Bu çemberi kırmak şart

Fehmi Koru (Yeni Şafak)


İsrail'in Filistin'e açtığı 'topyekün savaş', bazılarınca, Filistinli intihar komandolarının İsrail içinde gerçekleştirdikleri eylemlere anlık bir tepki. Böyle düşünenlere göre, Hayfa'da meydana gelen 'hamursuz bayramı' saldırısı, İsrail'i, 11 Eylül yöntemlerini kullanmaya sevk etti.

Oysa, gerçekler, İsrail'in Filistin'e karşı giriştiği savaşı çok önceden planladığına işaret ediyor. İsrail Genelkurmay'ı tarafından hazırlanan bir "Filistin'i işgal planı"nın, ortada henüz 11 Eylül yokken, 9 Temmuz 2001 tarihinde, İsrail Bakanlar Kurulu'nda görüşülüp kabul edildiği iyi haber alan kaynaklar tarafından duyurulmuştu.

Haberi ilk duyuran, savunma alanında ciddi kaynaklara sahip Jane's Group'un 'Foreign Report' (FR) adlı bülteni oldu. 12 Temmuz 2001 tarihli FR'de yayımlanan bilgiler, o gün (12 Temmuz 2001), Amerikan CBS kanalında habere dönüştü ve 'Israel Insider' adlı Kudüs merkezli bir özel bülten tarafından da yaygınlaştırıldı. İki gün sonra (14 Temmuz 2001), WSWS adlı internet sitesinde, Christ Marsden, başka kaynaklardan da besleyerek haberi geliştirdi.

Operasyonun uzun adı "Filistin Yönetimi'nin tahrip edilmesi ve silâhlı gücün silâhsızlaştırılması". Kısa adı ise, 'haklı intikam'. Planı hazırlayan, İsrail genelkurmay başkanı Korgeneral Shaul Mofaz. Operasyonun başlaması için öngörülen gerekçe, çok sayıda kişinin canını alacak bir intihar saldırısı. Operasyonun muhtemel süresi bir ay. Bu süre içerisinde, binden fazla Filistinli'nin hayatını kaybetmesi, sayılarının 40 bin kadar olduğu belirlenen silâhlı gücünün, ya ölerek ya da toplama kamplarına tıkılarak, silâhsız hale getirilmesi amaçlanıyor.

Plana göre, ilk aşamada, F-15 ve F-16 uçaklarıyla Filistin Yönetimi'ne ait yerlere saldırılacak; ardından 30 bin askerden oluşan zırhlı, piyade ve gerilla güçleri kara harekâtını başlatacak. Operasyon sona erdiğinde, İsrail tarafının en fazla 300 zâyiat vereceği hesaplanmış.

Hesaba katılan bir diğer ayrıntı da uluslararası tepki. 11 Eylül'den aylar önce bu planı hazırlayanlar, uluslararası câmianın tepkisinin çok geç geleceğini ve asgaride kalacağını öngörmüşler. "Tepkiler etkisini gösterene kadar İsrail ordusu karada önemli köşebaşlarını tutmuş olur" diyor rapor ve ekliyor: "Filistinlileri korumak için barış gücü gönderilse bile, bu, 'oldu-bitti' (raporda "Fait accompli" deniyor) gerçekleştikten sonra olacaktır."

İsrail ordusunun on gündür sürdürdüğü harekât, geçen yılın temmuz ayında son biçimini almış plana neredeyse milimi milimine uygun devam ediyor.

Planı hazırlayanlar, çevre ülkeler ve İslâm Dünyası'ndan Filistinlilere yardım gelmeyeceği kanaatindeler. Raporda, "Mısır, Ürdün ve Suriye'nin Filistinliler nâmına savaşacakları kuşkulu" deniyor. Mısır Sina'ya asker gönderebilirmiş; o durumda İsrail ihtiyatları silâh altına alacakmış. Irak hareketlenirse Ürdün sınırına ulaşmadan, İsrail uçakları Irak ordusunu yok edecekmiş... Bu öngörü de, muhtemel görülen gelişmeler gerçekleşmeden tutmuş bulunuyor.

İsrail'in on gün önce yürürlüğe soktuğu plan, Yaser Arafat'ın yerini kaybetmesini amaçlıyor. İlk tercih, Arafat'ın sürgüne zorlanması... Katar'da çıkan el-Vatan gazetesi, İsrail'in elinde Arafat'ın yerini alabileceği düşünülen sekiz kişilik bir liste bulunduğunu, 'mülâyim isimler'den oluşan listenin Avrupa ülkelerinin bilgisine sunulduğunu yazdı. Listede, Arafat'ın yardımcısı Abu Mazen'in de adı var.

