Çınar - 6 Mayıs 2001
yeniden selâm, dün yazdığım mektuba, yine dün yanıt yazmışsınız. sevindim, sağolun...
ama şunu farkettim: o mektubu işyerinde, ekranın üzerinden çevreye kaçamak bakışlar fırlatarak, sıranın altından gizlice otuzbir çeken ortaokul öğrencileri gibi yazmıştım. bizim ajanstaki birim şefinin bilgisayarından yazdığım için, onun adına kurulu olan outlook express'ten yazmış oldum. büyük ihtimalle, size gelen e-postada onun adı vardı. oysa benim adım, mektubun sonunda da yazdığım gibi, a. çınar... yani, "bu iki farklı isim de ne ola ki" diye şaşırmayın diye yazıyorum... ben de sonradan uyandım doğrusu...
yukarıda sözünü ettiğim ajans, bir haber ajansı... onun izmir ofisinde gazetecilik yapıyorum. istanbul'daki kurtlar sofrasında, kaypak ve kaygan zeminlerde bir süre dolanıp, medya plazalarda çimdiklenip, örselenip, hançerlendikten sonra, daha sakin ve ılıman sulara demirledim. izmir'de, gazetecilik denen mesleği sürdürmeye çalışıyorum, biraz bedenimi ayakta tutma adına; biraz da "yangın yerini" terketmeden "bu iş satılmadan da yapılır" lâfını bir nebze de olsa dosta düşmana, cümle aleme gösterme adına... plazalarda yaşananların içyüzünü gayet iyi bilen bir insan olarak, beni anladığınızı düşünüyorum...
mesleğin başında ve henüz 25 yaşında olan bir muhabir olarak, her sabah "gündemi belirlemek" adına yapılan o haber toplantılarında, defalarca ruhumun, yüreğimin, kişiliğimin tecavüze uğradığını tahmin edersiniz sanırım. defalarca yutkunduğumu, günlerce mide spazmlarıyla dolaştığımı... varoşlarda yaşanan her dramı, salyalı iştahlarla, "bu haber iyi iş yapar, güzel fotoğraflar istiyorum" diye direktif veren haber müdürünün karşısında yumruklarımı sıkmaktan başka birşey yapamadığımı... gece boyunca kendimden iğrendiğimi, yüzümü yastıklara gömüp sarsıla sarsıla ağladığımı... anlıyorsunuz değil mi...
ama, eyvallah etmiyorum artık... aklıma geleni, yüreğimden geçeni patır kütür söylüyorum... ruhum arınıyor, gözlerim parlıyor, içim ferahlıyor... arkadaşlarım "aman dikkat, işinden olacaksın" diyor bazen... yanıtım tek cümlelik oluyor: "kovmazlarsa ....a koyayım"...
DERVİŞANE VE MECZUBANE YAŞAMAK, GERÇEKTEN YAŞAMAKTIR GİBİME GELİYOR... yalnızca "dervişler" ve "meczuplar"dır, dünya nimetinde gözü olmayan, dünya cefasından pervası olmayan insanlar...
eh, bir de www.derkenar.com adresini, komşu kapısı belledim...
yeter... vallahi yeter, billahi yeter... mutlu ol...
Mektuplar

Ali Türkan
Ben de "ayrıldım" o dünyadan. Artık ne ruj ilgilendiriyor beni, ne sutyen kopçası. Ne beni başarılı görmek isteyen kadınlar, ne başarının bedeli. Hiç birine yaşamıma girme vizesi vermiyorum. Çünkü melek yüzlü kızların gözlerindeki o "hayatı öğrenmişlik", o şeytani ifade, sevdiğim kadınların muhasebe aşklarını taşıyacak gücüm de isteğim de yok. En güzeli, bu durumdan şikâyetim de yok. Sırtımı da hep kendim kaşırım zaten. :-) Yazar

Necdet Şen
Sendikasına "benim için ne yaptın?" diye sormayı akıl edemeyen sağlık çalışanı, yüzüne vurulan acı gerçek karşısında kolay yola sapıp hırçınlaşıyor. Gel gör ki hamlık diploma ile telâfî edilemiyor. Necdet Şen
Şehit asteğmenin günlüğü:
"Bugün var ya aşkım... Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum.
Gözümüzün önünden on katır on kişi geçiyor, gidelim öldürelim diyoruz göndermiyorlar.
Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar.
Doğudaki insanların işlerini kaybetme konusunda Batılılar kadar ürkek olmamalarının sebebi aile...
Erkal Duran - Doğulular, Batılılar, iş hayatı ve Kemal Tahir
Ben de Star gazetesi yazarı Yağmur Atsız'dan bir alıntı yapayım. Konuya çok...
Onat Dikici - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?
Hasan Celal Güzel ülkemizdeki siyasi sistem için iki başbakanlı sistem diyor. Biri...
Tuncer İnceoğlu - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?
'Analar daha neler dogurur' diyenlerin kanli elleri opuluyor bu memlekette. Kapitalizmin bir kez...
Umut Kalan - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?
Yakup Kadri'nin bu eseri Türk edebiyatının önde gelen gerçekçi romanlarındandır. Yazarın Ankara...
Güliz Aktuğ - Yaban
Mevlana Celaleddin-i Rumi demiş ki:...
Ali Sedat Çetinkoz - Çıplaklık ayıp mı yani?
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.