe'dir, çünkü; "dolu'dur o, anlatmak istedikleriyle dolu: Doldurmak istedikleriyle dolu. Bu anlamda bir dolduruşa getirici, düşünce ve duyguya darbe vuran, onları kışkırtan, harekete geçiren, "kışkırtıcı", "tokmaklayıcı" anlatımdır. Elbette sükun halinde, düşündürücü, "derin'lere götürücü karikatür anlatımları da olabilir.
Yine de karikatürün düşünce ve duygularımızın bir yerlerini (bir yerlerine) çizebilmelidir!
Karikatürün anlatımı mizahın anlatımıdır: Mizahı, gülmece ile, gülmekle eş tutmamak gerek. Mizah canımızı sıkabılır, kızdırabılır bizi, duş kırıklığına uğratabilir, derin acılar verebiiir. Çünkü mizah, bir anlamda "izahtır: Bir gebe kavrayışın ortaya çıkardığı açıklama, yorumlama düşüncesidir. Bizi, durum içine batmışsan, halimizi anlatır.
Bilimin, sanatın, felsefenin anlattığı gibi anlatma çoğu kez; bizdeki mizah duygusunu da ele geçirmeye çalışır.
Mizah, bizi rahatlatabilir de. Güle güle rahatlatır ve halimizi unutur; durumumuzun içine gömülür ve halimizi vaşamaktan uzaklaşır; durumun alışkanlıkları içinde yitip gideriz. Bu tehlikeli bir mizahtır. Uyutucu, uyuşturucu mizahtır. Bana sorarsanız mizah değildir. Mizah bir isyandır. Bir kafa tutmadır. Gülerken düşünme, düşünürken gülme; farkına vararak içtenlikle itiraf etme, itiraf ederken zayıflıklarını görme, insan olduğunu anlama; geçmişine dayanarak, onu yorumlayıp, belki de birçok yanımı yadsıyarak, geleceğin olanaklarını anlamaya çabalama çabasıdır.
Karikatürün dördüncü ve son ayağı çizgidir (Dörtten fazla ayağı olan karikatür görenler ya yazsın ya çizsin!). Çizgi, yazılı dilden farklı anlatım olanakları taşıyabilir. Çizginin yazılı anlatımla örtüşen yanları vardır. Yazıyla anlatılabilen karikatürlerden söz ediyorum (yazılı-yazısız karikatür değil, yaptığım ayırım; çizildikten sonra bir başkasına karikatürün çizgilerini göstermeden, sözle ya da yazıyla yaptığımız anlatımdan dem vuruyorum).
Bir de tercihim sözle ya da yazıyla "tam" olarak anlatılamavan karikatürlerden yanadır. Muhakkak gözle görüllmesi gereken karikatür. Başka anlatım dillerine çevrilemeyen karikatür. Çizgiye özgü olan, çizgiyle anlatım. İşte bu dörtlü yapısıyla karikatür, içine düştügümüz durumların, sıkışıp bir türlü çikamadığımız hallerin yorumunu yaparak, halimizi bize anlatma olanağıdır. Ben buna "halimizi yorma" diyorum. Karikatür, halimizin duvarlarını, algılama eksikliğimiz ya da özürlerimizden ileri giden ufuk darlığının verdiği kuşatılmışlığı "yorarak", bunların ötesine geçebilme çabasıdır.
Bu yazıda, biraz karikatürü karikatürleştirdim. Onu başka türlü anlamaya gönlüm razı olmadı.
Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?
