Patronsuz Medya

6 Eylül 2008 Cumartesi

 Google Web   Derkenar  

 

Para Meseleleri

Galeano - Gasset


Para terörizmi yürüten dünya bankacıları, krallardan ve mareşallerden daha güçlüdür. Roma'daki Papa'dan bile daha güçlü. Onlar ellerini asla kirletmezler. Kimseyi öldürmezler; yalnızca gösteriye alkış tutmakla yetinirler.

Onların görevlisi olan uluslar arası teknokratlar, ülkelerimizi yönetmektedir; ne başkandırlar ne de bakan, seçilmiş değildirler, gene de maaş katsayılarını, kamu harcamalarını, yatırımlarla satışları, fiyatlarla vergileri, faiz ve destekleme oranlarını, güneşin ne zaman doğacağını, yağmurun kaç zamanda bir yağacağını onlar saptar.

Onlar hapishane ve işkence odalarıyla, toplama kampları ve ölüm merkezleriyle ilgilenmezler, oysa bu yerler onların eylemlerinin kaçınılmaz sonuçlarıyla doludur.

Teknokratlar sorumsuzluğun ayrıcalığına sığınırlar. "Biz tarafsızız", derler.

Eduardo Galeano > Kucaklaşmanın Kitabı > Sayfa 100

"İnsanların çoğu, sanattan gerçek zevk almadan ölür giderler. Gene de bu zevkin yerine, bir valsin yarattığı titreşimleri ya da çok iyi tanıtılmış bir romanın uyandırdığı ilgiyi geçerli zevkler olarak kabul etmek, artık benimsenmiş tutumlardır."

"Bir insanın özünden kaynayıp taşan sevgi hiç bir durumda ölemez. Duyarlı ruhun üzerinde, sonsuza dek sürecek, aşıya benzer bir iz bırakır. Koşullar -örneğin uzaklık- sevgi için gerekli olan beslenmeyi engelleyebilir; o zaman sevgi, gücünü yitirecek, duygusal bir hevese, bilincin alt katmanlarında seğirmeye devam edecek hafif bir duygu damarına dönüşecektir. Ama ölmeyecektir, duygusal niteliği hiç değişmeden kalacaktır. Bir zamanlar seven kişi, ruhunun en derin köşelerinde, sevgilisinin onun bir parçası olduğu duygusun sürdürecektir. Talih, fiziksel ve toplumsal anlamda onu başka yerlere sürükleyebilir, ama bunun hiç önemi yoktur; çünkü o kişi, sevdiğine yakın olmaya devam edecektir. Gerçek sevginin en büyük belirtisi şudur: sevgiliye, yer birliğinin sağladığından daha derin bir bağlılık ve içtenlikle yakın olmak."

Ortega y Gasset > Sevgi Üstüne > Sayfa 21-23

"Dünya pazarında, devletin yön çizme olanaklarının yok olması, ibrenin gittikçe güçlülerin çıkarları doğrultusunda ilerlemesini sağlıyor. Şaşırtıcı bir cehaletle, yeni global ekonominin mühendisleri, kendi başarılarını yaratanların görüşlerine önem vermiyor. Sürekli ücret kesintilerinin, daha uzun çalışma saatlerinin, kısıtlı sosyal hizmetlerin hatta Amerika'da tümüyle ortadan kaldırılan sosyal sistemin, toplumları global yarışa hazırlaması ve zinde tutması gerekiyor.

Tüm sanayi, patronlar, ve liberal ekonomiden yana olan politikacılar bu programa karşı olan her türlü girişimi, uyulması olanaksız bir statükonun boşuna savunulması olarak görüyorlar. Globalleşmenin, aynı sanayi devriminde olduğu gibi, önüne geçilemez diyorlar. Buna karşı çıkanlar, aynı 19.yüzyılda İngiltere'de makinelere karşı çıkanlar gibi kendileri kaybedecekler.

Sosyal yönden düşüşün terslikleriyle bizzat yüz yüze kalan huzurlu orta sınıf insanı, dünya piyasalarında kaybedenler için, artık para ödemek istemeyen refah şovenistlerine dönüşüyor.

Almanya'da özellikle de FDP"de yoğunlaşan bu yeni sağ fraksiyonun politikacıları, sosyal otlakçılara duyulan bu kini, yaşlılık, emeklilik, hastalık ve işsizlik sorunlarıyla herkes kendisi uğraşsın tezine dönüştürüyor.

