29 Ağustos 2008 Cuma
Fersan B - 13 Mayıs 2002
Sayın Mehmet Tezkan.
Ekte sunduğum yazınızı okudum. Geçmiş olsun.
Umarım siz de bu mektubu ciddiye alır ve sabırla okursunuz.
Öncelikle, geniş kitlelere ulaşabilen bir gazetede köşe yazarı olarak üzerinize düşen görevi yerine getirip getirmediğinizi sorgulamanız gerektiğini düşünüyorum.
Hayvan sevmeyebilir hatta onları görmekten dolayı rahatsız olabilirsiniz. Bu sizin kişisel seçiminiz olduğu gibi, hiç kimsenin bu konuda size karşı olmaya hakkı yok. Kaldı ki sizin de sevenlere karşı böyle bir hakkınız yok. Ve elbette herkes hayvan sever olmak zorunda da değil.
Ancak her birimizin birbirimize ve yaşadığımız çevreye karşı sorumluluklarımız var.
Dolayısıyla sokaklarda başıboş gezen, başına 'her an' 'her şey' gelebilecek olan hayvanlara karşı da...
Ve sizin de sokaktaki herhangi bir vatandaştan farklı olarak üzerinize düşen şey; insanlara korku salmak değil, eğer bir problem varsa bunun çözümüne yönelik hareket etmektir.
Sokak köpeklerinin insan hayatını tehlikeye attığını ve belediyelerin de 'gürültücü kadınlar' yüzünden bu konuda bir şey yapmadıklarını söylüyorsunuz.
Bunlar, tamamen genel yargıları yansıtıyor olmakla birlikte olayın çözümüne yönelik bir katkı da içermiyor. Ve ek olarak insanların ürkmesine, gerilmesine neden oluyor.
Ne yazık ki, televizyonlarda sık sık gördüğümüz hayvansever portresi hakkında yanıldığınızı söyleyemiyorum.
Sokak hayvanları için çözüm üretmek Belediye'lerin aslî görevi olmasına rağmen, bu konuya eğilmedikleri ve hatta çözüm bulan kişilere karşı tavır takındıkları da bir gerçek.
Ancak, herkesi ve her kuruluşu aynı kefeye sokmak büyük yanlış üstelik de haksızlık olur.
Bu sorunun çözümünde ihtiyacımız olan en önemli şey; ortak bir platform oluşturabilmek. İnsan olan herkese ait ortak bir sorumluluğu paylaşmalıyız.
Hayvan sevenler/sevmeyenler ile Belediyeler bir araya gelmeli ve ne yapılacaksa sistemli bir şekilde, birlikte yapmalı. Eğer olumlu bir şey yapmıyorsak boş konuşmaya-yazmaya hakkımız olmayacağını da bilmeliyiz.
Belediye ve hayvan sevmeyen kişilerin uyguladıkları, zehirleyerek öldürme yönteminin geçici ve insanlık dışı bir uygulama olduğu açık.
Sokak hayvanları için Hayvansever Derneklerin çözüm önerileri ve projeleri var. Projenin içeriği özetle; sokak hayvanlarını kısırlaştırmak, aşılamak ve onlarla birlikte insanların yaşam standartlarını da yükseltmektir.
Yapılan hesaplamalara göre, kısırlaştırma kayıtlı ve sistematik olarak gerçekleştirildiğinde kısa süre sonra sokaklarda başıboş hayvan kalmayacak. Kaldı ki bu proje, herkes için en iyi ve en insani çözüm olma niteliğindedir.
Sizden ricam, konuyu çözmeye çalışan gerçek hayvanseverlerle irtibata geçmeniz ve eğer bundan sonra da bir şeyler yazacaksanız çözüm önerileri üzerinde araştırma yapmanız ve bunları kaleme almanız. Böylece üzerinize düşen hem vatandaş hem de yazar olma sorumluluğunu yerine getirmiş olursunuz.
Saygılarımla.
Fersan B
Mektuplar
Yazıların tam listesi

Ali Türkan
Bunun için de pek emek sarfetmemiş birilerinin, boyuna yakınmalarını; ötekilere "yüzde altmışı aptaldır" dedikleri hâlde, kastları tarafından hâlâ solcu diye pazarlanmalarını ve bu türden nice şeyi anlayamıyorum. Hesapta aydın sorumluluğu adı altında, insanların uçkuruna karışıp kaç çocuk yapmaları gerektiğini bile dikte etmelerini de anlamıyorum o seçkinlerin. Bu kadar şeyi anlayamadığıma göre, hıyarlık bende sanırım. Hıyarca bi lâf daha edeyim o zaman: Zengin diktiğiyle, fakir s! Eyvallah! Yazar
Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup
Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan
Sevgili Wakkas, Sana Necdet Şen'in Kötülüğü sıradanlaştıran Nefret söylemi yazısını...
İlker Tortop - Kuş tüyü Vicdan
Neredeyse bir buçuk aydır iyileşmeye çalışan bir taze hasta olarak yaşadığım şu: Ciddi...
Kamuran Kızlak - Hasta olmak zor zanaat
Siz siz olun insan olun, Faust olmayın. Kibir, bencilliik ve nefret olmasın içinizde...
İlker Tortop - Gidiyordum yelkenimin rüzgârında
En sonda masonların ayrımcılık yaptıklarını belirtirken bazı örnekler vermişsiniz, bedensel...
Selami Güneyler - Amerikan Dolarında Mason Simgeleri
Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.
Murat Örem
Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor. Mektup
Süheyla Apaydın
Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir. Mektup
Vahap Demir
Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi. Yazar
Seyit Balkuv
Fakat, bu sefer de nereden geleceği belli olmayan arsız parazit esintiler, evrensel düşünmeye, hayatı sevmeye, fikr-i sabitleri yok etmeye uğraşan yelkenciye bunun bedelini ödetmek için can atar. Karşı ağırlıklarından azade olmak uğuna mücadele yeteneği körelmiş tekneyi bir o yana, bir bu yana yatırır, bir boş anını bulursa da batırıverir. Yazar
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.