Tahsin Yücel - 2005
Öğleye doğru Günay apartmanının önünde, başta Bilal dayıyla Emine teyze olmak üzere, sokağın kimi kapıcıları, kadın erkek, Pehlivan'ın müdür koltuğunun çevresinde otururken, Kumru Recep efendinin karısının çiğliğini anlattı. Herkesin kendisini haklı çıkaracağını umuyordu, ama Bilal dayı kendisini haksız çıkardı.
"Kadın doğru söylemiş! Sen bütün paranı gâvurun buzdolabına yediriyorsun!" dedi.
Kumru şaşırdı.
"Biz de herkes gibi yiyeceklerimizi, içeceklerimizi koyuyoruz dolabımızın içine. Dolap nasıl para yer ki?" diye atıldı.
"Kızım, sen herkesin gözünü kör mü sanıyorsun?" dedi Bilal dayı, biz her şeyi biliriz dercesine elini salladı. "Hepimiz bir ev sayılırız şurada, sen her şeyden önce dolabını doldurmak istiyorsun, kocana ve çocuklarına onun artıklarını yediriyorsun. Yiyeceğinizi kendinize alsan, bu kadar para harcamazdın; bu kadar da yer süpürüp cam silmezdin. Yaşamak değil bu seninki," diye ekledi.
Kumru iliklerine dek ürperdi.
"Yaşamak değil de ne peki Bilal dayı?" diye sordu,ağlamak üzereymiş gibi titriyordu sesi.
Bilal dayı içini çekti.
"Ben diyeyim şaşkınlık, sen de manyaklık," diye yanıtladı.
"Yani ben deli miyim sence?"
"Değilsin, akıllı kadınsın, ama bu senin dolap merakın bir delilik olup çıktı."
"Peki ne yapayım? Kazandığım parayı harcamayayım mı?"
"Harca; ama hepsini dolaba harcama. Dünyada para harcanacak şey mi kalmadı? Herkes görüyor şu sokakta, bu dolabı aldın alalı, yiyeceğe, içeceğe, eskiden harcadığının beş katını harcıyorsun; ama boyun büyümüyor, bu arada çocukların su içmeyi unutuyor."
Kumru herkesin kafa salladığını gördü, birden içi ürperdi.
"Peki, ne yapayım Bilal dayı?" diye sordu titrek bir sesle. "Paramı neye harcayayım?"
Bilal dayı gözlerini uzak bir noktaya dikerek başını salladı.
"Ben ne bileyim ki güzel kızım? Alt tarafı yaşlı bir kapıcıyım ben," dedi. "Bunu bana soracağına, televizyon izle, daha iyi. Reklamlara iyi bak; her şeyi onlardan öğrenebilirsin."
"Öyle mi diyorsun?"
"Evet, hep söylerim; işte Emine teyzen burada; hep söylerim: muhtar da, kaymakam da, vali de olsan, televizyon izlemiyorsan hiç bir şey bilemezsin. Boşuna yaşarsın yani."
"Nasıl yani?"
"Nasıl olacak ki? O dolap da o dolap, o marka da o marka diye tutturdun. Televizyon izleseydin, belki de dolaptan önce bulaşık ve çamaşır makinesi alırdın."
"Ben çamaşırımı ve bulaşığımı tertemiz yıkıyorum Bilal dayı."
"Yıkıyorsun, ama anan da yıkıyordu, güzel kızım. Anandan bir farkın olmayacak mı?"
"Neden olsun ki?"
"Evini süpürdüklerinden neden farkın olsun?"
"Yani önce çamaşır ve bulaşık makinesini mi almalı?"
"Hepsini almalı kızım. Ama önce televizyondan başlamalı. O gösterir sana yolunu."
Tahsin Yücel, Kumru ile Kumru, Sayfa: 154 - 156, Can Yayınevi, 2005
~ 1 Şubat 2007 tarihinde Editör tarafından siteye eklendi ~
Çok sevdim ben bu kitabı. Sonu tarafımdan İzmir Kızlarağası Hanı Avlusunda hüngür hüngür ağlanarak okunmuştur.
Çok içtendi, çok hoştu ve korkunç acıklı.