Özellikle alt sınıflardan vatandaşların, neredeyse yarısının artık seçimlere katılmadığı ABD'de, yeni sosyal Darvinciler, parlamenter çoğunluğu elde ettiler bile ve şimdi de uluslarını Brezilya örneğine uygun biçimde bölüyorlar.

Singapur'da Raffles, Moskova'da Savoy, Rio de Janeiro'da Copacabana Palas gibi ünlü otel barlarında, birçok yılda bir, çok uzaklara gitmeye cesaret etmiş eski okul arkadaşına gece yarısı yolda rastlayan dünya çapındaki patronların telaşlı hizmet elçileri, onların şaşırtıcı bir şekilde ucuz yerlerde kaldıklarını öğrendiklerinde, hayli üzülüyorlar.

Her şeyden ve kendinden uzak, yıl içinde yapılan kıtalararası yolculukların en çok sekizincisinden sonra bıkkınlık veren boşluk ve yalnızlık duygusu ortaya çıkıyor. Global olduğu doğru, ama sürekli uçak yolculuğu yapan kişinin üzerinde dinlendiği ve alıştığı koltuğun, sonuçta tekdüze ve katlanılamaz olduğu da bir gerçek.

Yeryüzünün her yerinde bulunan, güvenli ama sevimsiz, karşılaştırıldıklarında birbirlerine benzeyen havaalanlarına, otellere ve restoran zincirlerine kilitleniyorlar, ya da havalandırması iyi, ama itici otel odalarında benzer video-kaset çeşitleriyle uyuşuyorlar.

Hızlı yaşayanların ruhu, vücutları kadar çabuk dolaşmıyor, aynı şekilde bir başka şeye çabucak uyum sağlamak da kolay olmuyor. Bilinmeyen, gerçekten yeni olan bir şeyle hiç karşılaşılmıyor ya da görülenler de hemen unutuluyor.

Böylelikle insan her yerde olabiliyor, ya da aksine hep aynı yerde kalıyor, her şeyi görmüş oluyor ya da çoktandır bilinen bir şeyi görüyor ve uçak yolculuklarında ücreti ödenmiş mesafeleri biriktiriyor.

Tıpkı evinde oturanların telefon kartı, pul, bira şişesi altlığı biriktirmesi gibi.

* * *

Hans-Peter Martin-Haral Schumann > Globalleşme Tuzağı Demokrasiye ve Refaha Saldırı > Ümit Yayınları

Derleyen: Çağla T.

 

Kitap Kurdu

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Konuyla ilgili görüş belirtmek ister misiniz?


 Necdet Şen Star'da

Naylon geceliği orospular giyer!

Ali Türkan

Kadınsı yumuşaklık kayboldu galiba. Erkek gibi düşünen, toplumda erkek gibi başarılı olmak isteyen, hatta erkek gibi olabilmek için askere bile gitmek isteyen kadınlar sardı ortalığı. Kadınlar, dünyayı güzelleştirme fırsatını, erkek gibi olabilmek adına kaçırdılar bana sorarsan. Çünkü sınanmış ve boku çıkmış bir modeli kendileri adına keşfettiler. Yazar

Son Yorumlar

Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi

Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi

Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup

Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Nabız

Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.

Ata Soyer (Evrensel)

En Son Yazılar

Kaşıyan Adam

Vahap Demir

Halk hem cumhuriyetten hem de serbest seçimlerden hoşlanmaktadır ve tepede işler nasıl giderse gitsin sabırla ve tevekkülle kendinin söz söyleyeceği günün gelmesini beklemektedir. Beklerken de herhalde keyif verdiğinden olsa gerek göbeğini kaşıyarak filân beklemektedir.   Yazar

Ramazan geldi, hazırlıklar tamam mı ey medya?

Ali Sedat Çetinkoz

Ramazan, sonuçta bir dinsel olaydır. Din deyince aklımıza ilk gelen şey nedir? Fatih Çarşamba: 50 yıldır karikatürüne aşina olduğumuz; peşinde dört tane kara çarşaflı kadınla yürüyen kurt dişli, koca tesbihli, kara sakallı bir adam! Bunlardan kurtulmamızın ilacı nedir? Laiklik! Laikliğin en katı savunucusu kimdir? TSK.   Yazar

Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Murat Örem

Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor.   Mektup

Bir doktordan mektup

Süheyla Apaydın

Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir.   Mektup

 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

°