Şarkiyatçılık
Edward Said
Beyaz Adam olmak bir fikirdi, bir gerçekti. Hem beyaz dünya hem de beyaz olmayan dünya karşısında düşünülüp kararlaştırılmış bir konum almayı gerektiriyordu. Devam
Dört anlaşma
Don Miguel Ruiz
Dört anlaşma dönüşüm ustalığının özetidir. Tolteklerin ustalıklarından biridir. Bu cehennemi cennete dönüştürme ustalığıdır. Toplumsal kâbusu, bireysel cennet rüyasına çevirme ustalığıdır. Devam
İlaçla yaşayan Yaşar Bey
Ahmet Hamdi Tanpınar
Asrımızın ileride tarihini yazacak adam, elbette ki müstahzar salgınını göz önünde tutacaktır. Yaşar bu salgının en büyük kurbanlarındandı. İstanbul'da birkaç ecza deposundan başka doğrudan doğruya ecza fabrikalarıyla temasa girmişti. Devam
Geride kalan Eylül'ün tatsız tortuları
Necdet Şen
Pokara'daki bu otel odasından yağmurla sırılsıklam bahçede gölcükler oluşturan suyu, bağırsak gurultusunu andıran göksel sesleri izlerken, şu anda Feneryolu'nda Moda'da Bostancı'da olsam ne farkederdi diye düşündüm. Kulağım telefonda ya da kapı zilinde, umut ederek, üzgün, mütevekkil, münzevi oturuyor, belki de bir şeyler okuyor ya da yazıyor olacaktım. Peki ya şu anda ne yapıyorum? Devam
Hınzır İçimden Sızıyor Haylaz Hindistan
İsmail Ragıp Geçmen
Bir çocuk, kadının o halini fotoğrafladığımı görünce, tüm fırlamalığıyla kadına sokuluyor ve üstündeki şalı indirip kaçıyor. İşte o anda fotoğraf makinem elimden kayıyor. Şaşkınlık içinde bakakalıyorum. Yüzünü ve saçlarını gizleyen örtü indirildiğinde ortaya sarışın, hafif çilli, deniz mavisi gözleriyle çok hoş bir batılı kız çıkıveriyor! Devam
Yaban
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Şimdi başım iki ellerimin arasında düşünüyorum: Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim? Devam
Kimse yüreğinden öptü mü seni?
Ümran Davran
Bir dağın yamacında rastladığım çeşmeden, susuzluğumu gidermek için kana kana su içerken suyun avucuma yazdığıdır; silerim çıkmaz. Bir sokak kedisini severken çıkarttığı seslerin altalta dizilmesidir bazen ve yine onun ardından dökülen gözyaşındadır ve ağlamak kadar güzeldir. Uzun bir yolculuktur şiir. Devam
Mehmedin Kitabı
Nadire Mater
Diyarbakır'da gözlerimi açtığımda her şey bitmişti. Babam gazetelerde öldüğümü okumuş, Diyarbakır'a cenazemi almaya geliyorlarmış. Benim askerden önce çalıştığım yerdeki patronum izimi bulmuş, babamgile haber ediyor. O sıra yoğun bakımdayım. Babamlara "gelmeyin" dedim. Yürüyemediğimi bilmiyordum. Omzumdaki yarayı, bir de parmağımı görüyordum. "Durumum hafif" dedim. Devam
Sembol ve İdeoloji
Şerif Mardin
Dil'in sınıflandırma fonksiyonunun çeşitli toplumlarda nasıl değişiklik yaratacağını kolayca görebiliriz. Örneğin, Eskimoların kar ve soğuk ve bir dereceye kadar da denizle ilgili geniş bir sözcük dağarcığı mevcut; fakat kum için böyle bir imkânları yok. Bedevi Araplar'da ise çevrelerini saran kum için, önemli bir taşıt araçları olan deve için veya önemli bir besin maddeleri olan hurma için değişik eşanlamlı sözcükler mevcut. Her iki toplum da kendi çevresi için önemli olanları isimlendirmiş, yaşamı için en önemli olanları da daha derinliğine giderek işlemiş. Devam
Seferberlik Kadınları
Kemal Tahir
İlk çimdikleri yadırgayanlar sonra bunların azlığı veya çokluğu ile eğlenmeye, bıyık buranlara önce zoraki, sonra alışık alışık gülümsemeye başladılar. Bütün bunların neticesi nihayet Kalûbelâ'dan beri vardığı yeri buldu. Boynu eğri İmam, yeşil sarıklı Mezin, Lâz Fırıncı, tıknefes polis, mütekait Binbaşı, gece bastırınca, birer mendille güzel kadınların evlerine gitmeyi adet ettiler. Mahallelerde baskın yapacak delikanlı kalmamıştı. İnsanlar o kadar açtılar ki, namustan bahsetmek gülünç ve usandırıcı bir şey oluyordu. Devam
Reklam bize ne yapar?
