Gülcan K
Sayın ŞEN,
Webdeki sitenize ulaştım..Çok hoş... Adresi. kedilerle ilgili bir sitedeki sizinle yapılan söyleşiden aldım..Gerçekten bir hayvansever olduğunuzu anladım yazdıklarınızdan..
Benim siz yazma nedenime gelince.... Ben de hayvanları seviyorum ..Hem de çok ..Benim sevgim solucandan, korksam da- yılana kadar olan her hayvanı kapsıyor. Hayvanların ölmelerini doğal karşılıyorum bir dereceye kadar ..Çünkü canlılar ölümlüdür.
Ama... beni üzen hayvanlarn doğal yaşamlarından ve yaradılışlarından koparılarak yaşamaya mecbur edilmesi..Bunun adı da " hayvan sevgisi"(!)..
Anlayamıyorum! Örneğin;bir kedinin kulaklarını kesmek, tırnaklarını çekmek hayvan haklarına aykırı iken, iğdiş edilmesi nasıl insanlıkla bağdaşır..Hatta, hayvanlıkla bile bağdaşmaz. Ünkü doğada hiç bir hayvan bu kadar acımasız değil!
Hayvanların kısrlaştırılmasına karşıyım...Aç da olsalar.... Ki onlar her zaman başlarının çaresine bakabilirler ..Hele de iğdiş edilmeleri tamamen sapıkça ve bencilce geliyor..Bunun önlenmesi için de elimden geleni, bir insan ve de Allah'ın yarattığı bu güzel gezegeni, diğer canlılarla paylaşan bir varlık olarak yapacağım
Lütfen bu konuda bana düşünceleriniiz söyler misiniz?
Bu arada sizin de kedileriniz varmış ..Umarım onları böyle bir işlemden geçirmemişsinizdir.Düşünsenize, aynı şeyi hayvanlar bize yapacak olsaydı!! Bunu istemezdik sanırım..Onlar bizim sandığımızdan da bilinçli ya da en azından bilim henüz bu konuda tam bir kanıya varmamış..O zaman nasıl olsa anlamazlar diyemeyiz!
Bana yazarsınız,değil mi?
Bu arada kaba olduysam, beni bağışlayın ama bu konu, beni gerçekten sinirlendiriyor ...
Gülcan K...... [ Gülcank@hotmail.com ]
Not: Benim ne kedim var, ne de köpeğim ama bir sokak köpeğini okşamaktan asla kaçınmam ve hatta kenelerini bile ayıkladıklarım oldu
Merhaba Gülcan.
Ev hayvanlarının kısırlaştırılması konusundaki düşüncelerin iyi niyetli ama gerçekçi değil.
Çünkü seks içgüdüsü, genleri sonraki kuşaklara taşımak için bir savunma refleksi olup, hayvanlar için seks bizim için ifade ettiği anlamı ifade etmez.
Daha doğrusu, biz insanlar seksi gerçek anlamından soyutlayıp, ona sosyal bir içerik kazandırmış durumdayız.
Hayvanların kısırlaştırılması, onların ömrünü uzattığı gibi, evde yaşayan kedi ve köpeklerin azgınlık döneminde yaşadıkları sıkıntılara da son verir. Bir gün evinde bir hayvanla birlikte yaşamaya başladığında bunu daha iyi anlayacaksın. Kızışmış bir ev kedisinin sokağa çıkamayınca nasıl azap çektiğini, çıkınca da diğer erkek kedilerden nasıl ölümcül dayaklar yiyip kan revan içinde eve döndüğünü görünce en katı kısırlaştırmama yanlıları bile değişiyor, kuzu kuzu gidip kendi hayvanını kısırlaştırıyor. Sen de değişirsin bir hayvanın olduğunda.
Hayvanseverlerin içine düştüğü en yaygın yanlışlardan biri de diğer hayvanseverleri beğenmemek, onları duyarsız bulmaktır. Bilirsin, "bekara karı boşamak kolay" der atasözü.
Bana gelince, şu anda üç kedim var. İkisi kısır, üçüncü de en kısa zamanda kısırlaştırılacak. Sana bunun gaddarlık değil merhamet olduğunu anlatmanın yararı olmayabilir. Fikirler öğütle değil, hayatın içinde gerçeklerle yüzyüze gelince değişir. Evine bir kedi al, o sana ne yapacağını öğretir. Ama sen sen ol, hiç kimseyi (hele hayvanseverleri) uzaktan yargılama.
Sevgiler.
