Patronsuz Medya

Aşçı


LAFLA KARIN DOYMAZ

Beyin Çorbası:

Malzemeler: 12 Bardak su, 2 adet beyin, 1 çorba kaşığı un, bir çorba kaşığı margarin, 2 adet limon, 5 yumurta.

Beyinlerin üzerindeki zarlar suyun altında ayıklanır. Bir tencerede kavrulan yağ ve una et suyu ilave edilir. Ufak ufak doğranmış beyinlerle kaynatılır. Yumurta ve limonla terbiyesi yapılır ve ateşten indirilir, servis yapılır.

AFİYET OLSUN

Sude - 21 Haziran 2001

* * *

Etoburluğumu yadsıyamasam bile, hiç değilse sakatatdan uzak durararak, bir avuntu buluyordum. Elimden aldınız avuntumu. Çorbaya dönmüş beyinlerin kekremsi tadındansa, beyin çorbasının tadına bakmanın evla olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Alkan İnal - 22 Haziran 2001

* * *

Beyin, her insanda olduğunu varsaydığımız ama arandığında bulunmayan organ... Ya da onu çalıştırmak için yeterli isteği (belki de enerji kaynağı) olmayan insanlar...

Aşçıbaşımız bize güzel olacağını umduğum bir yemek tarifi yapmış ama bazı konular net değil:

1) Beyin ama ne beyni?
2) 12 bardak su için kaç gram beyin düşünülmüştü?
3) Hani bu yemeğin tuzu?

Deli dana olayından beri sakatatlara karşı bende bir soğukluk oluştuğundan uzun zamandır beyin zarı temizlemiyorum.Ancak eski dana ya da kuzu beyinlerindeki zarlar tuzlu suda bir süre bekletilmeden çıkmazdı. Şimdiki beyinler de belki kullanılmaya kullanılmaya kolay ayrışmaya başlamıştır kimbilir?

Çorba yaparken tencere kaynadığında taşmıyacak kadar su koymak en akılcı çözümdür diye düşünüyorum. Yoksa kullandığın tencere 12 bardak suyu almıyorsa halin harap arkadaşım. Ya da 12 çay bardağına benzer bardakla su kullanırsan dibi tutar çorbanın. Olur mu olur. Rahmetli dedemin en sık yaptığı iş elma kompostosunu yakmaktı. Tadı güzel olsun diye az su koyar çok meyve atardı, sonra da başka işe dalar ocağı kapatmayı unuturdu da ondan...

Çorba tarifini okuyan ve yapmayı düşünen arkadaşlara son önerim: kuzu beyni kullanmaları. Danalar deli bu zamanda biliyorsunuz...

Hayat boyu aç kalmayın, sağlıcakla kalınız efendim...

leyla şen - 22 Haziran 2001

* * *

"Elinizdeki elmanın bir parçasını ısırın ve şu soruyu sorun; "elimdeki nedir?" yanıt, "elma" olacaktır. Bir parça daha alın ve yine aynı soruyu sorun. Yanıtınız belki yine "elma" olacaktır ama içinizden bu yanıtı biraz daha açmak geçecektir, örneğin, "birazı yenmiş bir elma" gibi. Isırmaya ve soruyu sormaya devam edin. Öyle bir an gelecektir ki, elinizde tuttuğunuz, her neye benziyor ise, artık sadece "elma" sözcüğü ile açıklanamıyacaktır. Yemeye devam edin. Sonunda elma yok olcak ve sorunun yanıtı da "hiç bir şey" olacaktır. Şimdi sorunuzu değiştirin; "elma ne zaman, elma olmaktan çıktı?". Bu soruya bir yanıt bulamayacaksınız! "Bart Kosko - Fuzzy Thinking

Aristo mantığı bizi rahatlatmak için "elmadan, elma değil"e geçiş için "kesin bir an" istiyor. Üzgünüm ama hayat bu kadar kesinlikleri kaldıramayacak kadar karışık. İnsan bunu farkedince de beyni çorbaya dönüyor yalan değil...

