Patronsuz Medya

Yalnızlık


Müthiş bir uğultu ve koşuşturma içinde kendimizi unutmaya çalışıyoruz. Çöp ev gibi zihinlerimiz. Tıkış tıkış, toz, küf, pas içinde. Kepenkleri inik odalarda saklı olan ne?

Kendimizle başbaşa kalmak mı yoksa korktuğumuz?

Yalnızlıktan ne kadar kaçarsak kaçalım, içimizde geceyarıları ter içinde uyanıp başını dayayacak sıcak, güvenilir bir göğüs arayan korkmuş, susamış bir çocuk olacak. Yalnızlıktan kaçtıkça başka türden bir yalnızlığın kollarına atılacağız.

Biz olmayacağız gittiğimiz o yerlerde, aynadaki suretimiz olacak.

Eylûl - 15 Haziran 2001

* * *

Uğultu korkunç evet. Koşuşturma desen gani. Binbir ihtimalli bir coğrafyada çok fazla uyaran var o da doğru. Zihnimizdeki ıvırın zıvırın da hadi var hesabı yok.

Fakat bence "Kendimizle başbaşa kalmak" değil korktuğumuz. Bizi "biz" gibi kabul etmeyenlerden, etmeyeceklerini bildiklerimizden, yargılamalarından, "Onlardan" korkuyoruz! Çok korkuyoruz hem de geberesiye...Bu yüzden de kat kat "katlanıyoruz" hayata ve hayatta...Sonra o katların arasında gerçek kendimizi bulup çıkartmak zahmetli oluyor." Başbaşa kalmak " sa acıtıp, incitiyor" bizi en çok da korkutuyor. Korkumuz birken, iki oluyor. Severek, güzelleşip çoğalaşacağımıza. Korkarak büyüyoruz.

Bu yüzden de o güzelim "yanlızlığın" bile tadı kaçıyor. İçimizdeki çocuksa bal gibi biliyor her şeyi. O korunaklı bir yerde, kendisine sunduğumuz "lüksü" yaşayıp, bize ukalalık ediyor bazen. Ve bu korkunç ikilem bizi "şizofrenler" gibi konuşturuyor işte. "Bir ben vardır bende benden içeri" ye bir çocuk sığdırıyoruz biz, bir başka "ben" bir büyük felsefe, bir hayat değil...

Oysa dinlemeli, anlamalı, empati göstermeli, yargılamamalı en çok da sevmeli birbirini. Can Dündar bir süre önce, "Kaç kopyayız biz" diye yazmıştı. El yazması birer öykü gibi olmalı oysa insan. Tatsız tuzsuz, dijital kopyalarımıza "eyvallah" etmemeliyiz. Bir kere olsun ödlekliği bırakıp, soyunabildiğimiz kadar soyunmalıyız. Artık kral bile çıplak değil ki. Korkma, bağırmam! söz...Her kimsen, ne kadar soyunursan, ne kadarını çıkartabilirsen "içinden" o kadar kabulüm...Ya, ne kadarını çıkartabilirsem "içimden" o kadar kabulün mü?

Banu - 15 Haziran 2001

* * *

Bence hiç kimse yalnız olmak istemez. Ama mecburen yalnız kalınca da erkekliğe bir şey sürdürmeyip "yalnızlıktan çok zevk alıyorum" der.

Battal Takoz - 16 Mayıs 2008 (14:23)


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 9607


 

Mavra

Editör'ün Önerisi

Yaz ortası mektupları 2

Ali Türkan

Her şey sıkıcı. Nurten kaç çocuk annesidir acaba? Hangi ofiste ömür törpülüyordur? Meşrubat şişelerini satıp sinemaya gitmek istiyorum. Hem de yazlık sinemaya. Üç film birden Biri mutlaka karate filmi olacak.  Devam


Kozmik Deprem Senaryosu

Ahmet Faruk Yağcı

Kozmik bürolarda mutlaka büyük İstanbul depremi müdahale senaryosu da olmalı. Hangi birlik hangi yolları tutacak, hangi bölük hangi mahallenin güvenliğini sağlayacak? Seyyar hastane ve fırınlar nerelere kurulacak?  Devam


Annenizin kızlık soyadı

Necdet Şen

"Hanlar hanını buldum, dükkânım yağma olsun" diyenlerdensen, görüyorsun ki senin artık ne efendin ne de sisteme paçanı kaptırmana yol açabilecek maddî bir bağımlılığın var. Köleleşmenin mazeretlerini bir bir çıkarıyorsun hayatından.  Devam


Son Yorumlar

Kâmuran Kızlak - Dr. OZ nam zatı şahane artık hekimliği falan aşıp... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Enver Turan - Benim anlamadığım iki nokta daha var. Mehmet Öz'un... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Necdettin Efendi - Dr. Oz örneğinde belki de sorulması gereken soru... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Hüsnü Zan - Bu dolandırıcılık hikâyelerinin her biri bir başka filim. Hadi yalancılığı... Pilot

Kâmuran Kızlak - Yukarıda hikâyesini yazdığım pilottan 2 yıl kadar önce apartmana... Pilot

Nazmi Bilgen - Necdet Bey'in Kuraklığa çareler başlıklı yazısında bahsettiği... Yazar ve Patron

© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  143 - 2 - 61 - 66


Web Derkenar
9 Eylül 2010 Perşembe
Yazı Boyutu
©