Mim
Nohut oda bakla sofa
Ali Türkan
Başkalarının yediklerine de hiç yan bakmayacağım, "biraz da biz geberelim" diye. Al sana mutluluğun resmi. Bir de ölmeden önce görebilseydim o günü. Bir de şu hasret olmasaydı. Katmerli mutlu olacaktım. Devam
İki küçük kol düğmesi, bir kurşun
Kâmuran Kızlak
Umarım kimsenin aklından "nasıl olur da aynı suçu işleyen iki adamdan biri idam edilirken, diğeri dalavere ile mahkemelerin elinden kurtarılır" gibi münafıkça sorular geçmemiştir. Devam
Ceset Pornografisi
Necdet Şen
Yıllardan beri tartışılıyor. Bir türlü karara bağlanamadı. Bu soruya magazincinin verdiği cevap başka mağdur edileninki başka. Magazinciler ve bu tarz sakaleti sayfalarına taşıyan gazete mutfakları yaptıkları işi çoğunlukla "onlar zaten fotograflarının çekilmesini istedikleri için oradalar" diyerek savunuyorlar. Devam
Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!
Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker
Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk
Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk
Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi
Öcalan'ın hedefi ne sizce?
Bütün amacı kendisini kurtarmak. Yaşamı karşılığında, kendisine dayatılan şeyleri yapıyor. Eğer İmralı'da kendisine 'şunu yap, bunu yap' denmese, dışarıda iki asker öldürüldüğü zaman Öcalan'ın ödü kopar. Ama şimdi kendisine çatışma dayatılıyor.
Hüseyin Yıldırım - Neşe Düzel (Taraf)
Bir sor Allah aşkına
Seyit Balkuv
Her soru bir merak duygusundan kaynaklanıyorsa ve merak duygusu da farklı olana yönelmek dürtüsü ile ilgiliyse, "hayata dair bir soru" iyi bir başlangıç noktası olabilir belki de ne dersiniz? Devam
Kırık Emekli General Hayatları
Ahmet Faruk Yağcı
Nesiller gelip geçiyor. Bunca emekli adam, bunca vatana hizmet gayreti beni yoruyor. Ey yetkililer! Siz siz olun beni dinleyin. Zararlı çıkmazsınız. Kendini Cipralex'e Lustral'e vurmuş emekli subay sayınız da yıllar içinde azalır. Devam
Trigger Happy
Deniz Türkoğlu
Kendini tehlikede (hatta yalnızca rahatsız) hissettiği ilk yerde tetiğe basmak ve tehdidi yok etmek üzere kodlanmış, hiç bir tehlike oluşturmayan durumlarda da tetiğe basma ihtiyacına dönüşmüş korkunç bir alışkanlığın adı. Devam
Hayat Oburu
Necdet Şen
Ya hakkaten ya! Hayat çok kısa, seçenekler sonsuz. Ben 99. maddedeyken listenin adı "ölmeden önce yapılması gereken 10.000 şey" diye değişir, yaya kalırım diye tırsıyorum. Devam
Avrupa'da bir seçim
Yalçın Şahin
İnsanlar yurtlarını bırakıp Avrupa'ya göç ediyorsa bu daha çok tanımını Batı insanının yaptığı bir yoksulluktan kaçmak içindir, ki bana göre bu genelde yapay, üretilmiş bir yoksulluktur. Devam
Etiketler
12 Eylül Aile Ali Türkan Askerlik Avrupa Bellek Beslenme Beyaz Türk Birey Bisiklet Bürokrasi Cem Karaca Cinsellik Çizgi Film Çizgi Roman Çocuk Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekmek Teknesi Ekonomi Ensest Erkek Felsefe Feminizm Gazete Genetik Güvenlik Hayvanlar Hedonizm Hızlı Gazeteci Hobi Hukuk Internet Kapitalizm Kedi Kemalizm Kent Konformizm Kürtler Masonlar Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mistisizm Mizah Mobbing Modernizm Münevver Müzik Nefret Nostalji Operasyon Oportünizm Otomobil Pazarlama Polemik Pornografi Portre Psikoloji Reklam Sanat Satanizm Seks Seyahat Sigara Sinema Siyaset Sokak Sosyalizm Sosyoloji Spam Spor Taassup Tabiat Takvim Tatil Teknoloji Televizyon Terör TIP Tiyatro Turizm Tüketim Toplumu Evlilik© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.

Yazı Boyutu
Büyük
Normal