Patronsuz Medya

6 Eylül 2008 Cumartesi

 Google Web   Derkenar  

 

Ben yoksam olanlar göndersin!

Fersan - 23 Şubat 2001


Acaba neden size birşeyler yazma isteği duyuyorum bu kadar çok, bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, o da sizi bir otorite ya da hayran olunacak biri gibi değil ama beni anlayacağını sezdiğim hatta bildiğim bir dost olarak görüyorum. Ve size yazmak çok hoş bir duygu.

Bu yaşa kadar bana öğretilen 'her şey karşılıklıdır' sözü, biliyorum ki gizli gizli içimde taşıdığım bir şey.

Öte yandan da biliyorum ki en güzel olan, beklentilerini sıfırlamış olarak verebilme yetisine sahip olabilmek. En azından ben böyle düşünüyorum. Ama, itiraf etmem gerekir ki, doğruyu bilmek işe yaramıyor. Ve bu o kadar önemli de değil. Düşünce, onu sözlerde değil, eylemde yaşatabildiğin ölçüde anlamlı oluyor.

Uzun lâfın kısası, kendimi eğitmem gereken bir şey daha çıkıyor karşıma.

Bununla birlikte sözleriniz benim için önemli, çünkü benim için değerlisiniz.

Hayatı anlamsızca yaşamayı içime sindiremediğim için bütün arayışlarım. Bu yeni değil. Ama çabuk pes ediyor, iki uç arasında sürekli gidip geliyorum.

Evet... Tam sırası bağlantı kesildi. Saat 6' ya kadar bağlanamazsam bunu yarın göndermem gerekecek. Bundan hiç hoşlanmıyorum. İki dakika sonra hayatta olup olmayacağımızı bilmiyoruz, çünkü. Çıkış saatime 5 dakika kaldı. Anlaşıldı eğer burada olursam yarın göndereceğim.

Ben yoksam, olanlar göndersin!

 

Mektuplar

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Konuyla ilgili görüş belirtmek ister misiniz?


 Necdet Şen Star'da

Bülbüller öterken pencereleriniz niye kapalı?

Ali Türkan

Maganda gibi sıfatları lâyık gören bazı ediplerimizin yazdıklarını okuyunca, zaten hiç demem ama kendim için "yazar" demek git gide daha zor hâle geliyor benim için. Neyse, bu konuyu ayrıntıyla "irdelerim" bir gün. Mektuptan da görüldüğü gibi, iyiyim ve dertsiz başıma dert arıyorum. Siz de iyi olun. Çocukları öpün benim için (Hokkabaz'ı ısırabilirsiniz). Sevgiler. ali Bir sonraki yazı: Hey kovboy, bu kasabada "öteki"leri sevmeyiz biz! Yazar

Son Yorumlar

Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi

Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi

Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup

Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Nabız

Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.

Ata Soyer (Evrensel)

 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

°