Cazibe - 23 Mayıs 2007 (23:16)
Tahsin Yücel kitaplarını okuyup da zevk almamak olur mu? Eğer imkânım olsaydı Kumru ile Kumru 'yu film yapmak isterdim. Bir insanı çevresi ve kullandığı eşyaların nasıl değiştirdiğini bu kitapta görüyorsunuz. Herkese tavsiye ederim.
Arif Hakverdi - 8 Aralık 2009 (22:09)
Çok beğendim... Ama neden her sayfada en az iki defa "devinim" sözcüğü geçiyoooo...
Cemile - 20 Ocak 2010 (17:21)
Tunuslu psikanalist Fethi Benslama'nın 27 Şubat günü İstanbul'da verdiği konferansta söylediklerinden:
"Kadının kamusal alana gelişi, İslâmiyet'in bütün simgesel düzenini bozmuştur. Suçluluk duygusunun kaynağı budur. Suçluluk demek, gizli (yasak) hazların, bir başka hakikatin varlığı demektir. Özne, istemeden, eski yörüngesinden çıkmıştır, çünkü modernlik bilinçte yerini almaktadır; buzdolabı demek bilim demektir vb (Tahsin Yücel'in romanına selâmlar olsun)...
İki odaklı hakikatle (bilim+vahiy) yaşanabilir ama, kolay değildir bu, diyor Benslama. Süreç henüz 50, en fazla 100 yıllıktır, yerine oturmamıştır."
Yazının tamamını okumak için: "İslâm'ın psikanalizi" (Necmiye Alpay - Radikal)
Krişna Yumurti - 4 Mart 2010 (12:29)
Kitap Kurdu
Ali Türkan
Ölen kardeşinin adını verdi oğluna. Yıllar sonra, bilmem kaçıncı kez taşındığım evlerden birine yerleşmeye çalışırken, bir kartonun içinde, boynundan fırlayıp önüme düşen o muskayı gördüm.
Bildiğimiz üzüntü duygusunu depresyon&q…
Bunalım Burhan » Ayol, bunlar sağlam insanı…
Erkin Baba da taklit sayılır Bakınız: John Lennon…
Ali Sedat Çetinkoz » Çocuğun istikbali sözkonusu
ABD'de birçok aile (özellikle de kentli, okum…
Minik Ülkü » Çocuğun istikbali sözkonusu
Milliyet gazetesindeki haberi okuyunca aklıma…
Cekni Kılsın » Vostok Gölü
Cumhuriyetin zorlanarak da olsa itiraf edilen…
Erdem Abaka » Talât Paşa Ruhu
İki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Dünyada sosyalizm diye bir şey hiç olmadı. İslâm'ın başına gelen tabiri caizse, sosyalist teorinin de başına geldi.
Hikmet Kıvılcımlı
Bugün hâlâ -gözü kararmış vurguncu, derebeği, ezgici olmayan- her Mümin ve Müslüman, o Ganimet Sûre'sinin en birinci ayetini bir, bir daha, namusluca okuyup anlamıya çalışabilir. Kur'an ortadadır.
Erdem Abaka
Bir "milletler topluluğu" yaratma hayalinden bir çırpıda vazgeçerek, adına ihtilâl yapılan halkların kanları ve acıları üstüne çelik bir çekirdek inşa eden İttihatçı zihniyet, Türk halkının sırtına taşınması zor bir yük bindirdi.
Hülya Yalçın
Canlıların yaşam hakları doğumla başlar ve biri diğerinden üstün kılınamaz. Hele ki "KÜRK" kullanmak için öne sürülebilecek hiç bir tartışma götürür mazeret yoktur.
Yüzyılın aşkı: Güzide ve Bilal
Gökhan Akçiçek
Hayat her aşkı sonlandırmak istese de, buna direnen âşıklar, aşkı son nefeslerine kadar taşıyorlar. Gövdeden çıkıp, ruhta eriyen aşk, yaşama sunduğu insan sevgisinin tutkulu bu inadı karşısında, bazen ölümü bile çaresiz kılabiliyor.
© Derkenar - Sitedeki içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.
(Ayrıntılı bilgi için, bakınız »
Derkenar'ın Manifestosu)
Şu an 262 pasif seyirci Derkenar'a bakıyor
Yazı Boyutu
Büyük
Standart