Murad Sezer, Associated Press foto muhabiri, Kosovo, (5 Nisan 2001)
Sevgili Necdet Şen,
Bugünkü sayfanda "Gazeteci Neyin Peşinde?"isimli çizgini görünce bir süredir sana gönderip göndermeme ikilemini yaşadığım bir yazımı hemen yeniden kaleme aldım.
Gerçek gazetecilerin neyin peşinde olduğunu hepimiz biliyoruz. Geçen hafta "gerçek bir gazeteci"yi kaybettik. Belki adını gazete haberlerinde duymuşsundur. Associated Press TV yapımcısı Kerem Lawton geçen hafta Kosova-Makedonya sınırında serseri şarapnel parçalarının kurbanı oldu.
Kerem ile AP'nin İstanbul ofisinde yıllarca beraber çalışmıştık. Geçen yıl biraz haber, biraz da yeni aşkı Kosovalı bir bayan gazetecinin peşinden Priştina'ya yerleşmişti. 30 yaşındaydı ve iki ay sonra da baba olacakti. Onun ardından çok yakın ortak dostlarımıza yazdığım aşağıdaki mektubu seninle de paylaşmak istiyorum.
O gerçek bir gazeteciydi, haberin peşindeydi, ölümü de bu yolda oldu! Koruma ordularıyla gezen, dolarları lüpletip, ekranlarda ya da köşelerinde ahkâm kesen bazı "gerçek gazeteciler" ise hâlâ yaşamaya devam ediyorlar!
Belki "burası güzin abla köşesi mi ulan!?" diyip "delete"e basabilirsin. Samimiyetimi ve duygusallığımı bağışlaman dileğiyle...
selâmlar & saygılar.
"Pristina, Kosovo, (1 Nisan 2001, 01:30)
Sizin hiç arkadaşınız öldü mü??? Benim ilk defa bir arkadaşım öldü!!! Ne Kerem benim en iyi dostumdu, ne de ben onun en iyi dostu! Ama iyi bir arkadaşım, iyi bir meslekdaşımdı...
Kendimi ölüme yakın hissettiğim anlar olmuştu, ama ilk defa ölüm cok yakınıma geldi. Geçen perşembe günü, teorik olarak ben tehlikeye daha yakın iken, daha güvenli noktada olan "o" isabet aldı.
Ölenin ardından hep iyi şeyler söylenir; keşkeler, ahlar, vahlar boşlukta yankılanır... İster inanın, ister inanmayın, o gün Kosova sınırına yaklaştığımda, ona fiziksel olarak çok yakın olduğumu düşündüm ve bir arayıp hal hatır sorayım dedim. Yeni telefonunu bilmediğimi farkedip, fazla da uğraşmadan vazgeçtim aramaktan. Bilmiyordum ki, o sıralar şarapnel parçalaıi Kerem'e isabet etmişti bile...
Tekrarlıyorum; ister inanın ister inanmayın, tam da onun kazaya kurban gittiği sıralarda, ben bu düşünceler içindeydim. Buna ister kader, ister rastlantı deyin, her neyse??! Acı bir ders ama, bir kez daha hiç bir şeyi ertelememek gerektiğini anladım. Amacım öğreten adam olmak değil ama siz siz olun hiç bir şeyi ertelemeyin. Sevginizi, nefretinizi, acınızı ya da mutluluğunuzu... Ona kırgın ya da küskün olsaydım da aynı pişmanlığı yaşardım. Keşke arayıp da küfür etseydim derdim. Çünkü yaşadıklarım bana bunu öğretmeye başladı!"
Mektuplar
Yazıların tam listesi

Ali Türkan
Yıllardır aynı şeyleri yazıp aynı şeyleri söyledikleri halde, hâlâ orada olmalarını da sanırım biraz kaz kafalı olduğumdan, anlayamıyorum. Galatasaray'ın şampiyonluğu ve üçüncü yıldız kutlu olsun. Ama futboldan bu safraları ayıklayamadıktan sonra, kırk yıldız takılsa ne olur? "1 Ekim 1905'de mektebin beşinci sınıfında edebiyat öğretmenimiz merhum Mehmet Ata Bey'in dersi esnasında, birkaç arkadaş başbaşa vererek, Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik." Yazar

Necdet Şen
Yav Hasan Abi, bugünlerde kafam çok karışık, bir zahmet bir akıl ver, daha önce olduğu gibi gene ilk dakkada ofsayta mı düştüm? Sen onun için mi hiç siyaset yazmıyorsun, yoksa tesadüfen mi? Ben yazarsam başım o zamanki gibi büyük belâya girer mi bugünlerde de? Eğer öyleyse uyar da bari bu sefer yol yakınken kıvırtayım. Necdet Şen
Mevlana Celaleddin-i Rumi demiş ki:...
Ali Sedat Çetinkoz - Çıplaklık ayıp mı yani?
Arkadaşlar, Necdet Şen'in Star Gazetesindeki yazılarından tanıyorsanız, O'nu eksik tanıyorsunuz...
Mehmet Mehmet - Star'a veda
Siz ayrıldıktan sonra Star gazetesinin web sitesinden uçurulan yazılarınızı Derkenar'a almışsınız...
Firdevs Altun - Ceset Pornografisi
Nefret duygusunun bazıları için bir getirisi olmalı ki kaşıyıp duruyorlar. Haber bültenlerinin,...
Necmi Ziya - İnsan neden nefret eder?
Benim de yukarıdaki yorumları okuyunca dingilim kaydı. Çok şeker çocuklarsınız. Anneleriniz sizi...
Dumur Abi - 20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü
Ekonomistlerin yıllardır haber verdiği bu süreci durdurmak için ABD elinden geleni yaptı. Enerji fiyatlarını yüksek tutarak, petrol bağımlısı Çin gibi güçlü ekonomilerin büyümesini yavaşlatmaya çalıştı. Bugün yaşanan kriz, bu çarelerin de işe yaramadığını gösteriyor.
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.