Patronsuz Medya

Seni her yerde aradım!

Azra Sevdir - 24 Kasım 2000


Merhaba, merhaba, merhabaaaaaaaaaaaaaaa!

Çok sevgili Necdet Şen, benim can Hızlı Gazeteci'm.

Kusura bakma samimiyet ve bu mail için lütfen. Şu an sevindirik olmuş, mutluluktan uçar vaziyetteyim. Neden mi?Anlatsam kısaca dinleyeceğini yani okuyacağını biliyorum:)

Off! Yaa, yıllar önce Cumhuriyet Gazetesi okuru olarak seninle tanıştım. Sanırım 80'li yıllardı. Aman tanrım, çizdiklerini okumak, oradaki meydan okuyuşu yaşamak (bizler okuyamadığımızdan sanırım) söyleyemediklerimizin söylendiğini görmek, içindeki felsefe beni feci bağımlı yaptı sana ki hatta gazeteyi bile bir çizgi roman için alır olduğumu hissettiğim anlar oldu.

Sonra sen oradan ayrıldın, yönetim değişmişti herhalde. Ben ilhan Selçuk uğruna bir müddet daha Cumhuriyet'e devam ederken sen Hürriyet'te çizmeye başladın ve ben hemen Hürriyet okuru oldum. İlhan Selçuk'u sattım valla senin uğruna:)

Neyse, güzel güzel seninle yaşamı paylaşırken yok oldun birden. Bu arada kitaplar yayınlandı ben aldım paylaştım arkadaşlarla, alan vermedi, ben yine aldım, alan vermedi, derken almadım en sonunda. Nereye kayboldu bu çocuk derken Ertuğrul Özkök'ün yazısını okudum, dağlara çıkmışsın. Epey bir kızdım sana bizleri nasıl terkeder bu böyle diye. Bencilceydi ama öyleydi işte.

Böylelikle ince bir sızı olarak kaldı Hızlı Gazeteci içimde... Hatta gazeteden kestiğim Mimoza'lı bölümleri arada çıkarır okurdum hasret gidermek için. Zaman zaman yad ederdim yani. Hiç ama hiç unutmadım inan seni. (Umarım sen diye yazdığım için ayıp etmiyorumdur. Şu anki hislerim hani çok eski yıllardır görmediğin bir dostuna kavuşursun ya öyle... Mahzuru varsa bu seferlik bağışla.)

Neyse bir ara taktım kitaplara, yine aradım, yok, vazgeçtim. İki yıl önce netle tanıştım. Bir gece aklıma geldi arama motoruna adını yazdım, bir şey buldum ama adının geçtiği bir şeydi... Nerdeee insanı böylesi mutlu edecek kendi sayfan... Yine bastırdık özlemi, taa ki yeniden vurana kadar.

Hadi başlarsın aramaya kitapçılarda bir çizer vardı, şurda çizerdi sonra kitapları vardı, ben onları yeniden almak istiyorum, falan, yok da yok, sonra biri neyse ki Remzi'den çıktıydı oraya sor dedi...

Akşam nete girdim Deja Vu ve Keloğlan'ı buldum hemen sipariş ettim, iki kitaba kavuştum:) o gün de mutluluktan uçuyordum...

Geçen gece yine Necdet Şen aşkı kabardı içimde porttakal.com da surf yapıyorum. Bir arama motoru var yazayım bir dedim ki; İNANAMIYORUMMMMMMMMMM! oldum... Aman Allahım sayfası vardı:) hemen tıklayarak sana kavuştum yafss:)

Bu kadar uzattıktan sonra teşekkür faslı kendini bizlere yeniden kavuşturduğun için sonsuz teşekkürler sana Necdet Şen. Beynini yüreğini, kalemini, çizgilerini, hayata bakışını çok seviyorum... Hatta huysuzluğunu bile dermişim.:) Çok mutlu ve sevinçliyim. Lütfen bizleri terketme artık.

Bir de istekler bölümü olsun bu mailde sıkılmadıysan. Mümkünse yazar mısın, bir gazetede çizecek misin? Yoksa biz seni bu sayfadan mı okuyup takip edeceğiz?

Bir de yukarıda yazdığım kitaplar dışındaki kitapları nerede bulabilir sahip olabilirim? Ben Ankara'da yaşıyorum. İstanbul'da da olsa bulabileceğim yerler yazarsan sevinirim.

Sana kavuşturduğun için binlerce teşekkürler. Hiç eksik olma yüreğimizden. Sevgili Necdet Şen. İyi geceler Yarasa Adam... Sen mutlaka ayaktasındır şu an:) Babay...

* * *

Dip Not: Sayfaların çok hoş...


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 1077


 

Mektuplar

Editör'ün Önerisi

Ayyy, döndüm ayol!

Ali Türkan

On yedi yaşında ve evdeki ot kokusunun "afrodiziyak" etkisinden bütün hormonları çıldırmış bir gence, bundan daha büyük kötülük de yapılmazdı sanırım. Hayatıma giren bütün hayatımın kadınlarını affettim, çoğuyla barıştım ama onu asla affetmeyeceğim.  Devam


Çabasız sanayi: Turizm

Erdem Abaka

Çeşitli kaynaklarda rahatça ulaşılabilecek rakamlar her ne kadar iyimser bir tablo çizse de, şu anda sadece deniz, güneş, kum turizmine yaslanmış ve sadece bahşedilmiş doğal güzelliklerini pazarlayabilen ülkemizin, çok çabuk yeni bir turizm yapılanmasına yönelmesi gerekiyor.  Devam


Bir Efsane'nin anatomisi

Necdet Şen

Bir dergi yöneticisinin emrindeki kullarına biraz zulüm etmesinde ne gibi bir sakınca olabilir ki? Dövmüyordu ya, aşağılıyordu alt tarafı. Parası neyse ödüyordu işte. Hem de öyle az buz değil, cukka paralar ödüyordu.  Devam


Son Yorumlar

Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!

Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker

Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk

Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk

Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi

© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  265 - 11 - 1434 - 1531


Web Derkenar
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazı Boyutu
©