Patronsuz Medya

Bir "Halk Sağlığı" sorunu olarak savaş


2000 yılında dünyada silahlanma ve askeri harcamalar için 1 trilyon dolardan fazla harcandı. Bu rakam, günde 2.74 milyar dolar, dakikada 1.9 milyon dolar ediyor. Dünyanın her yerinde günde ortalama 4400, yılda 1.6 milyon kişi şiddet nedeniyle ölüyor.

BİA (İstanbul) - Savaşsız ve sömürüsüz bir dünyanın özlemini duyanlar son günlerde kaygılı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Bush'un Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'i devirmek için saldırı iznini ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu'ndan almasından sonra, bu kaygı giderek artıyor.

Bu savaşın insanlığın yararına olmayacağına inananlar, dünyanın birçok yerinde çok katılımlı protestolar yapıyor. 28 Eylül'de Londra'da yapılan savaş karşıtı gösteriye ortalama 400 bin kişi katıldı. Ancak, bu gösteri ulusal basınımızda pek yer bulmadı.

Yaklaşan Genel Seçim nedeniyle, medyanın gündemi seçime yoğunlaşmış durumda. Seçimde önde giden partilerin propaganda etkinliklerinde "savaş" yer almadığından olsa gerek, bu temaya pek değinilmiyor. Ancak, dünyada savaş tehdidine karşı duyarlılık genel olarak oldukça yüksek. Türkiye'de de son günlerde savaş karşıtı gösteriler arttı. Savaş karşıtı platformların aktivistlerinin yanı sıra, değişik meslek örgütleri ve sendikalar de savaşa karşı seslerini yükseltiyor.

"Binyıl bildirgesi"

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 6-8 Eylül 2000'de New York BM binasında yaptığı özel bir toplantıda, "Binyıl Bildirgesi" oluşturmuştu. BM'ye üye ülkelerin imzaladığı bu bildirgenin "Değerler ve İlkeler" başlıklı ilk bölümünde, ülkelerin aralarındaki sorunları savaş ve çatışma dışında yöntemlerle çözecekleri kayıt altına alınmıştı:

"Anlaşma amaç ve ilkeleri doğrultusunda tüm dünyada adil ve kalıcı bir sağlamaya kararlıyız. Tüm devletlerin egemen eşitliğini; toprak bütünlükleri ve siyasal bağımsızlıklarına saygıyı; uyuşmazlıkların barışçı yollardan ve adalet ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak çözümlenmesini; hâlâ sömürge yönetimi ve işgal altında bulunan halkların kendi geleceklerini belirleme haklarını; devletlerin iç işlerine karışılmamasını; insan hakları ve temel özgürlüklere saygıyı; ırk, cinsiyet, dil ya da din ayrımı gözetmeksizin herkesin eşit haklarını; ve ekonomik, sosyal, kültürel ya da insanî nitelikteki uluslararası sorunların çözümünde uluslararası işbirliğini yüceltmeye yönelik her çabayı destekleyeceğimizi bir kez daha beyan ederiz."

Ancak, bu bildirgeye ve yeryüzündeki tüm devlet yöneticilerinin "savaşa karşı barıştan yana" olduklarını söylemelerine rağmen savaşlar sürüyor.

Bir halk sağlığı sorunu

Çeşitli kaynaklar, insanlığın 5 bin yıllık tarihinde savaşsız geçen yalnız 292 yıl olduğunu kaydediyor. Aynı kaynaklara göre, bu savaşlarda 4 milyarın üzerinde insan yaşamını yitirdi. İnsanlık tarihinin son döneminde savaşlar da yerel olmaktan çıkarak "küreselleşti". Daha önce, dünya ölçeğinde bir savaş görülmemiş, 20. yüzyılda böyle iki büyük savaş yaşanmıştı:

1.Dünya Savaşı, Avrupa'yı; 2. Dünya Savaşı ise, Asya, Avrupa, Afrika ve Okyanusya dahil dört ayrı kıtayı kapsadı. 2. Dünya Savaşı, 50 milyon insanın ölümüne, 90 milyon kişinin de sakat kalmasına neden oldu.

Dolayısıyla, savaş ve çatışmalar insanlığı tehdit eden, en çok öldüren nedenler arasında yer alıyor ve bu nedenle bir halk sağlığı sorunu ya da bir afet olarak nitelendiriliyor.

