Cevriye Gençten - Aralık 2004
ani gelen çarpıntıyla birlikte, hızlı nabız atışı ve nefesin kesilecekmiş gibi olması asabiyete, üzüntüye ya da şaraba bağlı olabilir mi? nabzım dakikada 82 atıyor, kalbimin tam üstünde kısa süreli gaz sancısı türünde bir sancı oldu ama geçti. nefesim kesilecekmiş gibi bir duygu yaşadım. birkaç sene önce genel bir tetkikte ultrasonla kalbime bakılmıştı. doktor, kalp kapakçıklarımdan birinde kan sızıntısı olduğunu -daha rahat anlayayım diye böyle açıklamıştı sanırım- ama bunun ciddiye alınacak önemli bir şey olmadığını söylemişti. çarpıntılarımın bununla bir ilgisi olabilir mi?
Uzaktan doktorluk yapılamayacağı bir gerçek. Sakıncalı da. Ancak bir fikir verebilir. Öcelikle bir hekime muayene olmalısınız. Anlatımınızda bazı kopukluklar var gibi. Nabzınız çarpıntı hissi anında mı 82. Siz mi ölçtünüz? EKG niz çekildi mi? Kalbe ultrasonla bakılmaz. Ekokardiografi cihazı ile bakılır. Kalp kapakçıklarında kan sızıntısı yanlış bir anlatım.
Kalp kapakçığında kaçırma demiş olabilir. (Mitral valv prolapsusu). Ani gelen çarpıntı panik atak, asabiyet, üzüntü gibi nedenlere bağlı olabileceği gibi önemli kalp rahatsızlıklarında da olabilir. Kalbin otomatisitesi ve ritminin bozulduğu bu aritmi çeşitlerinin hepsi de doktor tanısı, tetkik ve tedavi gerektirir. Alkol veya şarapla -beraberinde ilaç alımı varsa- ilgili olabilir. Yüzde kızarma ve çarpıntı hissi beraberse şarap-gıda-ilaç etkileşimi düşünülebilir. Yaşınızı ve cinsiyetinizi yazmamışsınız. Menopoz da çarpıntı hissi nedenidir.
Özetle, çarpıntı olduğu anda çekilecek bir elektro çok önemlidir. Nabız sayısı ile beraber düzenli ve ritmik olup olmadığına dikat edin.
Bir de nabız ile kalpten dinlenen atım sayısı farklı olabilir, bu da önemli. Sağlıcakla kalın
Serotonin - Aralık 2004
teşekkür ederim:) o mesajı yazmadan az evvel nabzımı kendim ölçmüştüm. tabi elimle tutarak ve bir yandan da saate bakarak.
yaşım 30, adım cevriye:) muhtemelen kalbime EKG ile bakılmıştır da benim aklımda ultrason cihazına benzer bir şey kaldığından öyle demişimdir. okuyunca hatırladım 'sızıntı' değil 'kaçırma' demişlerdi:) 'yurdum insanı' cahil azizim ne yaparsın!:)
sanırım en doğrusu doktora bir görünmek:) tekrar çok teşekkür ederim.
Cevriye Gençten - Aralık 2004
Sanırım 'yazan' kısmında cevriye olduğu halde cinsiyetinizi sormamı yadırgamamışsınızdır. İsimlerin genel kullanımından cinsiyeti tahmin yanıltıcı olabilir, sürpriz sonuçlarla karşılaştığım oldu.
En önemlisi, hekimlikte temel konularda şüpheye yer bırakmayacak şekilde mutlak doğrulatma esas olmalı. Bazı özensizlikler kadına prostat ilacı, erkeğe vajinal fitil yazdıracak (ki nedenlerinden biri isme göre cinsiyet tahmini olabilir) facialara neden olabiliyor. Kişinin kendi nabzını sayması heyecanlanıp sayıyı arttıracağı için güvenilir olmasa da sizin ölçtüğünüz nabız sayısı normal.
Tabii ki çarpıntı anında ölçülen nabız sayısı mutlak bilinmeli. Nabız sayısı ile kalp dakika atım sayısı çoğunlukla eşdeğerdir. 60-100 atım arasındadır. Kimi durumlarda kalp atımının bazısı yolda kaybolur, arada fark olur. (Dijital tansiyon aletlerinin ölçtüğü sayı kalp atım sayısı gibi algılanıyor, yanlış, indirek bir rakam). Çarpıntı şikayeti olan kişilerin sadece nabzına bakarak normal, patolojik demek büyük yanılgıya yol açar. Atım sayısı normal sınırlar içinde olsa bile düzensizse veya zayıf cılızsa önemli. Normal sınırlar içinde olan bir atım sayısında birkaç tanesi hemen arka arkaya gelmişse önemli. (Heyecan faktörü hesba katılmamalı). Bütün hepsinin sağlıklı tespiti elektrokardiyografi (EKG)ile olur.