Necdet
Merhaba
Sana tek soru soracağım:
Kendini bir kedi gibi hissedebilir msisn? Ya da bir köpek... Ya da bir at.... Ya da her neyse ..................
Hayır, tam olarak hissedemezsin...Çünkü sen bunu bilemezsin.Ben de bilemem ..
Çünkü henüz onların tüm davranışlarını bilmiyoruz ...
Sen de bilmiyorsun,ama bildiğini sanıyorsun..Ben de bilmiyorum, ama en azından bunu bilmediğimi biliyorum .Aramızdaki fark bu..Tabii sen bana ukala diyebilirsin ama lütfen unutma bu konuda insanın "Her şeyi ben bilirim" kibri vardır ve Tanrısal bir hatadır bu.
Ömrün uzamasına gelince...))))) Ne yapsınlar fazla ömürü ..Ot gibi yaşadıktan sonra ...
Sana bir kitap adı versem..Gerçi ben ondan önce de hayvanları tanıyamadığımızı düşünüyordum ama ondan sonra bu kanım güçlendi..Son derece bilimsel bir kitap.."Hayvanlar kısırlaştırılmasın" dediği için gerçekçi sayılmayan bir kadının önerdiği kitabı, sakın, bilimsellikten uzak sanma ... Yanılmıyorsam adı " Hayvanlarda Bilinç Var mı?" Bir TÜBİTAK yayını..Yani bilimsel olduğu tescilli...
Sana sen dememe izin verirsen eğer; Bir şey daha ..Ben bir havyana sahip olmam ..Neden sahip olayım ki..Onların hepsine yakın olabilirim ama ben onların sahibi değilim..Ama gezegeni onlarla paylaştığımı bilirim..Çöpümü dağıtan tombul kediye asla kızmadım..Yavrulayan köpeğe geçen yıl yardımcı oldum, ama onun bensiz de yapabileceğini biliyordum..Çünkü, onlar bizsiz de yapar ..O zaman neden onları eve tıkıyoruz... Onlar bize ihtiyaç duymuyorlar ama biz efendilik taslamaya ihtiyaç duyuyoruz..
Sen, kedini özgür bırakırsan, ne o dış dünyaya yabancı kalıp hırpalanır..Ne de dişarı çıkmak için duvarlara tırmanır...Bunu neden denemiyorsun? Sen bir balinayı bir havuza kapayıp, sonra da yiyeceğini bulamaz zavallı deyip ona iyilik yapmak için önüne ölü balıkları atan bakıcıya benziyorsun:))
Biliyorum bana karşı çok kibar oldun.... Çok da diplomatik bir dille yanıtladın beni..Her şeyden önce bana cevap verdiğin için teşekkürler...
Ben de haddim olmayarak senden bir şey istiyorum ..Hatta çok ileri de gitmiş olabiliirm, ama bir kez dener miisn?
Tam biriyle sevişeceğin de, bunun senden başka canlıların da hakkı olduğunu düşün ya da çocuğun varsa onun başını okşarken hiç bir canlı bundan yoksun bırakılmamalı diye düşün.... O zaman yalnızca gerçekçi olma :) Bırak sen de benim gibi daha az gerçekçi(!) ama biraz daha iyi niyetli ol)
Buna anımsa !.. Sevişirken................ Kendi genlerini taşıyan birinin saçlarını okşarken Ve kendine iyi bak... Ve Allah'ın armağanı olarak gördüğün o yaratıkların doğal yapısını bozma .. O zaman bu söz anlamını bulur ..
Tekrar sağol... Yazdığın için
Gülcan
Sözünü ettiğin kitabı birkaç yıl önce okumuştum.
Kaç yaşındasın bilmiyorum, ama muhtemelen kedilerle ve diğer hayvanlarla haşır neşir olarak geçirdiğim yıllar senin ömrünün iki katıdır.
Yine de nasihatlerin için teşekkür ederim. Herkesten öğrenebileceğim şeyler var. Ama sen öğretmeye çok erken başlamışsın. Umarım karşılarına dikilip hayatın derin sırlarını tebliğ ettiğin insanlara ve onların deneyimlerine biraz saygılı olmayı da bir an evvel öğrenir, sonra bize de öğretirsin.
Sevgiler.
(Büdütör'ün notu: Necdet adlı gaddar kişi, Gülcan adlı okurunun edebî ve felsefî mektuplarını daha sonra yanıtsız bıraktı. Birkaç ısrarlı mesajdan sonra Gülcan da bu caniye "bana yazsana" diye ısrar etmekten vazgeçti... Taa ki...)