Günümüzde dünyanın bir çok yerinde yerel ve bölgesel savaşlar sürüyor. Savaştan kadınlar, çocuklar ve yaşlılar ağırlıklı olmak üzere tüm insanlar ve gündelik yaşam etkileniyor. Verilere göre, 2000 yılında dünyanın tüm ülkelerine silahlanma ve askeri harcamalar için 1 trilyon dolardan fazla harcandı. Bu rakam, günde 2.74 milyar dolar, dakikada 1.9 milyon dolar ediyor.

Her gün 4 bin 400 kişi şiddetten ölüyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Gro Harlem Brundtland 3 Ekim'de Brüksel'de yaptığı "Global Launch of the World Report on Violence and Health" başlıklı raporun sunuş konuşmasında "şiddet"e dikkat çekti:

"Şiddet tüm dünyanın gündeminde ve rahatsızlık veriyor. Dünyanın her yerinde günde ortalama 4 bin 400 kişi, yılda 1.6 milyon kişi şiddet nedeniyle ölüyor. Milyarlarca insan ise, öldürücü olmayan yaralanmalara maruz kalıyor. Ölümlerin yarısı intihar, üçte biri cinayet, beşte biri ise savaşlar ve çatışmalar sonucu oluyor."

Terörizm ve savaştan milyonlarca çocuk, ergen, kadın ve erkeğin etkilendiğini, ancak büyük bir ihmal ve sessizliğin hakim olduğunu belirten Burndtland, "Savaşın ve terörün hüküm sürdüğü yerlerde sağlık ciddi biçimde etkilenmekte, bununla birlikte sosyal ve ekonomik gelişme gerilemektedir" dedi.

Brundtland, şiddetten sağlık hizmeti veren kişi ve kurumların da etkilendiğine dikkat çekti.

Savaş ne için?

İngiltere'de oluşan Savaşı Durdurun İttifakı'nın (Stop the War Coalition) Eylül ayının sonunda Londra'da düzenlediği gösteride konuşan koalisyon önderlerinden Andrew Murray, Guardian gazetesinde de yayımlanan konuşmasında, Bush ve Blair'in başlatmak üzere olduğu Irak savaşının söylendiği gibi Irak'a demokrasi getirmek ya da dünyaya yayılma tehlikesi olan nükleer ve kimyasal silahların tehdidini yok etmek için yapılmadığını, bunun bölgedeki petrolü kontrol altına almaya yönelik olduğunu kaydetti.

Murray, "Savaşa karşı eylemler aynı zamanda dünyaya gerçek demokrasinin gelmesi için de çok önemlidir" dedi.

Nükleer silah denemesi

Bir süre önce Türkiye'ye gelen ve Savaş Karşıtı Platformu'nun bir etkinliğine katılan Savaşı Durdurun İttifakı'nın sözcülerinden Andrew Burgin ise, dünyanın bir nükleer savaş tehdidi altında olduğunu vurgulamış, ABD'nin 11 Eylül 2001'den sonra Afganistan'da başlattığı savaş sırasında kullanamadığı nükleer silahları Irak'a müdahalesinde kullanmayı planladığını söylemişti. Burgin, benzer savaşların başka ülkelerde süreceğini de belirtmişti. (BB)

* * *

Kaynak: BİA Haber Merkezi 15 Ekim 2002

 

Benim de diyeceklerim var…

Ad Soyad
e posta   (yayınlanmayacak)
« 3217

Mim

Editörün Önerisi

Berlin'in orta yeri

Ali Türkan

Komşum, apış arasındaki sancıyla daldı uykusuna. Bir yerlerde bir kadın, sevgilisinin genç kollarında uyuyor. Şimdilik bütün kaygıları gitmiş. Başka bir kadın, erkeğini özlüyor hıçkırıklar arasında.


Son Yorumlar

Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…

Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu

ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu

Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü

Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu

 

Web Gezgini

Sosyalizmin Muaviye´si Stalin'dir

İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.

Demir Küçükaydın (Adil Medya)


Son Yazılar

İslamlık ve Sosyalizm

Hikmet Kıvılcımlı

Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.


Talât Paşa Ruhu

Erdem Abaka

Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.


Kürk cinayettir!

Hülya Yalçın

Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.


Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal

Gökhan Akçiçek

Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.


Etiketler





Şu an 145 pasif seyirci Derkenar'a bakıyor

   

Yazı Boyutu
106 - 305 - 364  
©