Patronsuz Medya

Bana da ondan oluyor!

Firuze, 15 Temmuz 2003


Az önce son yazını okudum ve okurken kendim yazmışım gibi hissettim. Yani bu kadar olur. Sık sık benim de başıma geliyor ama sana anlatmak istediğim "çöp döker gibi dert dökme" örneği hayli global!

Ayıptır söylemesi, ven ay vas in amerika, vaşington'dan trenle nev york'a sevgilimin yanına dönerken, yanıma oturan amerikalı bir kadın, bütün acılı yaşamını üstüme boca etmişti.

Habire intihar etmiş bir kadındı. Bana bileğindeki ve boynundaki kesik izlerini bile gösterdi. Yaşamı boyunca geçirdiği hastalıkları, olduğu ameliyatları, kızının kocasından boşanmak üzere olduğunu, kocasıyla artık seks yapmadıklarını, onu zaten hiç sevmediğini, köpeklerine prostat kanseri teşhisi konulduğuna kadar her ayrıntıyı anlattı. Bi de İngilizce, üstelik, anlaması zor bir sinsinati aksanı!

Ondan kaçıp restorana gittiğimdeyse "Karanlıklar Prensi" olduğunu söyleyen Jamaika kökenli deli bir adam beni esir alıp, şimdi burada anlatamayacağım fantezilerini (müthişti ama! hatta erotik bir öyküye azıcık arakladım!), kız ve erkek sevgililerinin arasındaki çekişmeden dolayı ne kadar mutsuz olduğunu, kalitesi bozulan junk'lar yüzünden yaşadığı sıkıntıları, ölen annesinin babasını aldattığını vs vs... anlatmıştı! Ben masadan ayrılırken, "Eee sen kendinden hiç bahsetmedin" diye de sitem etmişti!

Dört saatin sonunda New York'a sevdiceğim David'e vardığımda yorgunluktan ölüyordum. "Burada insanlar tanımadıklarına dertlerini anlatır mı böyle" diye sorduğumda, "Hayır, neredeyse hiç anlatmazlar, senin temiz yüzün onları kışkırtmıştır. İnsana huzur veren bi yapın olduğu çok belli oluyor zaten" dedi!

(Haa bi de yolda bi dudağı gökte, bi dudağı yerde zenci kondüktör beni fena halde azarladıydı ama o ayrı bi hikâye artık.)

Türkiye'deki örnekleri artık anlatmam bile. Ama inanılmaz yazmışsın. Sende de neden aynı tabii: Senin temiz yüzün onları kışkırtmıştır, insana huzur veren bir yapın olduğu çok belli oluyor zaten! (he he he, sen onu bir de plaza şürekasına sor istersen!)

Neyse... Derdim büyük, depreşti yine...

Neden hep böyle oluyor anlayamıyorum. Kurban olduğum rabbim, sokakta gezen kediye bile bi sevgili veriyo da, ben işte... Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar kadar yalnızım. Çok dertliyim çok. Ne var yani dangalak dediysem adama! Her insanın sevgi sözcükleri sevme biçimi farklı değil midir ama? Ben de severken öyle kırıp döken sözcükler söylüyorum işte. Bak ben saçımı onlara süpürge ediim, entellektüel birikimimi ayaklarının altına sereyim onlar beni terketsinler. Yok vallahi akıl yok bunlarda akıl! Gençliğimin güzelliğimin hayrını görmiyim ki, ben elimden gelen her şeyi yaptım. Ne yapayım yani, tamam kafede adam tuvalete gittiğinde ben hesabı ödeyip oradan sıvıştım. Yaptım ama bi sor niye yaptım. Neymiş, seviyomuş da, benim gibisini görmemiş de... Bak kendi söylüyor işte görmemişin teki... Yani benim ne işim olur ki bunlarla... Ahhh çok yalnızım bildiğin gibi değil!

 

Benim de diyeceklerim var…

Ad Soyad
e posta   (yayınlanmayacak)
« 5861

Mektuplar

Editörün Önerisi

Semboller ve Dil

Vahap Demir

Ve sembolleri kaybettiğimizden beri dilimizi kaybettik aslında. Ne yapsak kendimizi ifade edemiyoruz. Söylediklerimiz hep kastımızdan çok ya da az kalıyor. Bir türlü ayarı tutturamıyoruz.


Son Yorumlar

Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…

Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu

ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu

Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü

Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu

 

Web Gezgini

Sosyalizmin Muaviye´si Stalin'dir

İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.

Demir Küçükaydın (Adil Medya)


Etiketler





Şu an 85 cici çocuk Derkenar'a bakıyor

   

Yazı Boyutu
652 - 1345 - 1538  
©