Hikmet Kıvılcımlı
Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.
Hikmet Kıvılcımlı
İşveren Sınıfı, en normal "Sermaye Birikişi" dediği çapulla adam olmuştur. O çapul, işverenin kendi anayurdundaki milyonlarca küçük üretmenin; esnafın, köylülerin mülkceğizlerinden edilmeleri demektir.
Hikmet Kıvılcımlı
Toprak toptan Kamu'nun adına, bugünkü deyimi ile "Devletleştirilmiş" bulununca, bu Toprak temeli üzerinde kurulu politika üstyapısı kendiliğinden "Devletlû" (Devletcil yahut alafranga deyimiyle: Devletsel) olur.
Baudelaire
Ara sıra kendinde bir peygamberin gülünçlüğünü duyan bana gelince, biliyorum bu derde hiç bir hekimin derman bulamayacağını. Bu pis dünyada yolunu yitirmiş, kalabalıklarca itilip kakılmış, yorgun bir adamım ben...
Kemal Tahir
Bir sanat kolunda sanatçılar, çok kısa sayılacak bir dönemde bu kadar korkunç hatalar, aptallıklar yapar, hatta suçlar işlerlerse, o sanat kolunun bugün bulunduğu yerde olmasına şaşmamak lâzım.
Oral Çalışlar
Tarih 3 Nisan 1982. Devlet Başkanı Evren Bursa'da konuşuyor. Eski siyasileri hedef alan sert bir konuşma. Özellikle Ecevit ve Demirel'e çatıyor. Evren "Onların bir daha iktidara geleceklerini sanmaları bir hayal; hayal görmeye devam etsinler.
Kemal Tahir
Karı kısmıyle alışveriş neden iyidir? Çerçi kısmı, köy yerinde, hiç erkekle pazarlık eder mi? İlle karı olacak! Karıyla alışverişte kazanç tüm erkeğe düşer. Hey karı milleti! Dayağı da karı yer, inciri, üzümü de…
Sedef Özkan
Yürüyorum… Sanki ardımda hayat! Ama nedense kısa süre sonra artık peşimden gelmeyeceğini biliyorum. Telefonum çalıyor." Bir kahve içer misin?" Şaşakalıyorum. "Neredesin?" diyorum."
Sabahattin Ali
Unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir. Bu söylediğim gibilerin az ve henüz kendilerini tam göstermemiş olması, günün birinde iyinin, doğrunun ve kıymetlinin hakim olacağından ümidi kesmeyi icap ettiremez…
İvan Gonçarov
Konuştukları şeyler kiralanmış elbiseler gibi, kendi malları değildir. Yapacak işleri olmadığı için güçlerini öteye beriye harcarlar. Her şeye sarılan ilgileri, ruhlarının boşluğunu ve sevgi yoksulluklarını kapayan bir örtüdür.
Bülent Karaköse
Ertesi gün kendime geldiğimde Sinan'ın siyah deri yeleğini üstümde buldum. Biraz şaşırmıştım ama hatırlamakta zorlanmadım; gece barda üşümüştüm ve çıkarıp yeleğini hediye etmişti.
Çatışan Uygarlıklar esnek Batı'nın zayıf surları
Zbigniew Brzezinski
Yirminci yüzyılda bir daha asla"nın kolaylıkla bir kez daha gerçekleştiğini gördük, insanlık, rastlantılara bağlı bir dünyada kaderi üzerinde hak iddia etmekse, ahlâkı güdüler merkezi bir yerde olmak zorundadır.
Geçmişiniz İtinayla Temizlenir
Cemil Koçak
Öncelikle, geçmişin bugün artık bilinmesi/hatırlanması istenmeyen bazı noktaları tarih sayfalarından tamamen düşü(rülü)yor. Toplum hafızasında yer bulmasına izin verilmek istenmiyor.
Edward Said
Beyaz Adam olmak bir fikirdi, bir gerçekti. Hem beyaz dünya hem de beyaz olmayan dünya karşısında düşünülüp kararlaştırılmış bir konum almayı gerektiriyordu.
Don Miguel Ruiz
Dört anlaşma dönüşüm ustalığının özetidir. Tolteklerin ustalıklarından biridir. Bu cehennemi cennete dönüştürme ustalığıdır. Toplumsal kâbusu, bireysel cennet rüyasına çevirme ustalığıdır.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Asrımızın ileride tarihini yazacak adam, elbette ki müstahzar salgınını göz önünde tutacaktır. Yaşar bu salgının en büyük kurbanlarındandı. İstanbul'da birkaç ecza deposundan başka doğrudan doğruya ecza fabrikalarıyla temasa girmişti.
Geride kalan Eylül'ün tatsız tortuları
Necdet Şen
Pokara'daki bu otel odasından yağmurla sırılsıklam bahçede gölcükler oluşturan suyu, bağırsak gurultusunu andıran göksel sesleri izlerken, şu anda Feneryolu'nda Moda'da Bostancı'da olsam ne farkederdi diye düşündüm.