Sahtekârlığı adından belli 'haklı intikam operasyonu', dünyanın gözleri önünde cereyan eden ilk on gününde, 1,5 yıl önce hazırlanmış planın öngörüleri istikametinde gelişti; bundan sonrasıyla ilgili öngörülerin tutmaması için engelleyici bir sebep ortada görünmüyor.

Sizin bulunduğunuz yerden görünüyor mu? Peki, bu çemberi nasıl kıracağız?

Konuk Yazılar

 

Sosyolojik bir vaka olarak pantalon ütüsü

Ali Türkan

Ben de bir kez daha ortalığı karıştırmış olmanın huzuruyla ortamdan ikiledim. Az önce muhabbet ettiğim arkadaşlar, yalnızca kadın bedeninin bir bölümü hakkında konuşmamış, o bölümle ilgili tüm "gizli" emellerini de bir güzel ortaya saçmışlardı. Evde yatmış, o emellerin amel olmasının, Medeni Kanun'umuza göre boşanma nedeni sayıldığını falan düşünürken, kafama şu soru takıldı: "Pantalonu gösteren, neden ütüdür?" Devam »

Kültürel Ensest

Necdet Şen

Bu tarz kültürel etkileşime "Kültürel ensest" diyordu bir arkadaşım. Ona hak veriyorum. Kendi gettosundan dışarı çıkmayan, yalnız kendi kandaşlarıyla düşüp kalkan, beyin salgılarını sadece kendi türdeşleriyle çaprazlayan insanlardan doğan fikirler de işte böyle eciş bücüş sağlıksız oluyor.   Devam »

Web Gezgini

Hakikatli bir insan: Ahmet Kaya

İkinci sınıf yeteneklerin oluşturduğu ittifakı tedirgin eder namuslu insanlar, dürüstlükleri ve açık sözlülükleri nedeniyle...

Hele hakiki sanatçılar, keskin sezgileri nedeniyle yalanla doğruyu daha kolay ayırt edebildikleri için, açık sözlülüklerinin bedelini ödemeye zorlanırlar gün gelir.

Cihan Aktaş (Taraf)

Son Yazılar

Gençliğe Övgü

İlker Tortop

Gençliğimi özlüyorum ben. Omzumdaki romatizma ağrılarına rağmen özlüyorum o günleri. Beyazlara muhtaç değildik, tuğladan ocağımız yetiyordu gülerek yaşamaya. Etrafımızdakileri etkilemek zorunda değildik ve hayat çok ucuza geliyordu. Devam »

Yakın Tarih Dersleri 02

Ali Sedat Çetinkoz

Şimdilerde emekliliklerini yaşayan iki üst derece hakim ve iki cumhurbaşkanından başka başına fötr takan devlet adamı var mı bilmiyorum. 70'li yıllarda gurbetçilerin izine gelirken giydiği, yeşil ördek tüylü Bayerisch fötrler bile artık kayboldu. Devam »

Burak Obama

Vahap Demir

Sözün özü, Türkiye'de ne sol ne de liberal düşünce yoktur. Az sayıda bunların ne olduğunu bilen insan da tartışmayı harlandıracak kadar kalabalık veya güçlü değildir. Tartışmanın düzeyi de zaten her defasında "bizden gayrisi bize dost değil" önermesiyle sonlanacak kadardır. Devam »

Son Yorumlar

Şahin hakkında güzel bir yazı , onun sınıf arkadaşı (orta okul) olarak çok hoşlandım...
Oğuz Şahin - Sencer'in çizgi roman dünyası

Arkadaşım saol... Şapkalı a yapmak ne kadar zormuş. Bulamadım bir türlü sen yazmışsın. Allah razı...
Muhammet Uyar - Masaüstü, Bakım Sihirbazı, Şapkalı Â

Henüz çok küçükken anneannem büyüyünce ne olacağımı sorduğunda pilot olacağım, dedim. Güldü...
Ramazan Korkmaz - Kaybolmayan kardeş

Atilla sonraki yıllarda ciddi bir trafik kazası geçirdi, kazada beli kırıldı. Sonrasında mucizevi...
İlker Tortop - Gençliğe Övgü

Çok güzel bir yazı... Derken; duyguların çok güzel ifade edildiği bir yazı ... Hepimiz...
Leyla Erkol Bıkmaz - 20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü

Tüm Yorumlar

 Google Web   Derkenar  

 

© 2000-2008 ~ Derkenar, tasarım + programlama + uygulama olarak bir Sokak Kedisi marifetidir. Tüm hakları yasal koruma altında olup, içeriği izinsiz çoğaltılamaz, ticarî nitelikli yayınlarda ve internet sitelerinde (çok kısa tanıtımlar dışında) kullanılamaz.

59
Clicky Web Analytics