Patronsuz Medya

6 Eylül 2008 Cumartesi

 Google Web   Derkenar  

 

Seni her yerde aradım!

Azra Sevdir - 24 Kasım 2000


Merhaba, merhaba, merhabaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!

Çok sevgili Necdet Şen, benim can Hızlı Gazeteci'm.

Kusura bakma samimiyet ve bu mail için lütfen. Şu an sevindirik olmuş, mutluluktan uçar vaziyetteyim. Neden mi?Anlatsam kısaca dinleyeceğini yani okuyacağını biliyorum:))

Off!! Yaa, yıllar önce Cumhuriyet Gazetesi okuru olarak seninle tanıştım. Sanırım 80'li yıllardı. Aman tanrım, çizdiklerini okumak, oradaki meydan okuyuşu yaşamak (bizler okuyamadığımızdan sanırım) söyleyemediklerimizin söylendiğini görmek, içindeki felsefe beni feci bağımlı yaptı sana ki hatta gazeteyi bile bir çizgi roman için alır olduğumu hissettiğim anlar oldu.

Sonra sen oradan ayrıldın, yönetim değişmişti herhalde. Ben ilhan Selçuk uğruna bir müddet daha Cumhuriyet'e devam ederken sen Hürriyet'te çizmeye başladın ve ben hemen Hürriyet okuru oldum. İlhan Selçuk'u sattım valla senin uğruna:))

Neyse, güzel güzel seninle yaşamı paylaşırken yok oldun birden. Bu arada kitaplar yayınlandı ben aldım paylaştım arkadaşlarla, alan vermedi, ben yine aldım, alan vermedi, derken almadım en sonunda. Nereye kayboldu bu çocuk derken Ertuğrul Özkök'ün yazısını okudum, dağlara çıkmışsın. Epey bir kızdım sana bizleri nasıl terkeder bu böyle diye. Bencilceydi ama öyleydi işte.

Böylelikle ince bir sızı olarak kaldı Hızlı Gazeteci içimde... Hatta gazeteden kestiğim Mimoza'lı bölümleri arada çıkarır okurdum hasret gidermek için. Zaman zaman yad ederdim yani. Hiç ama hiç unutmadım inan seni. (Umarım sen diye yazdığım için ayıp etmiyorumdur. Şu anki hislerim hani çok eski yıllardır görmediğin bir dostuna kavuşursun ya öyle.. Mahzuru varsa bu seferlik bağışla.)

Neyse bir ara taktım kitaplara, yine aradım, yok, vazgeçtim. İki yıl önce netle tanıştım. Bir gece aklıma geldi arama motoruna adını yazdım, bir şey buldum ama adının geçtiği bir şeydi.. Nerdeee insanı böylesi mutlu edecek kendi sayfan.. Yine bastırdık özlemi, taa ki yeniden vurana kadar.

Hadi başlarsın aramaya kitapçılarda bir çizer vardı, şurda çizerdi sonra kitapları vardı, ben onları yeniden almak istiyorum, falan, yok da yok, sonra biri neyse ki Remzi'den çıktıydı oraya sor dedi...

Akşam nete girdim Deja Vu ve Keloğlan'ı buldum hemen sipariş ettim, iki kitaba kavuştum:)) o gün de mutluluktan uçuyordum..

Geçen gece yine Necdet Şen aşkı kabardı içimde porttakal.com da surf yapıyorum. Bir arama motoru var yazayım bir dedim ki; İNANAMIYORUMMMMMMMMMM!! oldum... Aman Allahım sayfası vardı:)) hemen tıklayarak sana kavuştum yafss:))

Bu kadar uzattıktan sonra teşekkür faslı kendini bizlere yeniden kavuşturduğun için sonsuz teşekkürler sana Necdet Şen. Beynini yüreğini, kalemini, çizgilerini, hayata bakışını çok seviyorum.. Hatta huysuzluğunu bile dermişim.:)) Çok mutlu ve sevinçliyim. Lütfen bizleri terketme artık.

Bir de istekler bölümü olsun bu mailde sıkılmadıysan. Mümkünse yazar mısın, bir gazetede çizecek misin? Yoksa biz seni bu sayfadan mı okuyup takip edeceğiz?

Bir de yukarıda yazdığım kitaplar dışındaki kitapları nerede bulabilir sahip olabilirim? Ben Ankara'da yaşıyorum. İstanbul'da da olsa bulabileceğim yerler yazarsan sevinirim.

Sana kavuşturduğun için binlerce teşekkürler. Hiç eksik olma yüreğimizden. Sevgili Necdet Şen. İyi geceler Yarasa Adam... Sen mutlaka ayaktasındır şu an:)) Babay...

* * *

Dip Not: Sayfaların çok hoş...

 

Mektuplar

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Konuyla ilgili görüş belirtmek ister misiniz?


 Necdet Şen Star'da

Vay be! On yıl geçmiş aradan!

Ali Türkan

Hava da bi güzel, saatlerce oturmuşum, hava kararmış. Baktım, bizim Hannes de inmiş. Tam seslenecektim, biriyle konuştuğunu gördüm. Biz de camiden gelmedik buralara. Hayatı, büyük şehirde ne ayaklar döndüğünü az çok biliriz. Pek gözüm tutmadı konuştuğu herifi. Hadi bugünlük de bu kadar olsun. Uykusuzluktan geberiyorum, yatıp uyuyayım azıcık. Devamı da az sonraaaaaaaaaaa! Bizden ayrılmayın. Yazar

Son Yorumlar

Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi

Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi

Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup

Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Nabız

Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.

Ata Soyer (Evrensel)

En Son Yazılar

Kaşıyan Adam

Vahap Demir

Halk hem cumhuriyetten hem de serbest seçimlerden hoşlanmaktadır ve tepede işler nasıl giderse gitsin sabırla ve tevekkülle kendinin söz söyleyeceği günün gelmesini beklemektedir. Beklerken de herhalde keyif verdiğinden olsa gerek göbeğini kaşıyarak filân beklemektedir.   Yazar

Ramazan geldi, hazırlıklar tamam mı ey medya?

Ali Sedat Çetinkoz

Ramazan, sonuçta bir dinsel olaydır. Din deyince aklımıza ilk gelen şey nedir? Fatih Çarşamba: 50 yıldır karikatürüne aşina olduğumuz; peşinde dört tane kara çarşaflı kadınla yürüyen kurt dişli, koca tesbihli, kara sakallı bir adam! Bunlardan kurtulmamızın ilacı nedir? Laiklik! Laikliğin en katı savunucusu kimdir? TSK.   Yazar

Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Murat Örem

Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor.   Mektup

Bir doktordan mektup

Süheyla Apaydın

Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir.   Mektup

Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Vahap Demir

Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi.   Yazar

 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

°