Hınzır İçimden Sızıyor Haylaz Hindistan
İsmail Ragıp Geçmen
Bir çocuk, kadının o halini fotoğrafladığımı görünce, tüm fırlamalığıyla kadına sokuluyor ve üstündeki şalı indirip kaçıyor. İşte o anda fotoğraf makinem elimden kayıyor. Şaşkınlık içinde bakakalıyorum.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Şimdi başım iki ellerimin arasında düşünüyorum: Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak… Haydi bunların hepsini yapayım.
Kitap Kurdu
Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?
Vahap Demir
Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi.
ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu
Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü
Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
Türkiye Cumhuriyeti mi illüzyon, Mustafa Kema…
Bunak Moruk » Talât Paşa Ruhu
Cumhuriyet bir illüzyon değildi, illüzyonistl…
Selim Doğan Nebioğlu » Talât Paşa Ruhu
Tarih akışı kesintisizdir. Bu açıdan bakıldığ…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
Neoliberal ve otoriteryen kurgunun hedeflerine yönlendirilebilecek hareketler "devrim" diye nitelendirilebilirken, buna uyumlu olmayan her şey "terör" kavramının yardımıyla terörize ediliyor.
Densizlikler denizinde boğulurken
Melih Özel
"Ben de densizlik yapmalıyım!" diyorum kendi kendime. Başka çaresi yok. Belki böylece boğulmam. Ne bileyim, belki su üstünde kalmanın yolu budur.
Ahmet Faruk Yağcı
Ve ey agresif laik hanımlar, biraz yumuşayın. Böyle çarşaflı ya da tam örtülü komşunuz varsa ille de evine gidin, yaptığı böreklerden yiyin, demli çayından için, beraberce kocalarınızı çekiştirin.
Erdem Abaka
Bitmez arkadaş bitmez. Bu sevda bitmez. Gülün bülbüle, Türk'ün otomobile olan sevdası bitmez. Nur içinde yat Recaizade Mahmut Ekrem dede. Gözün arkada kalmasın ayrıca. Araba sevdası ateş gibi halâ yakıyor içimizi.
Erdem Abaka
Oysa ben, anlamsız ve temelsiz korkuları kaşıyarak insanları tedirgin eden durumlardan beslenen üsluplarıyla, korunaklı köşelerinden zihinlerimize pervasızca taarruz eden gazeteciler değil aklı ve sağduyuyu öğütleyen adam gibi gazeteciler istiyorum.
Ali Türkan
Yalçın Küçük'ün kitaplarından birinde bi şey okumuştum. O da Marks'dan araklamış, "killing by bilmemne" diye bir şey sokmuş siyasi terminolojiye. Yalçın Küçük de "sessizlik suikasti" olarak çevirmiş.
Necdet Şen
Bir de ne yapıyorum biliyor musunuz sevgili kardeşlerim, daha tanışır tanışmaz tepeden tırnağa yağlayıp yıkayan, hayatının direğini, yaşam koçunu, can yoldaşını bulmuş gibi davranan tutkulu insanlardan uzak duruyorum.
Faik Çelik
Enflasyon, devalüasyon, informasyon, ajitasyon, mutasyon. Vizyon ve illâ da illüzyon. Ama anlatmalıyım onlara güzel, sıcak yarınları, anlatırken inanmalıyım ben de bunlara.
Kemal Tahir
Bir sanat kolunda sanatçılar, çok kısa sayılacak bir dönemde bu kadar korkunç hatalar, aptallıklar yapar, hatta suçlar işlerlerse, o sanat kolunun bugün bulunduğu yerde olmasına şaşmamak lâzım.
Erdem Abaka
Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.
Hülya Yalçın
Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.
Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal
Gökhan Akçiçek
Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.
"Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair"
Melih Özel
Hazır giyim elbiselerimi diken kişileri tanımadığım gibi, hastalarımız da kendileri ile ilgilenen hekimleri tanımıyorlar artık. Halbuki ben hastalarımın hatıralarında, diktiği kumaşa, sevgiliye dokunur gibi dokunan dilsiz terzimin bende yer ettiği gibi yer etmek istiyorum.
Hikmet Kıvılcımlı
İşveren Sınıfı, en normal "Sermaye Birikişi" dediği çapulla adam olmuştur. O çapul, işverenin kendi anayurdundaki milyonlarca küçük üretmenin; esnafın, köylülerin mülkceğizlerinden edilmeleri demektir.
© Derkenar - Sitedeki içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.
(Ayrıntılı bilgi için, bakınız »
Derkenar'ın Manifestosu)
Şu an 205 pasif seyirci Derkenar'a bakıyor
Yazı Boyutu
Büyük
Standart