Patronsuz Medya

6 Eylül 2008 Cumartesi

 Google Web   Derkenar  

 

William Wallace'ın osuruğu!

Seda ve Çağrı


Seda'nın mektubu

Merhaba Necdet Şen, şu huysuzluk mevzuuna takıldım da. Bence kimin ne dediği o kadar da umurunuzda olmasın, çünkü o zaman insan işin içinden gerçekten çıkamıyor. Önemli olan tek şey sanırım içimizdeki sesin bize ne dediği. (içimdeki ses "git o puştlara kafa at!" diyor)

Hem beni tanımayan bir insan benim için huysuz derse eğer bu beni niye üzsün ki? (aslına bakarsan, en çok o üzer; çünkü ortalıkta kol gezen berbat bir dogmatizme ve sürü ruhuna işaret eder ki, en çok ona kahrolurum) O onun ön yargısından ibarettir, gerçeği yansıtmaz.

Ne olur, öyle kişilerin sizin hakkınızdaki o muhteşem (!) yorumları sizi üzmesin. Aslında kendileri kaybediyorlar farkında bile değiller. Düşünsenize her geçen gün kalp ağırlıkları biraz daha çoğalıyor. BOŞVERİN. (oh, neyse, içim rahatladı)

Hem hiç de huysuz değilsiniz, hatta çok sempatiksiniz. (rahmetli babam "balın yoksa bal dilin de mi yok?" derdi. sağol Seda)

Seda Kabadayı


Çağrı'nın mektubu:

Merhaba Necdet Ağbi, ne zamandır size mail atmıyordum. Dün atacaktım aslında "Necdet Ağbi niye yazmıyorsunuz?" diye, bu sabah gördüm yazınızı.

Geçen gün Doğan Hızlan'ın programını seyrettim, güzel hoştu da çok kısa sürdü. Hızlı'dan ve diğerlerinden haberi olmayan izleyicinin aklında pek bi şey kaldığını zannetmiyorum.

Programla ilgili benim çok güldüğüm bi şeyi anlatmak istiyorum izninizle. (estağfurullah! dinliyorum)

Şu an ben yaz okulundayım, Ankara'da 2 arkadaşın evini şereflendiriyorum...

Neyse dergiden öğrendim programın adını zamanını, ama benim kaldığım evde cnn türk yok diye cnn türk'ü olan başka bir arkadaşımın evine gittim.

Programın 5. dakikalarında falan Brave Heart'daki savaş öncesi sahne geldi aklıma. Ordu çok işittiği Wiliam Wallace'ı kanlı canlı ilk kez görüyor ve sesini duyuyor. Sonra birkaç İskoç bağırıyor:

"William Wallace 5 metreymiş. Osururken dötünden şimşekler çıkarmış (tıpkı ben). Ok işlemezmiş (bana da işlemiyor; topuğum hariç) ...."

Aklıma bu geldi, sonra rahat bir 5 dakika gülmüşümdür herhalde (evdekiler sordu tabii "niye gülüyosun, manyak mısın?" diye ama renk vermedim).

Şimdiye dek tüm kahramanlarım kitap üstündeydiler (Küçük Prens, Goldmund, Zorba, Don Kişot...) Siz benim bildiğim ilk kanlı canlı kahramansınız. (kim? ben mi? şaka yapıyorsun!) Aslında kahraman demek uygun değil pek sanırım ama daha uygun bi kelime bulamadım (uygun kelime "zırtapoz") (belki de "güzel insan" yazmalıydım) (ben o lâfı bizim Fuat'a söylerim sık sık) Sizin gibi insanlar maalesef pek az artık (haklısın, artık dişlekliğin tedavisi çok kolay, dişlere tel takılıyor; kelliğe de çözüm var, saç ekiliyor).

Umarım bana kızmamışsınızdır (kızdım. hiç iltifat etmemişsin), yalakalık ya da yavşaklık olarak değerlendirmemişsinizdir (katiyen!); çünkü bunları ne zamandır size yazacaktım zaten ama fena haşlanmaktan çekiniyordum (bak, bi şey olmadı, gene yap). Şimdi çekinmiyor muyum diye sorarsanız, evet ama herkesin bir çatlama sınırı var, içimde kalmasın dedim (doğru; insan dobra olmalı).

Çok uzattım, umarım haliniz keyfiniz yerindedir (sayende bomba gibiyim!).

Sağlıcakla kalın. Sevgiler, Umutla... (ak günlere)

Çağrı Coşkun

(ara nağmeleri minik neco'dan)

 

Mektuplar

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Konuyla ilgili görüş belirtmek ister misiniz?


 Necdet Şen Star'da

Yaz başı mektupları

Ali Türkan

Oysa bir yılda doktor hatası yüzünden ölenlerin, sakat kalanların, hayatı kayanların sayısı, en az trafik canavarının "kurbanları" kadar çoktur sanırım (belki de saçmalıyorum). Bu mektubu da tıp ilmine ayırmış olduk. Ha gayret! Sen oradan, ben buradan dümdüz edeceğiz dünyayı. Yazar

Son Yorumlar

Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi

Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi

Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup

Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Nabız

Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.

Ata Soyer (Evrensel)

En Son Yazılar

Kaşıyan Adam

Vahap Demir

Halk hem cumhuriyetten hem de serbest seçimlerden hoşlanmaktadır ve tepede işler nasıl giderse gitsin sabırla ve tevekkülle kendinin söz söyleyeceği günün gelmesini beklemektedir. Beklerken de herhalde keyif verdiğinden olsa gerek göbeğini kaşıyarak filân beklemektedir.   Yazar

Ramazan geldi, hazırlıklar tamam mı ey medya?

Ali Sedat Çetinkoz

Ramazan, sonuçta bir dinsel olaydır. Din deyince aklımıza ilk gelen şey nedir? Fatih Çarşamba: 50 yıldır karikatürüne aşina olduğumuz; peşinde dört tane kara çarşaflı kadınla yürüyen kurt dişli, koca tesbihli, kara sakallı bir adam! Bunlardan kurtulmamızın ilacı nedir? Laiklik! Laikliğin en katı savunucusu kimdir? TSK.   Yazar

Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Murat Örem

Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor.   Mektup

Bir doktordan mektup

Süheyla Apaydın

Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir.   Mektup

Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Vahap Demir

Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi.   Yazar

 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

°