Kemal Tahir - Kurt Kanunu

1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk'e karşı İzmir'de yapılması planlanan suikast girişiminin önde gelenleri oldukları iddiasıyla polis tarafından aranan Kara Kemal, kader arkadaşı Abdülkerim Bey'e durum değerlendirmesi yapıyor.

Kurt Kanunu

Kemal Tahir


- Pavlus gâvurunu bildin mi?

- Evet...

- Bir gün bana anlattıydı uzun uzadıya "Her zengin senin istediğin işi göremez" dediydi. Dediydi ki, "Milli zenginin adı, burjuvadır. Batı'da derebeyliğin içinde yetişir bu hayvan. Bundan önce de tarihte zengin vardır ama, hiç biri burjuva değildir. Hele doğudakiler hiç değildir," dediydi. Anlattıydı burjuvanın özelliğini. İşe yatırırmış eline geçeni, son meteliğine kadar. Gerçekten hürlük istermiş ki, pazardaki rakipleriyle boğuşmaya girişip hepsini ortadan kaldırsın!

"Sizinkilerde burjuva çekirdeği yoktur, olamaz da hiç" dediydi, "Bu sebeple bunlar sırtında devlet dayanağını aralıksız duymak isterler, bunlar tekel isterler. Yani isterler ki, devlet her işi bunların yerine yapsın, bütün tehlikeleri ortadan kaldırsın, zararlarını da gerektiğinde yüklensin! Bunlara salt, kürekle para toplamak kalsın... Topladıklarını yeniden yatırmayı da kendilerinden hiç kimse istemesin. Kazansınlar, kazandıklarını saklasınlar, taşa toprağa gömsünler, hatta yabancı ülkeler bankalarına kaçırsınlar. Devleti bırak, kendi kendilerine destek olamaz bunlar... İş bilmedikleri için, azınlıkların elinden iş alanlarını da çekip alamaz hiç biri... Belki bunlarla ortak olur kimisi, böylece de, devlet, eskiden bir ödüyorsa, beş ödemek zorunda kalır."

- Doğru... Pavlus gâvurda, demek, böyle akıllar varmış...

- Vardı evet... Onda akıl vardı ama, bizde bunu kavrayacak bilgi sıfırdı. Sonraları çok düşündüm ben bu meseleyi, hele burda, pek çok düşündüm. Doğru... Haklı herif... Sahibinin bilgisi, deneyi, gücüyle meydana gelmemiş zenginlik güç değildir ki. Sırasında devlete hükümete destek olabilsin! Ayrıca, "kötüsü geldiğinde alırım" şartını da koşmuşuz ki, düpedüz "kazandığın senin değil" demektir bu...

* * *

Bizde, şimdilik halktan destek görmek istersen, tek şart, iktidara yakın olacaksın. Palavrayla değil, gerçekten. Bunun da bizdeki tek inandırıcılığı, galiba, yalnız ordunun seninle beraber olmasından ibaret.

* * *

Anadolu savaşını başarıya ulaştıran asker-sivil kadronun, çoğunluğu İttihatçıydı. Bunlardan küçük bir grup Gazi Paşa'nın takımına katıldı. İlk çatışma, biliyorsun, Padişahlık-Halifelik meselesinde patlak verdi. Demek ki, er geç karşı karşıya gelecektik. Kaçınılmaz kaderdi bu. İktidarda olan yıpranır. Yıpranan iktidar nasıl alaşağı edilir, ustasıyız biz. Gücümüz de yeter buna. Yakın tarihte göstermişiz, bir kere iktidarı ele geçirdik mi, n'aparız muhaliflerimize.

Tutulacak iki yol var! Doğrusu: Köklü reformlarla halka gitmek... Halkın içinde çalışmak, halktan çıkacak yeni idareci kadrolarla halka dayanmak... Bunu göze alamazsan, kendini buna hazır göremezsen, nitekim, 1908'de biz göremedikdi, o zaman kalıyor, eskisiyle idareye çabalamak. Eskisiyle idareye çabalayayım dedin mi, haksızlığı, kanunsuzluğu, hırsızlığı, devlet, hükümet nüfuzunu kötüye kullanmayı katiyen önleyemezsin. Yıpranırsın. Muhalifler ne kadar kaltaban olsa, bakarsın ki, adım adım iktidara yaklaşıyorlar. O zaman bir bahane uydurup baskıya girişeceksin!