Merhaba,
Geçen bir raslantı sonucu, kedilerle ilgili bir sitede adınıza rastladım...Sizi daha önce de biliyordum..Hatta hep "Neden bu gazetecinin çenesi bu kadar büyük çizilmiş?Yoksa gazeteciler koca çeneli mi demek istiyor?" diye düşünmüştüm....Ama hayvanlarla olan ilişkiniiz bilmiyordum...
Acınızı tazelemekten korkarım, yine de Melek Kedi'nin ölümüne çok üzüldüğümü söylemek istiyorum..
Benim yıllar önce küçükken kedim olmuştu... O zaman babam Libya'da çalıştırğı için biz de oradaydık.70'li yıllardı... O, bir gece kendiliğinden geldi evimize .O zamanlar, 12 yaşlarında bir kızdım.Çok heyecanlanmıştım! Kalması için yalvararak annemi ikna etmiştim. Babama fabrikadan verilen kutu sütlerin çoğunu gizlice ona içirmiştim...Gece yanıma kıvrılır,mırlanarak uyurdu ..Bir gün,başkente gitmek zorunda kalmıştık...Döndüğümüzde, o da gitmişti..Bir daha asla gelmedi... Ve ben de o gün çok ağladım..Sonra çocuk yüreğimle acımı hafiflettim: Onun için bir öykü yazdım.
K*******'de yaşıyorum şimdi.Buralarda bir Roman köyünde öğretmenim.Dün akşam geç vakit arkadaşımdan dönerken, ayaklarıma iri bir kedi dolandı. Baktım, kovalasam da gitmiyor, açılan kapıdan benden önce giriverdi içeri..Eh,ben de ilişmedim,"Tanrı misafiri" dedim....Her yeri dolaştı,keşfetti... Yanımda kestirdi biraz. Ben de uyuyakalmışım..Sonra ben yattım, o da yorganın üstüne kıvrıldı...Uykuya daldığımda mırlanıyordu... Uyandığımda da ilkin kulaklarıma bu ses geldi:)
Çok güzeldi!.İri,yeşil gözlü, kendi de iri-yarı bir erkek kediydi..Ona bir ad koymadım..Buna hakkım olmadığını düşündüm.... O, özgür bir kedi!
Sabahleyin, birlikte kahvaltı yaptık.Az kalsın, ısınayım derken, kuyruğu katalitik sobaya yapışacaktı:)(... Kapıyı açtım.... İsterse gitsin diye ..Benimle vedalaştı, sonra da gitti... İnanın, evde büüyk bir boşluk oldu(( Bir gece bile yetti ona alışmam için. Acaba yine ziyaretime gelir mi????
Neyse ..Bağışlayın, bu çok güzel bir şeydi benim için! Bunu, anlayabilecek biriyle paylaşmak istedim..SAĞOLUN!
Bu arada siteniz çok ilginç ve de alışkanlık yaratıyor..
Görüşmek üzere ( Umarım)
Mine
Merhaba Mine.
O kedi gelmese bile mutlaka başkası gelir. Benim önerim, evinin kapısına ya da balkonuna falan biraz süt koy, birkaç gün içinde birkaç ziyaretçin olur. İçlerinde en cana yakını sana sormadan kendini evin kedisi ilan eder. İster sokakta ister evde besler, hayatını paylaşırsın. İnan bana, daha mutlu bir hayatın olur, öfkelerinden, sıkıntından arınırsın.
Sevgiler.
Necdet
selâm! Yazdığın için sağol...
Evet, bu sabah yine geldi.Baktım kapının önünde miyavlayıp duruyor.)))) Çok sevindim. Ama bir iki kere ayağıma dolaştı ve birden de kızıp beni ısırdı! Gerçi dişi etime az geçti ama yine de canım çok yandı.Galiba,o tam bir avcı!..Farelere acıdım:)( Yemeğimizi hazırladım..Sonra, o epeyce kestirdi;ben de kitabımı okudum, bu arada da onu zevkle izledim. Ona "Kedibey" diyorum.
Ama bana çok alışıp doğasından kopmasını istemiyorum..Bence, kediler ve köpekler sokaklarda olmalı ya da kırlarda ..Ben olsam, böyle isterdim.Yine de ona bir tasma almam gerek ki, sahipli sansınlar da hayvanı zehirlemeye kalkmasınlar! Ya da o hayvansever (!) derneklerden biri onu kısırlaştırmasın..Evet, bu konuyu halletmem gerek.Tabii bunun için de bir daha gelmesi gerek Kedibey'in...
