Patronsuz Medya

Kışlanın kapısında, lâmbanın altında

O'ya - 27 Ağustos 2001


BERLİN - Makedonya'ya birlik yollama konusunda parlamentoda hararetli tartışmaların yaşandığı ve Savunma Bakanı Rudolf Scharping'in sevgilisiyle geçirdiği ateşli tatilin manşetlere çıktığı Almanya, askerlerin moralini yükseltmek için eski bir dosta sarıldı.

2. Dünya Savaşı'nda Alman askerlerinin dilinden düşmediği gibi Britanya askerlerinin de gönlüne giren Lili Marlene şarkısı, 500 Alman askeriyle birlikte Üsküp'e gidecek. Üstelik buralar hiç de yabancı olduğu topraklar değil. Tarihin cilvesine bakın ki, Lili Marlene ilk kez 60 yıl önce Belgrad'daki bir Alman askeri radyosundan yayımlanmıştı. Bugün de Alman hükümeti Lili Marlene şarkısının Makedonya'daki askerlerin yaşamlarını daha katlanılır kılacağına inanıyor.

1. Dünya Savaşı'nda Lili ve Marleen adlı iki kız arkadaşının hatırasını canlı tutmaya çalışan Alman askeri Hans Leip tarafından yazılan şiir hemen sevilmiş ve bestelenmişti. Plağa ilk okuyan ise 1939'da boğuk sesli şarkıcıların öncüsü Lale Andersen idi. Ertesi yıl İngilizler orjinaline sadık bir çeviri yapıp, 'Underneath the lantern by the barrack gate, darling I remember the way you used to wait' (Kışlanın kapısında lambanın altında nasıl beklerdin sevgilim hatırlıyorum) diye söylemeye başladı.

Nazileri eleştiren, İsviçre'deki bir arkadaşına yanına kaçmayı istediğini yazdığı mektubu Gestapo'nun eline geçen Lale Andersen'in ise aşırı dozda uyku ilacı aldığı, sonra da temerküz kamplarında öldüğü haberi BBC'ye ulaştı. Nazi Propaganda Bakanı Joseph Göbbels, BBC'yi yalancı çıkarmak için Andersen'in yaşamasına izin verdi.

Lili Marlene'in müttefik cephesinde bunca tutulmasında Marlene Dietrich ve Edith Piaf tarafından seslendirilmesinin de büyük rolü oldu. (The Times)

Bu haberi bugün Radikal'de okudum ve aklıma Ali'nin yazdıkları geldi. Başörtülü kadınlara "burada kimin yaşadığını biliyor musunuz?" diye sorduğunda, hep bir ağızdan ve Marlene Dietrich edasıyla "Kışlanın kapısında lambanın altında nasıl beklerdin sevgilim hatırlıyorum" diye Lili Marlene şarkısına başlasalardı, yazısının devamı nasıl olurdu acaba?

* * *

Ali'nin yanıtı

Vor der Kaserne
Vor dem großen Tor
Stand eine Laterne
Und steht sie noch davor
So woll'n wir uns da wieder seh'n
Bei der Laterne wollen wir steh'n
~ Wie einst Lili Marleen ~

Kışlanın büyük kapısının (nizamiye) önünde
Büyük bir sokak lambası vardı.
Ve o orada durdukça buluşacağız,
Sokak lambasının yanında duracağız.
~ Tıpkı bir zamanlar Lili Marlen gibi ~

(Almanca'sı daha güzel sanki... Çeviri bana ait ve yanlışlar da elbette.)

Eğer o kadınlar bu şarkıyı söylemeye başlasalardı, yalnızca "Wie einst Lili Marleen" kısmını söyleyebilirdim onlarla. Yazı da değişirdi elbette. Belki de didaktik bir şey çıkardı ortaya. Takvim yapraklarındaki türden, kıssadan hisse yüklü bir yazı...

Bu da İngilizce çevirisi:

At the barracks compound,
By the entry way
There a lantern I found
And if it stands today
Then we'll see each other again
Near that old lantern we'll remain
As once Lili Marleen.


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 3583


 

Mektuplar

Editör'ün Önerisi

Savaşma sıvış!

Ali Türkan

Bir yerlerde ve yine yeniden, kanla bir takım sınırlar çizilecek. Aklıma, Brecht'in bir sözü geliyor: "Büyük Kartaca, üç savaşa katıldı. Birincisinden sonra, hâlâ güçlüydü; ikincisinden sonra ancak yaşanabilir haldeydi; üçüncüsünden sonra, yerle bir oldu.  Devam


Taksit taksit gidiyorum galiba

Deniz Türkoğlu

Ondan sonraki günlerde her zil sesi, kafana balyoz gibi iniyor. Allahtan elektriğimi kestiniz de, ruhum huzura eriverdi. Elleriniz dert görmesin. Zaten uzun zamandır ışığa bakamayan kuduz köpek hastalığı var bende.  Devam


Geberteceksin hepsini!

Necdet Şen

O arada bir biçimde ölen birileri varsa ve dünya bunu ayıplıyorsa, o ölenler kesinlikle kendi kendilerinin boğazını sıkarak ya da harakiri yaparak ya da koyun sürüsü gibi hep birlikte denize atlayarak falan ölmüştür.  Devam


Son Yorumlar

Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!

Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker

Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk

Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk

Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi

© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  264 - 11 - 1433 - 1529


Web Derkenar
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazı Boyutu
©