Burada kalbin atım emrini veren odaktan mı atımın olduğu, gerçek atım sayısı, uyarının dağıtımının nasıl yapıldığı görülür. Ucuz ve ulaşılması kolay bir yöntemdir. Çarpıntı anında değerlidir. Normal zamanlarda çekilmesinin gereksizliği yoktur. Sizde söz edilen kapakçık bozukluğu sanırım eko (ekokardiyografi) da bakılmıştır, ultrasono benzer. Eko mitral valv prolapsusunun kesin teşhisini koydurur. Kardiyoloji ünitelerinde bulunur. Fazla ayrıntıya girmenin ne kadar hatalı olduğunu bilirim, nedensiz korkuya yol açmaktan korkarım, bu da kısır döngü yaratır. Tersine gereksiz iyimserliğin bedeli de ağır olabilir.
Son söz: Çarpıntı şikayetleriniz oluyorsa, (hele bunlar birden başlıyorsa, dahası birden başlayıp sonra birden bitiyorsa) mutlaka EKG çektirip ondan sonra üzüntüye, çaya kahveye, sigaraya bağlayın. Çoğunlukla bir şey çıkmayacaktır, rahat olun. Sağlıklı günler dilerim.
Serotonin - Aralık 2004
Merhaba, ismim Özkan Değirmenci 1977 doğumluyum 2-3 aydan beri nabız atışlarımın fazla olduğunu düşünmeye başladım belirli aralıklarla tansiyonumu ölçüyorum, nabzım 90-105 arası değişiyor. Yataktan kallıp ölçtüğümde 75-80 arası oluyor, bu 6-7 sattlik bir uykudan sonra oluyor yani. Tansiyonum 11:05-7:7 gibi pek nadir 12:00-8 oluyor. Acaba bende tirim bozukluğu mu var?
Özkan Değirmenci ~ 22 Ekim 2008 (21:30)
Sevgili Özkan, böyle ciddi meselelerin cevabını internet sitelerinde aramak doğru değil. En iyisi hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısın. Doktorlar bir sorunun varsa sana söyleyecektir.
Güzide Abla ~ 23 Ekim 2008 (12:56)
Isimim Yusuf 28 yaşındayım. Bazı zamanlar geceleri yatarken sol omuzumda kürek kemigi icerisinde hissetigim bi sancı oluyor.
Hani derler ya bıçak saplanmış gibi, aynen öyle bir sancı, ne sağa ne sola dönemiyorum, sol kolumu hareket etiremiyorum. Bu on, onbeş dakika kadar sürüyor.
Ayrıca öksürdügüm zamanlarda, kahkaha attıgım zamanlarda, derin nefes aldıgım anlarda kalbimde bir ağrı hissediyorum. Bazı zamanlar sol kolumda uyuşmalar hisediyorum. Son bi kaç gündür de gögüs kafesimin sol üst bölümünde ara ara agrılar hissetmeye başladım.
Nadiren alkol, sürekli olarakta sigara alışkanlıklarım var. Doktora görünmem gerektigini biliyorum, sadece bi fikir yürütmenizi istiyorum. Sanırım alacagım kötu bi sonuçdan biraz çekiniyorum gibi.
Yardımcı olursanız sevinirim. Simdiden teşekkür ederim.
Yusuf Korkmaz ~ 27 Ekim 2008 (21:41)
Sevgili Yusuf, böyle ciddi sağlık sorunlarının cevabını internet sitelerinde aramak doğru değil. Hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısın. Doktorlar bir sorunun varsa sana söyleyecektir.
Güzide Abla ~ 28 Ekim 2008 (09:45)
Kalp kapağında kaçırma nedir yaş 12 tedavisi nasıl olur?
Rıfat Olgaç - 6 Aralık 2008 (20:20)
Sevgili Rıfat, böyle ciddi sağlık sorunlarının cevabını internet sitelerinde aramak doğru değil. Hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısın. Doktorlar bir sorunun varsa sana söyleyecektir.
Güzide Abla - 6 Aralık 2008 (23:31)
Mavra
Sağlıkta dönüşürken ne yana dönelim?
Ahmet Faruk Yağcı
Sağlık hizmeti yapma iddiasındaki idareler hekimi hastaların önüne atar ve çekilirdi. Şimdilerde sağlık kuruluşlarına da bunu yapıyorlar. Gerçekten parasız sağlık hizmeti alması gerekenlerin de bunu edinmesini zorlaştırıyorlar.
Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…
Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu
ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu
Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü
Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.
Hikmet Kıvılcımlı
Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.
Erdem Abaka
Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.
Hülya Yalçın
Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.
Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal
Gökhan Akçiçek
Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.
"Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair"
Melih Özel
Hazır giyim elbiselerimi diken kişileri tanımadığım gibi, hastalarımız da kendileri ile ilgilenen hekimleri tanımıyorlar artık. Halbuki ben hastalarımın hatıralarında, diktiği kumaşa, sevgiliye dokunur gibi dokunan dilsiz terzimin bende yer ettiği gibi yer etmek istiyorum.
© Derkenar - Sitedeki içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.
(Ayrıntılı bilgi için, bakınız »
Derkenar'ın Manifestosu)
Şu an 215 pasif seyirci Derkenar'a bakıyor
Yazı Boyutu
Büyük
Standart