Peki senin kedilerin var mı yine? Ya da kaç tane? Erkek mi, dişi mi? Ya kedilerden başka hayvanların? Çok mu soru soruyorum?
Kendine iyi bak.Çalışmalarında başarılar.
Mine
3 kedim var, ikisi erkek biri dişi. Her üçü de ameliyatlı. Doğru olan budur. Ayrıca kediler evde çok daha fazla mutlu olurlar, söylentilere aldırma derim.
Necdet
:Ne diyebilirim :((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((
Sen de söylentilere aldırma..Belki de seninki doğru değil????????????
Kedilerin adına inan çok üzüldüm... Hayatın özü adına da çok üzüldüm..Sen hayatı bir yerde kesintiye uğrattın!Umarım bunun için bağışlanırsın.. Ya da belki bu konuda mücadele eder kendini bağışlatırsın..Öyle yapmalıısn da galiba Ve bir daha kedin olmaz umarım...
Kendine iyi bak
Ne diyebili
Mine
Bak afedersin.. Kaba bir mesaj yazdım sana sanıırm ama amacımkabalaşmak değildi..Yalnızca hayalkıırklığına uğradım.( İçimden sanki ceryan akımı geçti..Olumsuzluk hissettim ve sana olumsuz sözcükler yansıdı benden.. Ben, yani bak senin duyarlı olduğuna inanıyorum ama neden bun yaptın? Bir nedeni olmalı ..Belki bana dersen kendimi daha iyi hissedrim.. Sen duyarlı bir yaratıksın.. Bunu hissetmek zor değil.. O sayfadaki yazılarda sözü edilen " Huysuz Adam" duyarlı olduğu için huysuz olatrak algılanıyor aslında .... O zaman neden? NEDENN?? Bana yaz lütfen... Neden böyle bir karara vardın) Ve de dönüşü olmayan bir şey,i uygulamalarına iizn verdin? BUnu bilmek benim için çok önemli
Allah yardımcın olsun ( İnanmıyor olabilirsin ama yine de yardımcın olsun)
Bak afedersi
Mine
(Büdütör'ün diğer notu: Anlaşıldı, bu kız da ötekinin bir benzeri. Tamam, hayvanların "iğdiş" edilmesine karşı olmak da bir bakış açısıdır da, neden bunların hepsinin imlâsı bu kadar feci olur, onu anlayamıyorum. En iyisi bunu da yanıtlamamak. Ağzımı bozmaktan iyidir.)
selâm beni hatırlatıyor musun? Bana ço kızmıştın. Çünkü sana ne kadar acımasız olduğunu hatırlatmıştım kedilerin konuusnda..Hala o kadar acımasız mısın?
(..... hain adam ....... .......... seninle ......mek nekadar ...... olurdu ......... ..... .......... .....)
(Büdütör'den son not: Şu tesadüfe bak, her iki "azgın" okuyucumuzun da bilgisayarının IP numarası aynı: 81.212.***.84.)
Mektuplar

Ali Türkan
Ne o öyle? Görünmez uçaklarla gelip çoluğun çocuğun tepesine bomba yağdırmak? Bu mu teröre karşı ama'sız, amansız mücadele? Yoksa bi Brüksel Lahanası'nın yazdığı gibi "barış için savaş" bu mu yani? Ben kararımı verdim arkadaş. Pantalona da sevineceğim, geleceğe de inanacağım, önüme gelen hatuna sevdalanıp, daha bir sürü de çocuk getirteceğim bu dünyaya. Yazar

Necdet Şen
Tamam, peki. Çin de nihayetinde bir markadır ve onun yönetim kurulu da bu markayı türlü çeşitli reklam hileleriyle pazarlamak isteyebilir. "Kapitalizm zaten böyle bir şey" diyecekler o kadar da haksız sayılmazlar yani. Fakat, merak ettiğim bir şey var. Necdet Şen
DTP'nin kapatılmasını demokratik nizamımız için doğru bulmuyorum fakat siyasi hamle inisiyatifini "dağ kadroları"ndan alan bir siyasi hareket, kendi meşruluğunu bile silah haline getiriyor demektir. Niçin mücadele ediyoruz ki biz? Silahsız politik mücadele için, sivil siyaset için.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Şimdi başım iki ellerimin arasında düşünüyorum: Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim? Kitap Kurdu
İlker Tortop
Her şeye alışmış olan bizler hiç bir şeye de şaşırmayacağız. Tankerler evlere girecek, uçaklar taksilere çarpacak, çocukların öğretmeni sapık, mahallenin doktoru sahte çıkacak ama şaşırmayacağız. Dağda ölecek, vadide ölecek, ölecek de ölecek insanlarımız. Yazar
