Ümran Davran - 23 Aralık 2004
Sevgili Necdet, merhaba.
"Tahtakurularının Konağı"nı düşünün, onun o gün istimlâk edilmediğini ve bugüne kadar ayakta kaldığını varsayın, işte öyle bir evde yaşamaya çalışıyor M... Teyze. Birlikte yaşadığı otuz beş kedisine bakabilmek için akşamları çalışmaya çalışıyor. Kazandığı para ise ancak ciğer kırpıntısı ve makarna almaya yetiyor. Kedilerin rızkından çalmamak için onlardan artanla -artarsa- karnını doyuruyor M... Teyze.
On bir aydır ev kirasını ödeyememiş. Yağmur ya da kar yağdığı zaman camdan bakmasına gerek yok, dışarı yağdığı kadar evin içine de yağıyor çünkü ve bu nedenle yangın çıkar korkusuyla elektrik kullanamıyor, mum ışığında oturuyor.
M... Teyze'yi üye olduğum bir siteden gelen mektupla tanıdım. Durumundan kısaca bahsediliyor ve acil yardım edilmesi gerektiği söyleniyordu.
Mektupta verilen adresi buldum. Evin dıştan görünüşü gerçekten yürek sızlatıyordu Necdet. Bitişiğindeki iki bina evin durumuna acımış da yıkılmasın diye kollarına girmişti sanki. Taş yığınlarının insanlardan daha duyarlı olduğunu düşündüm o an. Çünkü komşuları "kedilere yediriyor" diye çoktan yardım yapmayı kesmişti, komşusu açken tok yatar olmuşlardı. Çaresiz geri döndüm.
Mektupta belirtilen banka hesabına elimde avucumda ne varsa yatırdım ama elimde avucumda olan ne M... Teyze'nin on bir aylık kira borcunu ödemeye, ne ısınmak için odun kömür almasına, ne evini onarmasına, ne de kendisinin ve kedilerinin tedavi olmasına yetmeyecekti. (Birkaç duyarlı arkadaş daha yardım etmişti ama yine de yetersizdi)
Aklımda sürekli M... Teyze vardı. Kalıcı olarak ne çözüm bulabilirim diye düşünüyordum. Aklıma belediye geldi. Önce Internet'ten sitesini buldum belediyenin. İdari yapıdan birimlerin neler yaptığını didikledim. Eğitim Kültür Sosyal İşleri Müdürlüğü'nün sayfasında aşağıdaki iki kısa paragrafı görünce sevindim ve hemen telefon açtım.
"Belediyemiz Aşevinin fakir ve yoksul yaklaşık 1100 kişiye, ve Memur personelimize Müdürlüğümüz denetiminde yemek dağıtımı rutin olarak devam etmektedir.
Ayrıca Belediyemiz, F... İlçesi sınırları içerisinde yangından zarar gören 29 aile ile yardıma muhtaç olan 12 aileye maddi ve ayni yardımda bulunmuştur."
Tesadüf, Müdür M... T... açtı telefonu. Kendimi kısaca tanıttım tam M... Teyze'den bahsedecektim ki, toplantıda olduğunu yarım saat sonra ararsam görüşebileceğimizi söyledi. Tam yarım saat sonra aradım. Hatta tüm gün yarım saat arayla aradım ama telefonu açan olmadı. E- posta adresine ayrıntılı bir mektup yazdım çaresiz.
İki gün sonra hâlâ yanıt gelmeyince doğrudan belediyeyi aradım. Şuan adı aklıma gelmeyen üç harfli, belediyenin yardım biriminin telefonunu verdiler. Orayı aradığımda bir bayan açtı telefonu. Durumu izâh ettim kısaca ama bayan "dövecekmiş" gibi bir ses tonuyla;
"Belediyemizin aşevi sadece günde bir öğün yemek yardımı yapıyor, başka bir şey yapmıyoruz. Gitsin muhtardan "fakir" kâğıdı çıkartsın gelsin" dedi.
"Yakacak?"
"Hayır. Onun için Valilik'e başvuracak."
"Kadıncağız hasta, bedava sağlık hizmeti vermiyor musunuz?"
"Hayır"
"Bedava veterinerlik hizmeti falan."
"Dedim ya, sadece yemek."
Kapattı telefonu. Telefon elimde öylece kalakaldım.
Sevgili Necdet, belediye kim için, ne için var? Ben ya da siz veya herhangi biri yemek pişirirken içine bir avuç fazla malzeme katsak, M... Teyze'ye biz de bir öğün yemek verebiliriz. Biz belediyeden daha güçlü ya da belediye bizden daha mı âciz oluyor bu durumda?
Aynı belediye kapısının önündeki kaldırım taşlarını, kanalizasyon borularını, sokak lambalarını yenilediği için kimbilir kaç kez para talep etti M... Teyze'den.
Geçenlerde o tarafa giden bir arkadaşla öte beri yolladım. Yokmuş M... Teyze. Yan binada oturanlar (Komşuları diyemiyorum) kızının alıp götürdüğünü söylemişler. Kediler de yokmuş ortalıkta.
Bazı kafaların kenarda kıyıda hâlâ tek tük kalmış sadaka taşlarına vurulması ve akacak kanlarının da, çeşmelerin yalaklarının iki tarafına, yine mermerden yapılmış, çeşmenin aynasında da;"su ilâve edilmesi rica olunan" kedi, köpek taslarında yıkanması gerekiyor. Belki o zaman akılları başlarına gelir.
Kimbilir.
Sevgiyle ve belediyesiz kal.
Van depremi için halâ yardım toplanıyor televizyonlarda şurda burada. Ben bu yardım toplamanın devlet için bir utanç olduğunu düşünüyorum. Fakat onlar utanmayıp lüks arabalarıyla lüks evlerine gidiyorlar lüks hayatlarına devam ediyorlar. Van'daki sorunları devletin bir çırpıda çözmesi gerektiğini düşünüyorum.
Afrika'daki sorunları ise tüm insanlar bir çırpıda çözebilecekken orada insanlar açlıktan ölüyor. "Böyle devletin, insanlığın, müslümanlığın" diye başlayan küfürler ediyorum.
Siyasi birilerini karşısında gören insanlara bakıyorum da el pençe diz divan duruyorlar. Aslında onların sizin önünüzde öyle durmaları gerektiğini söylüyorum, garipçe bakıyorlar.
Hakan Sümer - 27 Aralık 2011 (04:24)
Mektuplar

Seyit Balkuv
Ne zavallı bir durum, içimden onlara acımak geldi. İşte o adamların popüler olması medyaya bir şekilde kapağı atmış olmalarıymış demek. Bu durumda istediğin kadar zırvala kimse senin zavallılığını görmüyor.
Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…
Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu
ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu
Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü
Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.
Hikmet Kıvılcımlı
Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.
Erdem Abaka
Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.
Hülya Yalçın
Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.
Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal
Gökhan Akçiçek
Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.
© Derkenar - Sitedeki içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.
(Ayrıntılı bilgi için, bakınız »
Derkenar'ın Manifestosu)
Şu an 117 cici çocuk Derkenar'a bakıyor
Yazı Boyutu
Büyük
Standart