22 Ağustos 2008 Cuma
Ziynet Türe - 27 Aralık 2003
Yaşasınnn, hoşgelmişsiniz!
Yazılarınızı okumaya devam ediyorum. Hatta şimdi 'Soysuzlaşınız Efendiler' ve 'İncindikçe Bilenir daha Güçlu Olmayı Arzularsın'ı okudum.
Sanırım yazılarınızdan bu kadar etkilenmiş olmamın bir nedeni de bir ara medyanın içinde şöyle bir bulunup sonra vazgeçmiş olanlardan olmam. İstanbul Ünv. Radyo TV Sinema mezunuyum. Az buçuk TV kokusu almış, sonra sinema çevresinde bile bulunmuştum. Oralardan aklımda kalan tek manzara insanların ne kadar çirkinleşebilecekleri oldu, inanmak istemeyeceğim kadar çirkin. Sanırım bayan olmam, henüz 17 yaşında olmam da oldukça olumsuz etkilerdi, aslında hayal gücüm kuvvetlidir, ama bu kadarını hayal edememiştim doğrusu.
Kriz de geldi çattı, direnecektim, her şeye rağmen ilkelerimle var olacaktım, ama o da olamadı, lakin İstanbul'da kardeşimle yaşayacak kadar, faturalarımı ödeyecek kadar da para kazanmam gerekiyordu. Şanslı sayılırdım ki şu an çalıştığım işi buldum ve okuduğum okulla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir şirkette (tekstil kalite kontrolü yapan), Kalite Güvence Depatmanı'nda çalışmaya başladım.
Burada da sorunlar, incitebilenler yok mu? Elbette ki var, ama inanın medyadan sonra hiç bir yer insanın canını acıtamıyor (tabi böyle bir yeteneğiniz varsa). Öyle şeyler gördüm ki buradaki çirkinliklere 'oooo bu da ne ki!' diyebiliyorum.
Ama yine de insanların alnının teriyle para kazandığı bir yer görebilmek ve alın terinin hâlâ para edebildiğini görmek güzel. Henüz 19 yaşındayken bunun bu ülkede asla olamayacağını zannetmiştim. Bu karanlık manzaradan +10 kilo aldığım bir bunalımla çıkmıştım.
Tabi bu manzara sadece beni değil bütün yakın arkadaşlarımı da etkiledi, kafama uygun bulduğum, azıcık ilkeli ve akıllı bütün arkadaşlarım şimdi medya dışında, farklı sektörlerde çalışıyor ya da araştırma görevlisi olarak okulda kaldı. Hepsi bunalım denen illetten nasibini aldı, hayatın içinde var olamama, doğrularını gerçekleştirememenin sonucu ortaya çıkan içsel isyandan, en sonunda kendini parçalamaktan.
Bir yandan buradayken ve o ortamda olmamaktan memnunken, bir yandan da hep hayal ettiğim idealist gazeteci ya da sinemacı olmadığım için içimde hep bir hüzün var. Sanki sevgilimi aldatmışım gibi bir hüzün, suçluluk.
Bir şekilde yeniden yazma, film çekme isteği. Sizin gibi uzaklara çekip gitmek isteği.
Öyle işte, orada olmaya devam etmeniz cok güzel. Sadece orada olmanız bile bize güç veriyor. Umarım siz de bizden güç alırsınız.
Sevgiler ve başarılar.
Mektuplar
Yazıların tam listesi

Ali Türkan
O halk. O dörtte biri ruh hastası olan, balık yerine et yiyen kara kalabalık. Suçluyu bulduk. Bunlara boşverelim. Bunlar fakir edebiyatı, biz gerçek edebiyat yapalım: Yakamoz sevinçlerde örselenen çocukluğum, kırmızı bir sevdanın alaca gölgesinde kendini aradı. Sevdamın boz rengi tepesinden, kan kan bir top olup yuvarlandım. Yeşil bir kurt ulumasında, ayağıma basan yarasaya sarıldım. Gökte ay, paylaştı ekmeğini benimle. Vurduğun yerde, sarı bir diken bitti baba. Türküler aktı yanaklarımdan. Ağladım. Yazar
En sonda masonların ayrımcılık yaptıklarını belirtirken bazı örnekler vermişsiniz, bedensel...
Selami Güneyler - Amerikan Dolarında Mason Simgeleri
Arthur Miller'in Satıcıın Ölümü adlı eseri bir tiyatro yapıtıdır. Öncelikle. Ama bunun...
Cüneyt Uzunlar - Ayrıcalıklılar kulübü üniversite
Sevgili Necdet Cumhuriyet'te yazdiginiz zamanlari hayal meyal hatirliyorum. Gozden irak olan...
Cihat Sahinkaya - Uğur Mumcu
Değerli necdet şen (yazım kurallarına uymayacağımı peşinen söyliyeyim) o malûm gazetenin sıkı bir...
Emin Turan - Uğur Mumcu
Bugün kullandığımız birçok teknolojiye zemin hazırlayan, birçok bilimsel buluşun ve dünyaca kabul...
Ahmet Ardal - Ayrıcalıklılar kulübü üniversite
Çocuk sağlıklı doğmaz. Hayatı boyunca sağlıklı olmaz. “Ben ona kiviyle ıstakozu püre yapıp yedirdim,” değil. Senin karnında dokuz buçuk ay boyunca beslenmesi doğru dürüst ŞART! ŞART! ŞART! Ve hiç bir şeyle bunun: bu sürenin/anne karnı koşullarının telafisi mümkün değil.
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.