* * *

Kemal Tahir, Kurt Kanunu, İthaki Yayınevi, 2005, sayfa. 117-119

 

Görüşlerinizi paylaşmak ister misiniz?


Adınız Soyadınız
E Posta adresiniz (gizli kalacak)
« ( Rakamı kutuya yazınız )

 

 

Kitap Kurdu

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Balta bu, naapacağı hiç belli olmaz

Ali Türkan

Küfe hesabı odun alıyor; o kadar parası olmayanlar da ya haşim gibi daha paralı olanların evine konuk gidiyor, ya da battaniyenin altında biraz daha sokuluyordu birbirine. Bizim ev sıcaktı. Bir akşam, sobanın yanında içim geçmiş. Feryatlar, ağlamalarla uyandım. Evde kimse yoktu. Sesler sokaktan geliyordu. Merak edip çıktım, Selma abla kendini paralıyor, birileri onu tutmaya, sakinleştirmeye çalışıyordu. Yazar

Peki ya torunlarımız ne diyecek?

Necdet Şen

Politik aidiyetini hipokrat yemininin önüne koyarak onarılamaz bir hukuk cinayetinin altına imzasını atan ama günün birinde kendi soyunun vicdanında mahkûm olan bir dedeye ilişkin ibret vesikası olarak internette duruyor.   Necdet Şen

Web Gezgini

Bir asteğmenin günlüğünden: Terör niçin bitmiyor?

Şehit asteğmenin günlüğü:

"Bugün var ya aşkım... Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum.

Gözümüzün önünden on katır on kişi geçiyor, gidelim öldürelim diyoruz göndermiyorlar.

Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar.

Nuh Gönültaş (Bugün)

En Son Yazılar

Yaban

Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Şimdi başım iki ellerimin arasında düşünüyorum: Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim?   Kitap Kurdu

Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

İlker Tortop

Her şeye alışmış olan bizler hiç bir şeye de şaşırmayacağız. Tankerler evlere girecek, uçaklar taksilere çarpacak, çocukların öğretmeni sapık, mahallenin doktoru sahte çıkacak ama şaşırmayacağız. Dağda ölecek, vadide ölecek, ölecek de ölecek insanlarımız.   Yazar

Neanderthal ve biz

Alper Uzun

İki yüz bin yıl boyunca Avrasya da yaşadılar. Yaklaşık otuz bin yıl önce de ortadan kalktılar. Nedeni tam bilinmiyor ama tahminen modern insanın gelişi ve hava/iklim koşullarının soylarını kuruttukları düşünülüyor.   Yazar

İnsan neden nefret eder?

Kâmuran Kızlak

Klinik Psikoloji insanların nasıl düşünürlerse öyle duygulandıklarından, düşünceleriyle duygularının genellikle tutarlılık gösterdiğinden, yani duyguyu belirleyenin düşünce olduğundan bahsediyor. Olumlu düşünceleri olumlu duygular, olumsuz düşünceleri de olumsuz duygular izler.   Yazar

Doğulular, Batılılar, iş hayatı ve Kemal Tahir

Seyit Balkuv

Kemal Tahir'in dediği gibi rezil bir geçmişe sahip olsa bile, günümüzde sadece zenginler için değil işçiler için bile en yüksek refah düzeyinin Batı'da olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, Batı sistemini elden geldiği kadar Doğu'ya uyarlamak insanların hayat şartlarının iyileşmesine yardımcı olmaz mı?   Yazar

Son Yorumlar

Doğudaki insanların işlerini kaybetme konusunda Batılılar kadar ürkek olmamalarının sebebi aile...
Erkal Duran - Doğulular, Batılılar, iş hayatı ve Kemal Tahir

Ben de Star gazetesi yazarı Yağmur Atsız'dan bir alıntı yapayım. Konuya çok...
Onat Dikici - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

Hasan Celal Güzel ülkemizdeki siyasi sistem için iki başbakanlı sistem diyor. Biri...
Tuncer İnceoğlu - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

'Analar daha neler dogurur' diyenlerin kanli elleri opuluyor bu memlekette. Kapitalizmin bir kez...
Umut Kalan - Analar bir daha doğuruversin, ne olacak?

Yakup Kadri'nin bu eseri Türk edebiyatının önde gelen gerçekçi romanlarındandır. Yazarın Ankara...
Güliz Aktuğ - Yaban

Mevlana Celaleddin-i Rumi demiş ki:...
Ali Sedat Çetinkoz - Çıplaklık ayıp mı yani?

Tüm Yorumlar

 Google Web   Derkenar  
 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

95