Patronsuz Medya

6 Eylül 2008 Cumartesi

 Google Web   Derkenar  

 
 exupery

Savaş Pilotu

Antoine de Saint-Exupery


"Küçücük bir toz taneciği olan biz, belki de birkaç düzine ya da bir kaç yüz toz taneciği çekiyoruz üstümüze. Ve bütün bu tozlar, silkinen halıdan çıkan toz gibi, ağır ağır güneşe doğru yükseliyor."

"On bin metreden baktığınız zaman, insanoğlu yoktur. Bu yükseklikten insanoğlunun hareketleri görünmez. Uzun odaklı fotoğraf makinalarımız, burada, mikroskop yerine geçiyor. İnsanoğlunu değil -çünkü bu yükseklikte mikroskop da işe yaramaz- ama onun varlığını belli eden şeyleri, yolları, kanalları, konvoyları, mavnaları yakalayabilmek için ancak mikroskop gereklidir. İnsan, mikroskop camındaki noktadır. Bense kayıtsız bir bilginim; insanlar arasındaki savaş, benim için, sıradan bir inceleme konusudur.

Saatte beş yüz kilometre hızla uçtuğumuzu biliyorum. Oysa yanımda yöremde her şey hareketsiz. Hız, ancak bir koşu alanında belli olur. Buradaysa, her şey uzayda yitip gidiyor. Nitekim, yerküre de, saniyede kırk iki kilometre yol almasına karşın, ağır ağır dönüyor güneş çevresinde. Tam bir yıl harcıyor bu iş için. Belki biz de katılıyoruz bu dönüşe, kendi
çapımızda.

Nedir ki hava çarpışmalarının yoğunluğu? Bir katedraldeki toz tanecikleri! Küçücük bir toz taneciği olan biz, belki de birkaç düzine ya da birkaç yüz toz taneciği çekiyoruz üstümüze. Ve bütün bu tozlar, silkinen halıdan çıkan toz gibi, ağır ağır güneşe doğru yükseliyor.

Gözle görülmeyen bir toz parçası gibi gökyüzünde eriyip gitmiş bulunan avcı uçaklarını üstümüze çekmek için. Yerdekiler, yüksekten uçan bir uçağın gelin duvağına benzer izinden tanıyorlar bizi. Çok hızlı giden uçağın yarattığı titreşim, havadaki suyu billurlaştırıyor. Böylece ardımızda, buz taneciklerinden oluşmuş bir sirus bulutu bırakıyoruz. Koşullar bulut oluşumuna uygunsa, bu iz yavaş yavaş büyür, akşamüstü, kocaman bir bulut halinde ovaya iner.

Avcı uçakları telsize, çevremizi kuşatan mermi demetlerine, bir de aramızdaki çalımlı tüle bakarak yerimizi saptar. Bizse o sırada, nerdeyse yıldızlar arasındayızdır."

* * *

Antoine de Saint-Exupery, Savaş Pilotu

Gönderen: Birol Üzmez

 

Kitap Kurdu

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Konuyla ilgili görüş belirtmek ister misiniz?


 Necdet Şen Star'da

Eğitim fetişizmi

Ali Türkan

Çünkü, sizinki eğitim fetişizmi bile değil; yalnızca refah şovenizmi. İşe bunu anlamakla başlayın önce. Belki gerisi gelir ve adam olmayı düşlediğiniz günlere geri dönersiniz. Sobanın üstünden yayılan mandalina kabuğu kokusuyla mutlu olabildiğiniz günlere. Belki o zaman, dostlarımı "beni ilgilendirmeyen" şeyler yüzünden kırmak zorunda kalmam artık. Bunca üzüntüyü kaldırmaz bu bünye. Valla, yarım kilo leblebi helvası yedim bugün. Bana da yazık be! 18 Kasım 2006 - Trakya Kırsalı Yazar

Son Yorumlar

Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi

Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi

Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup

Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Nabız

Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.

Ata Soyer (Evrensel)

 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

°