John Berger
Reklamın korkunç bir etkileme gücü vardır; reklam aynı zamanda çok önemli bir siyasal olgudur. Oysa reklamın ulaşma alanları geniş olsa da sundukları sınırlıdır. Reklam ele geçirme gücünden başka güç tanımaz. Bütün öbür insan yetileri ya da gereksinmeleri bu gücün buyruğuna verilmiştir. Tüm umutlar toplanmış, birbirine uydurulmuş, yalınlaştırılmıştır; sonunda yoğun ama belirsiz, büyülü ama yinelenebilir bir umut sunulur her ürünle birlikte. Devam
Televizyon
Eckhart Tolle
Sık sık uzun sürelerle televizyon seyretmek, sizi sadece bilinçsiz kılmaz, aynı zamanda enerjinizi kurutur ve sizi pasif yapar. Dolayısıyla, rastgele seyretmek yerine seyredeceğiniz programları dikkatle seçin. Bunu yapmaya gayret ettiğinizde, programı izlerken vücudunuzdaki canlılığı hissedin. Zaman zaman solunumunuzu kontrol edin. Görsel duyunuzu tamamen kontrol altına almaması için belli aralıklarla bakışlarınızı ekrandan kaçırın. Devam
Kumru ile Kumru
Tahsin Yücel
"Harca; ama hepsini dolaba harcama. Dünyada para harcanacak şey mi kalmadı? Herkes görüyor şu sokakta, bu dolabı aldın alalı, yiyeceğe, içeceğe, eskiden harcadığının beş katını harcıyorsun; ama boyun büyümüyor, bu arada çocukların su içmeyi unutuyor." Kumru herkesin kafa salladığını gördü, birden içi ürperdi. "Peki, ne yapayım Bilal dayı?" diye sordu titrek bir sesle. "Paramı neye harcayayım?" Devam
Kitap Kurdu
Cenk Öyküleri 2: Bakar mısın birader?
Ali Türkan
Pedagojik amaçlı yalanlar, yalan sayılmaz değil mi? Şimdi, "dört taneydiler ama ben birine daldım, sonra da tabana kuvvet." desem, pek etkileyici olmaz da. Böylece ilk "siyasi" kavgamdan alnımın akıyla çıkmıştım ama maalesef tek şahit yoktu. Devam
Çizgi Roman diliyle Siyaset algısı
Necdet Şen
Ortalama bir çizgi roman okuru daha en baştan bu tarz simgelerin ne anlama geldiğini öğrenerek işe başlar ve eline hangi kitabı ya da süreli yayını alırsa alsın, olguları bu cetvelle ölçer. Devam
Yalçın Şahin - Gazi'nin Topal Osman'la iş bağladığı ve kaplıcalarında şifayab olduğu rivayet olunan... Geberteceksin hepsini!
Web Gezgini - 19 Mayıs 1919'da 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla Samsun'a ayak basan... Geberteceksin hepsini!
Ahmet Faruk Yağcı - Ata'nın yakın çevresi ve liyakat üzerinde çok zamandır düşünürüm. Önceleri bu insanları... İki küçük kol düğmesi, bir kurşun
Necdettin Yançizer - Az önce okuduğum bir haber aklıma yıllar önce seyrettiğim Jacob's Ladder... Akbaba'nın dördüncü günü
Filiz Sazak - Türkiye'de de özel dedektiflik kurumu usul usul yerleşiyor. İlk müşteriler... Özel Dedektif lâzım mı sevgili Urfalılar?
Ali Barutçu - Çok hayran kaldığım sözler. Bir öğretmenin eski bir gazete kâğıdından okumuştum bu... Eski bir tapınak yazıtı
Modern kaos tanımı, klâsik kaos tanımını reddeder. Eski tanımlama kargaşa, düzensizlik, başıbozukluk, biçimsizlik, insanların birbirini boğazlaması veya mahşer, kıyamet belirtisi ya da en uygun tabiriyle Babil Kulesi insanları; herkesin ayrı dilden konuştuğu, ayrı telden çaldığı karmakarışık bir dünyayı ima eder.
Ortanın solundaki paşalar
İdris Küçükömer
Bu işlem, Danıştay tarafından iptal edildi, ama ancak 1976'da onaylandı. 1960 sonrasında Yön'de yazdığı yazılarla tanındı. Ant dergisindeki yazıları ve Düzenin Yabancılaşması adlı kitabı tartışma yarattı.. Devam
© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir. »