Patronsuz Medya

Rıza Bey Aileevi

Tarık Dursun K.


Salı günü Kemal'i göremedim. Bir ara Şakir Usta'nın yanındaydı; sonra n'oldu, bilmiyorum.

Semahat'ların tarafa geçtim. Kemal'i sordum.

"Babamla beraber gittiler..." dedi.

"Nereye gittiler?"

"Kerim Usta geldi, götürdü..."

Al başına derdi... Kerim Usta, Kemal'e de Şakir Usta'ya da işlemişti.

Eşrefpaşalı'yı aradım; yok. Kürd Salih'e baktım; yok. Tezgâhları çıraklara emanet etmişler, gitmişler. Daha birkaç usta da meydanlarda yoktu. Dokudakiler, boyadakiler... İpliktekiler...

Hani çarşambaya idi? Müdüriyet binasına yöneldim. Baktım; oradakilerin hepsi de. Toplaşmışlar, çekişiyorlardı.

Şakir Usta ortalarda sıkışmış Kemal'le çağırdım.

"N'oluyor Şakir Usta?"

Yüzü terden ıpıslak; "Görüyorsun Tahsin kardaş..." dedi.

"Neyi görüyorum?"

Arkadaşlar hep toplaştık. Memduh beyden saatlere zam isteyeceğiz."

"Delirmişsiniz. Kim diyor bunu?"

"Ben diyorum..." dedi Kerim Usta. Çıktı aradan, geldi.

"N'olacakmış yani?" dedi.

Bakıştık.

"Sen bu işe karışma Tahsin..." dedi. "Biz biliyoruz n'apacaamızı..."

Kemal'le göz göze geldik. Şakir Usta'nın omuz başında dimdik duruyordu.

Etrafımı öbür ustalar çeviriverdiler. Kürd'le Eşrefpaşalı kendilerini tutmasalar, daha oracıkta halledivereceklerdi beni.

"İyi düşünün Kerim Usta," dedim. "Bunu ucu fenaya gider."

"Bas git lan..." dedi Kürd.

Eşrefpaşalı ayaklarımın ucuna tükürdü, döndü.

Kıyıya durdum. Şakir Usta, Kerim Usta, Eşrefpaşalı, boyamadan lâz, bir de tanımadığım bir usta; müdüriyete girdiler. Ötekiler kaldı.

Kemal'e; "Sen bari bulaşma bu işe..." dedim.

"Bulaştık bir kere..." dedi.

"Çık be! Seni bağlayan mı var?"

"Çıkamam..." dedi.

Ustalar müdüriyette zam isterler, öbürleri de dışarıda bekleşirken, fabrikanın kapısına üç araba arka arkaya durdu. Kemal'i kolundan çekip sürdüm.

"Nereye be?" dedi.

"Yürü! Başın derde girecek."

Ayak diredi. Sustalıyı çıkardım.

"Anam avradım olsun vururum seni şuracıkta. Yürü!"

Bakışımdan korktu, yürüdü. Arka kapıdan hızla çıktık. Koşa koşa otobüse geldik.

* * *

Rızabey Aileevi, Oğlak yayınevi, 1996, (sayfa; 65, 66, 67) Tarık Dursun K.'nın ilk romanı... İlk baskısı 1957 yılında yapıldı. İzmir'in yazılmış en güzel romanlarından. (kitabın iç kapağından)

Gönderen: Ahmet Büke


 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 3693


 

Kitap Kurdu

İstanbul babanızın malı mı?

Ali Türkan

Berlin'de epey tanınan bir Yunan tavernasından bir müşteri almıştım birkaç yıl önce. Atinalı'ymış adam... Biraz muhabbetten sonra, Yunan köylülerini kastedip "bıktım bu ayılardan" demişti bana.  Devam


Uğur Mumcu

Necdet Şen

Herhalde 'Nooluyor orda?' dağ evine bağlanıp asıl Lût kavminin cüz cüz tefrika edilen taaşşuk-u Melih ve Hülya vodvilini yorumlasam, ya da şu tecavüzcü Sinan üstadımızın hakkaten de 'Film Gibi' olan işkence seanslarına neden ifrit olduğumu anlatsam, daha fazla ilginizi çekerdi.  Devam


Son Yorumlar

Ali Sedat Çetinkoz - Sözler, anlar uçar gider; yazılan kalıcıdır. Belki de Kuran'ın ilk ayeti o yüzden... Kur'an okuyun demek hayata müdahale mi?

Hasan Arpacıoğlu - Ali Türkân'ın yazılarını yeni keşfettim. Okudukça ne kadar büyük bir yetenek olduğunu... Dallamalık konusunda doktora yaptım abi!

Erdem Abaka - Kimlik kartları bazı bilgilere kolay ulaşmak ve güvenlik açısından etkili olmakla... Kimlikler lütfen!

Burak Öztürkçü - İdeoloji, dünyanın nasıl olduğunu kendi penceresinden resmeder, nasıl olması gerektiğini... İslâmî Cemaatler

Raif Yalçın - Ben uluslararası çalışan bir TIR şöförü olarak GPS aletini çok sık kullanmak zorundayım... GPS'li hayatlarımız

Bilge Bozkurt - Köyden kente göç sürecinde yalnızlaşan insanın, biraz da dînî bütün bir kimlikse hele... İslâmî Cemaatler

Daha fazla Yorum »


Web Gezgini

CHP korkusu!

1977 seçimlerinde Şehremini'de sandık müşahidiydim. Bir ara yaklaşık 40 kişilik sakallı-çarşaflı bir grup geldi, oylarını kullandı. İçlerinden birini tanıyordum, dışarıda kime oy verdiklerini sordum, "AP'ye, yani Demirel'e" dedi. Sebebini sorunca "CHP korkusu" dedi. İçim cız etti.

Ali Bulaç (Zaman)


Editör'ün Önerisi

İnsan neden nefret eder?

Kâmuran Kızlak

Klinik Psikoloji insanların nasıl düşünürlerse öyle duygulandıklarından, düşünceleriyle duygularının genellikle tutarlılık gösterdiğinden, yani duyguyu belirleyenin düşünce olduğundan bahsediyor. Olumlu düşünceleri olumlu duygular, olumsuz düşünceleri de olumsuz duygular izler.    Devam


© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.   http://www.derkenar.com/kitapkurdu/riza-bey-aileevi/

 

69 - 357 - 2426 - 3471

 

12 Mart 2010 Cuma
Web Derkenar
©