6 Eylül 2008 Cumartesi
Prof.Dr. İsmet Sungurbey
Madde 1
Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğar ve aynı varolma hakkına sahiptir.
Madde 2
1. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir.
2. Bir tür hayvan olan insan, öbür hayvanları yok edemez, bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez; bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla ödevlidir.
3. Bütün hayvanların insanlarca gözetilme, bakılma ve korunma hakkı vardır.
Madde 3
1. Hiç bir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce işkence yapılanmaz.
2. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu, bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.
Madde 4
1. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel ve doğal çevrelerinde, karada, havada ve suda yaşama ve üreme haklarına sahiptir.
2. Eğitim amacıyla olsa bile, özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi, bu hakka aykırıdır.
Madde 5
1. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan türden olan bütün hayvanlar, uyumlu bir biçimde ve türüne vergi yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme haklarına sahiptir.
2. İnsanların kendi çıkarları için bu uyumda ya da bu koşullarda yapacakları her türlü değişiklik, bu haklara aykırıdır.
Madde 6
1. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar, doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir.
2. Bir hayvanı terk etmek, acımasız ve aşağılık bir davranıştır.
Madde 7
Bütün çalışan hayvanlar, iş süresinin ve yoğunluğunun sınırlandırılması, onarıcı ve güçlerini arttırıcı bir beslenme ve dinlenme haklarına sahiptirler.
Madde 8
1. Hayvanlara fizik ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak, hayvan haklarına aykırıdır; tıbbi, bilimsel, ticarî ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de bu durum böyledir.
2. Bunun yerine başka bir şey koyma tekniklerinden yararlanılmalı ve bu teknikler geliştirilmelidir.
Madde 9
Hayvan, beslenmek için yetiştirilmişse, bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de korkutmadan ve acı çektirilmeden olmalıdır.
Madde 10
1. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz.
2. Hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler, hayvan onuruna aykırıdır.
Madde 11
Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış, bir "biocide", yani yaşama karşı suçtur.
Madde 12
1. Çok sayıda yabanî hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış, bir "génocide" (soykırım), yani türe karşı suçtur.
2. Doğal çevrenin kirletilmesi ve yıkılıp yokedilmesinin sonu, génocide'e (soykırıma) varır.
Madde 13
1. Hayvanın ölüsüne saygı göstermek gerekir.
2. Hayvanların öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır; meğer ki bunlar, hayvan haklarına saldırıyı göstermek amacını gütsünler.
Madde 14
1. Hayvanları koruma ve savunma kuruluşları, hükûmet düzeyinde temsil olunmalıdır.
2. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.
Prof.Dr. İsmet Sungurbey , Hayvan Hakları, sayfa 175, İstanbul 1993, İstanbul Üniversitesi yayını.
Kedileri Ben Kattım Ziyafete
Yıl 1962
62 yılında 2 avcı uçağını sofraya koysak
çevirsek ete ekmeğe şaraba salataya
40 milyon adam doyasıya yer içer
40 milyon kediye de artar ekmekten etten
kediler salata yemez, şarap içmez
kedileri ben kattım ziyafete
NAZIM HİKMET
Kitap Kurdu

Ali Türkan
Umudu, biz öldürdük. Birileri, bizim ne mal olduğumuzu, kolayca teslim olacağımızı bilmese, yeni dünya düzeni kurmaya cesaret edebilir miydi? Tüm taframıza, dünyayı anlama gayretimize, okumuşluğumuza ve sol çakmamıza rağmen, bugün yakındığımız her şeyin üstünde kuluçkaya yatarak, dünyanın kirinde önemli bir paya sahip olduk. Kimse, bir tüfek dipçiğiyle beynimizi parçalamadı. Hayattayız ve bu da çok güzel. Soran olursa, kredi kartı ekstreleriyle boğuşuyoruz. Ve ahirete işleyen bir araba bulursak, onun da taksitlerini ödeyeceğiz. Yazar
Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi
Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi
Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?
Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı
Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup
Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan
Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.
Vahap Demir
Halk hem cumhuriyetten hem de serbest seçimlerden hoşlanmaktadır ve tepede işler nasıl giderse gitsin sabırla ve tevekkülle kendinin söz söyleyeceği günün gelmesini beklemektedir. Beklerken de herhalde keyif verdiğinden olsa gerek göbeğini kaşıyarak filân beklemektedir. Yazar
Ali Sedat Çetinkoz
Ramazan, sonuçta bir dinsel olaydır. Din deyince aklımıza ilk gelen şey nedir? Fatih Çarşamba: 50 yıldır karikatürüne aşina olduğumuz; peşinde dört tane kara çarşaflı kadınla yürüyen kurt dişli, koca tesbihli, kara sakallı bir adam! Bunlardan kurtulmamızın ilacı nedir? Laiklik! Laikliğin en katı savunucusu kimdir? TSK. Yazar
Murat Örem
Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor. Mektup
Süheyla Apaydın
Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir. Mektup
Vahap Demir
Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi. Yazar
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.