Alper Uzun
İki yüz bin yıl boyunca Avrasya da yaşadılar. Yaklaşık otuz bin yıl önce de ortadan kalktılar. Nedeni tam bilinmiyor ama tahminen modern insanın gelişi ve hava/iklim koşullarının soylarını kuruttukları düşünülüyor. Yazar
Kâmuran Kızlak
Klinik Psikoloji insanların nasıl düşünürlerse öyle duygulandıklarından, düşünceleriyle duygularının genellikle tutarlılık gösterdiğinden, yani duyguyu belirleyenin düşünce olduğundan bahsediyor. Olumlu düşünceleri olumlu duygular, olumsuz düşünceleri de olumsuz duygular izler. Yazar
Seyit Balkuv
Kemal Tahir'in dediği gibi rezil bir geçmişe sahip olsa bile, günümüzde sadece zenginler için değil işçiler için bile en yüksek refah düzeyinin Batı'da olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, Batı sistemini elden geldiği kadar Doğu'ya uyarlamak insanların hayat şartlarının iyileşmesine yardımcı olmaz mı? Yazar
İlker Tortop
Çok değil yirmi yıl önce yani benim gençliğimde kızlara dik dik bakmak yürek isterdi. Ayrı ayrı merdivenlerden sınıflara girilirdi, etekler şimdiki gibi göbekte değildi. Bir kızın elini tutmak, onunla tenhada konuşmak en havalı aksiyondu bıçkın gençler için. Şimdiyse toplumun bu kadar tatminsiz olmasına şaşırmak mı yoksa şaşırmamak mı gerekiyor bilemiyorum. Yazar
Necdet Şen
Eskiden hüsranlarım çok uzun sürerdi. Zannederdim ki bütün bunlar bir tek benim başıma geliyor. Uzun uzun yas tutardım. Kendime acımaktan ve "boşa geçen" hayatım için yazıklanmaktan marazî bir zevk alırdım. Kolum kanadım düşer, dünyaya hoyratlığın egemen olduğunu düşünürdüm. Şimdi bunlar çok kısa sürüyor. Karar verene kadar. Necdet Şen
Vahap Demir
Efendi adam kışın da kazak giymezdi çünkü kazağı da serseriler giyiyordu. Efendi adam efendi gibi üşürdü ama hasta da olmamalıydı. Ülkemiz fakir ama onurluydu ve maalesef hastalık tedavisi için yurtdışından gelen ilaçların karşılığında onur kabul etmiyordu köftehorlar. İlle de dolar olmalıydı. Yazar
Alper Uzun
Proteinlerin üç boyutlu yapısına baktığınızda tıpkı o LEGO setleri gibi birbiri içine geçmiş ve yapacağı işe göre özelleşmiş parçalar var. Yakın bir gelecekte istenilen bir takım proteinler böyle LEGO setlerinin parçacıkları gibi takıp çıkarılacak. Ona göre ilaçlar yapılacak. Bireye özel ilâç geliştirilmesinde belki de en heyecan verici adımlar böyle atılacak. Yazar
Seyit Balkuv
Gelecekte ne olurlarsa olsunlar, şu an için bir önemi yok. Bacaklarında dolanan sabah serinliği ile çişi gelen çıplak bacaklıların, ilâhî yolculuklarına attığı bu ilk adım kutsallığından bir şey kaybetmiyor. Hem çocukların, hem ebeveynlerin, hem de izleyenlerin gözlerini nemlendiriyor. Yazar
Doğudaki insanların işlerini kaybetme konusunda Batılılar kadar ürkek olmamalarının sebebi aile...
Erkal Duran - Doğulular, Batılılar, iş hayatı ve Kemal Tahir
Ben de Star gazetesi yazarı Yağmur Atsız'dan bir alıntı yapayım. Konuya çok...
Onat Dikici - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?
Hasan Celal Güzel ülkemizdeki siyasi sistem için iki başbakanlı sistem diyor. Biri...
Tuncer İnceoğlu - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?
'Analar daha neler dogurur' diyenlerin kanli elleri opuluyor bu memlekette. Kapitalizmin bir kez...
Umut Kalan - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?
Yakup Kadri'nin bu eseri Türk edebiyatının önde gelen gerçekçi romanlarındandır. Yazarın Ankara...
Güliz Aktuğ - Yaban
Mevlana Celaleddin-i Rumi demiş ki:...
Ali Sedat Çetinkoz - Çıplaklık ayıp mı yani?
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.