Verili yaşama alışmış kolaycı beyinlerimiz için "katı" bir kıvam gerekli. Sancılı, zor bir hal kafatasının içinde "sulu " ve "karışık" kıvamda bir beyin taşımak. Fakat gelin gelin görün ki bu çorba gibi karışımdan "kıvamlı" bir tad çıkartmak mümkün umudundayım. Hayata farklı bir açıdan bakmaya çalışmanın kime ne zararı var? Bugüne kadar taşıdığım katı kıvamlı beyinden de memnun değildim ki...

Banu - 22 Haziran 2001

* * *

Asrımız tonlarca memnuniyet çıkardı ortaya. Ama bu tonlarca memnuniyet, milyonlarca insanı ezdi. Zevkperestlerin mutfağına sırtlarında çuval çuval şeker taşıyan milyonlarca öküz.

Netice:

Zevkperestler için hasta bir karaciğer, öküzler için kırılan bir bel.
Şeker latif, latif ama ortaya koyduğu mucize bu...

sude - 22 Haziran 2001

* * *


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 3438


 

Mavra

Editör'ün Önerisi

Eski semtin sokaklarında

Ali Türkan

Yolun düştükçe uğra. Yengeyi delikanlıyı da getir bir gün. "Tabii" deyip teyze oğluna sarılıp vedalaştı ve az önce indiği yokuşu ağır ağır tırmanmaya başladı. Bu sabah, kapıdaki görevliden, işten çıkartıldığını öğrenmişti.  Devam


Son kararım bu; asla değiştirmem!

Seyit Balkuv

Empati ve acımadan bahsetmiyorum, merhametten bahsediyorum. Eziyet çeken, onurlu yaşama hakkı ve özgürlüğü elinden alınan insan ve hayvanların durumunu görüp de, içi cız etmeyen insanlarda merhamet kandilinin nasıl yakılabileceğinden bahsediyorum.  Devam


Suya Yazılan Yazı

Necdet Şen

Çok azımız farkına varıyor epeydir ölü olduğunun. Reklamlarda gördüğümüz şeyleri satın alarak ve ekran mankenlerinin gece hayatını öz kardeşimizin gündüz hayatından daha fazla merak ederek "yaşadığımızı" sanıyoruz.  Devam


Son Yorumlar

Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!

Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker

Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk

Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk

Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi


Web Gezgini

Savaş kararını (Apo'nun) avukatı aldırdı

Öcalan'ın hedefi ne sizce?

Bütün amacı kendisini kurtarmak. Yaşamı karşılığında, kendisine dayatılan şeyleri yapıyor. Eğer İmralı'da kendisine 'şunu yap, bunu yap' denmese, dışarıda iki asker öldürüldüğü zaman Öcalan'ın ödü kopar. Ama şimdi kendisine çatışma dayatılıyor.

Hüseyin Yıldırım - Neşe Düzel (Taraf)


Son Yazılar

Bir sor Allah aşkına

Seyit Balkuv

Her soru bir merak duygusundan kaynaklanıyorsa ve merak duygusu da farklı olana yönelmek dürtüsü ile ilgiliyse, "hayata dair bir soru" iyi bir başlangıç noktası olabilir belki de ne dersiniz?  Devam


Kırık Emekli General Hayatları

Ahmet Faruk Yağcı

Nesiller gelip geçiyor. Bunca emekli adam, bunca vatana hizmet gayreti beni yoruyor. Ey yetkililer! Siz siz olun beni dinleyin. Zararlı çıkmazsınız. Kendini Cipralex'e Lustral'e vurmuş emekli subay sayınız da yıllar içinde azalır.  Devam


Trigger Happy

Deniz Türkoğlu

Kendini tehlikede (hatta yalnızca rahatsız) hissettiği ilk yerde tetiğe basmak ve tehdidi yok etmek üzere kodlanmış, hiç bir tehlike oluşturmayan durumlarda da tetiğe basma ihtiyacına dönüşmüş korkunç bir alışkanlığın adı.  Devam


Hayat Oburu

Necdet Şen

Ya hakkaten ya! Hayat çok kısa, seçenekler sonsuz. Ben 99. maddedeyken listenin adı "ölmeden önce yapılması gereken 10.000 şey" diye değişir, yaya kalırım diye tırsıyorum.  Devam


© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  240 - 10 - 1404 - 1481


Web Derkenar
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazı Boyutu
©