Bu bölüm niye var?
Derkenar, hiç bir zaman kopyala/yapıştır yöntemiyle sayfa doldurup kolay para ve popülarite peşinde koşan bir web sitesi olmadı. Seçici bir editoryal anlayış çerçevesinde yayın yaptı/yapıyor. Gönderilen her yazı bu sitede yayınlanmıyor. Kendi yazarları tarafından kaleme alınmış orijinal yazılardan oluşan -tahminen- 2500 cıvarında sayfası olan bu web dergisi, her sayfası birçok kez elden geçirilerek ve güncellenerek taze tutulmaya çalışılan bir "el yapımı site"dir. Amacımız, internetin çöplüğe dönüştürülmesine karşı elimizden geldiğince direnç göstermek ve nitelikli bir kütüphaneye dönüşmesine karınca kararınca katkıda bulunmaktır.
Başka sitelerdeki kaliteli içeriği de okurlarımızın dikkatine sunmak için başvurduğumuz standart uygulama, Web Gezgini bölümümüzde kaynak sitedeki yazının sadece bir-iki paragraflık bölümünü alıntılayıp, yazının tamamını okumak isteyenleri açıklayıcı bir link ile o siteye yönlendirmek. Yapılması gereken doğru şeyin böyle olması gerektiği kanaatindeyiz.
Buna rağmen, sitenin bu bölümünde, sınırlı sayıda da olsa, internetteki diğer Türkçe içerikli sitelerde gözümüze çarpan ve daha fazla kişinin okumasını arzuladığımız için mimlediğimiz yazılara yer veriyoruz.
Peki neden? Başka bir sitede zaten yayınlanmış olan bu yazılar hangi nedenlerle -usulünce link verilmek yerine- tümüyle Derkenar'a alındı?
Bunun olası sebebi aşağıdakilerden biri -ya da birkaçı- olabilir:
* Kaynak site girişe şifre koymuşsa ve içeriği okutmak için mahremiyet ihlâli yapıp kişiye özel kimlik bilgilerinin verilmesini şart koşuyorsa...
* Kaynak sitenin arşiv düzeni veya yön bulma rehberliği sözkonusu yazının daha sonraki aramalarda bulunmasına olanak sağlamıyorsa...
* Kaynak sitenin görsel yapısı içeriğin eziyet çekmeden okunmasını zorlaştıracak derecede çirkin ve rahatsız ediciyse... Göz ve zihin yoran, yanıp sönen, saygısız ve saldırgan reklamlarla doluysa... Ziyaretçinin zamanını çarçur edecek derecede yüksek dosya boyutlarına sahipse... Yazıya ulaşmak isteyen ziyaretçiyi -daha fazla reklam geliri elde edebilmek için- sayfalar arasında arsızca dolandırıyorsa...
* Kaynak sitenin genel çerçevesi yayıncılık etiği açısından art niyetli veya aldatıcıysa... Ya da iyi niyetli olmakla birlikte, her tarafından beceriksizlik ve çirkinlik akıyorsa...
* Kaynak site geçici olarak ya da tamamen yayından kalkmışsa...
* Yazı bize herhangi bir okur tarafından e postayla gönderilmişse ve asıl kaynağı tespit edemediğimiz halde yine de okurlarımızla paylaşmayı arzulamışsak...
* Yazının yer aldığı birçok farklı kaynak varsa ve orijinal kaynağın hangisi olduğunu saptayamamışsak.
* Kaynak site olduğunu tahmin ettiğimiz siteye durumu öğrenmek için e posta gönderdiğimiz halde, bu konudaki sorumuz yanıtsız kalmışsa.
* Yazılar çevrim dışı (offline) okunamıyorsa... (Bu durum çok kısa aralıklarla sayfaya refresh yaptıran ya da ara belleğe alınmasını engelleyen sitelerde olur ki, çoğunlukla istismar belirtisidir.)
Bu ve benzeri durumlarda Derkenar, dikkate değer bulduğu yazılı/görsel içeriği kaynak sitenin yazılı -veya şifahî- onayı olmaksızın, kamu yararı adına okurlarına iletmeyi görev sayar.
Ama yine de alıntılayacağımız yazının yazarına kişisel olarak e posta aracılığıyla ulaşmaya çalışıyor ve burada yayınlayabilmek için özel izin istiyoruz. Buna rağmen, burada yer alan yazıların telif hakkı sahipleri alıntıladığımız içeriğin bu sitede yer almasından rahatsızlık duyduğunu belirtir ve Derkenar'dan kaldırılmasını isterse, sözkonusu yazıyı daha düzgün bir formatla yeniden yayına koymak için harcadığımız zamana ve emeğe acımaz, hak sahibinin bu isteğine uyarız.
Mim
Muska
Ali Türkan
Ölen kardeşinin adını verdi oğluna. Yıllar sonra, bilmem kaçıncı kez taşındığım evlerden birine yerleşmeye çalışırken, bir kartonun içinde, boynundan fırlayıp önüme düşen o muskayı gördüm. Devam
Rahmetlinin boku sapsarıydı
Necdet Şen
Bir 18 yaşındaki kızının sedef gibi ışıldayan tenine, bir evdeki köroğlunun pörsümeye yüz tutmuş etine ve bir de komodinin üstünde duran 20 yıl öncesine ait nişan fotoğrafına bakan aile reisi (bilincini boş ver) bilinçaltında ne arzular? Devam
Ahmet Faruk Yağcı - Ata'nın yakın çevresi ve liyakat üzerinde çok zamandır düşünürüm. Önceleri bu insanları... İki küçük kol düğmesi, bir kurşun
Necdettin Yançizer - Az önce okuduğum bir haber aklıma yıllar önce seyrettiğim Jacob's Ladder... Akbaba'nın dördüncü günü
Filiz Sazak - Türkiye'de de özel dedektiflik kurumu usul usul yerleşiyor. İlk müşteriler... Özel Dedektif lâzım mı sevgili Urfalılar?
Ali Barutçu - Çok hayran kaldığım sözler. Bir öğretmenin eski bir gazete kâğıdından okumuştum bu... Eski bir tapınak yazıtı
Ali Sedat Çetinkoz - Sözler, anlar uçar gider; yazılan kalıcıdır. Belki de Kuran'ın ilk ayeti o yüzden... Kur'an okuyun demek hayata müdahale mi?
Sonuçta hepsi de 'vatansever' olan bu gençler, en büyük engellemeyi, Mustafa Reşit Paşa, Âli Paşa, Fuat Paşa gibi bürokratlardan gördükleri için, Padişah'tan çok Tanzimat bürokrasisine düşman oldular.
Televizyon
Eckhart Tolle
Sık sık uzun sürelerle televizyon seyretmek, sizi sadece bilinçsiz kılmaz, aynı zamanda enerjinizi kurutur ve sizi pasif yapar. Dolayısıyla, rastgele seyretmek yerine seyredeceğiniz programları dikkatle seçin. Devam
© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir. »